İçeriğe geç

HER GÜNÜMÜZ BÖYLE OLSUN.

26 Eylül 2015

Denetleme adı üstünde denetle/me. Bir kaç gün öncesinden gidildi kurban satanlara. Tüccar, köylü, hayvan yetiştiricisi hepsine hayırlı işler denildi. Bir isteklerinin, eksiklerinin, arzularının olup olmadığı soruldu…
 

Her sene artan satıcıya karşılık her şeyde geriden takip ettiğimiz gibi, nüfus artar imar planı yapmayız=gecekondu. Nüfusla birlikte çocuk artar okul yapmayız veya bir okulu yıkar yine bir okul yaparız=kalabalık sınıflar, kalitesiz eğitim, kentsel dönüşüm der yıkıp yerine aynısını yaparız=kent dönüşmez. Sıralamakla bitmez ülkemin gelenek, görenek, adet, kanun haline gelmiş halleri.

 

Satıcı arttı satış padoklar(stantları)yetersiz kaldı: Kurban bayramının birinci günü. İlk defa birinci günü kurbanlık alacağım. Kurban pazarına gitmek için trafik sıkışıklığı Alaybey’den başladı. Pazara kadar adım adım gidiyoruz, kurban bayramı telaşlı olur derler sabah erkenden trafik curcunası ile telaş başladı. Bir tek polis yok onlarda bayram yapıyorlar dedim. Kurban pazarının önü aman yarabbi İstanbul’da böyle trafik, keşmekeş, yok orada belirli şeritten gidiyorlar. Burada şerit merit hak getire alt alta üst üste Turgut Özal mahallesi E5 gibi. Sonunda pazarın kapısını bulduk, inceden yağmur atıyor arada duruyor. Akşamdan yağan yağmur her tarafı çamur yapmış trafikten kurtulan çamura saplanıyor. İlave padoklar yapmışlar ama çamurdan yanlarına yaklaşılmıyor. Taşıyıcı araçların haricindekilerde pazarın kapısından içeri girmişler. Taşıyıcı kamyonetler, 50NC büyüklüğünde araçlar, motosiklet, özel araçlar, çamurdan çamura sekerek giden insanlar. İnsanlar iki kategoride; 1.Grup kurbanı önceden almış birinci günü alacağım deyip ayırmış ve almaya gelenler, 2.Grup onlarında koyacak yerleri yok birinci günü almak isteyenler. Bu keşmekeşte “kasap kasap” diye bağıranların yanında satıcıların naraları, birbirini kaybedip bağırışıp birbirlerini arayanlar, elinde cep telefonu yolu kapatanlar, danayı asılan ayrı sopalayan ayrı ho ho diyen rodeocular, inatçı koyunu sürükleyen onlarda ne inat anam yerde sürünüyor gitmemekte direniyor.

 

Sevaba girmek için kurban edilecek koyunlar sabahtan günaha sokuyorlar sahiplerini. İçinden ne geçiriyorlar bilmiyorum ama bu direnişe sabır gösterenler dinimiz gereği sevap kazanıyorlar.

 

Bu karmaşa şamataya karşılık polis var mı? Yok diyemem var ama onlarda kurban almaya gelmişler. Borsa güvenlik elemanları var mı? Yok diyemem Bu kadar şamatayı süsleyen arada bir anonslar. 45 Ankara Cankırı 357 aracınızı… Anonsu onlar yapıyor…uzaktan kumandaya alıştık ya.

 

Asayişi sağlayan bayram, bizim bayram usta değil, Kurban Bayramı; sabır, metanet, sevap, saygı, sevgi, güler yüzlerin yanında birbirimize selam vermekte yarışıyoruz. Hayırlı olsun, Allah kabul etsin, Allah seneye de nasip etsin, yardım edeyim mi? Kurbanınız güzelmiş kaça aldınız? Yol veren, o trafikte gıkını çıkarmayan…

Hayır başımıza taş falan düşmedi.

 

Her günümüz bayram olsun istedim.  

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.