KİTAP DAĞITIMINA DEVAM
Bu kitap işi bayağı sardı. Sıcak ama hissedilmiyor. Postacının en büyük sevinci mektubun adrese ulaşması olmalı aksi takdirde dönüp dolaşıp yine postacıyı buluyor. Dağıtım esnasında farklı sohbetler hatta dedikodular dahi oluyor. Bazı esnaf komşularını çağırıp bir grup oluşturup sohbeti koyulaştırıyoruz. Ayrıca aranan adam oldum. Şöyle: Kitab dağıttığımı duyan arkadaş veya komşuları “Hayallah, bileydim ben de isterdim.” Diyenlere daha sonra uğradığımda tabii onun yakındığından haberim yok.
—Ya sana ulaşmak için çalmadığım kapı kalmadı.
—Abim adres çok kolay, sen yanlış kapılar çalmışsın. Manisa Büyükşehir Belediyesi adımı bilmesen de önemi yok kitapçıyı arıyorum de yeter anında ulaşırsın. İşimi düzgün yapıyormuşum ki kalplerinizi dahi okuyabiliyorum demektir. Bak geldim.
—Başkanın selamı var, ilk sayfada da mektubu var.
—Otur çay içelim.
—Sağol dağıtacak çok kitap var. Mesai saati pek orda burda oturmuyorum. (Gülüşmeler falan)
Bizim Celil Altınbilek’e, çay alacağım vardı, uğradım. Adreste olmayanları ona bıraktım. Postacı gibi mutlu olmayı beklersem sıcak başıma geçer. Kitap, 852 sayfa kalın, ağır da. Tarih kitapları hep böyle kalın ve ağır oluyor zaten! Kolay mı binlerce yıl var içerisinde! Kartondan torbası, ipten sapı, içinde kitabı, ha koptu ha kopacak endişesi, iki elde iki kutu, ben herkesin umudu, kartal kanadı kollar açılmış, çarşıda basılmadık yol kalmamış. Bi de bisikletle dağıtılacak gibi olaymış.
—Erkan Özşen, Kuyumcular Dernek Başkanı. Esnafın hası babasından almış mahlası ‘Kuyumcu Erkan.’ Dükkana girdiğimde; dernek sekreteri, çok konuşkan güleryüzlü kalfası, komşusu geldi Kuyumcu Barış o da konuşkan. Bir de eskiden tanıdığım Mehmetali Dinç geldi. Dükkan küçük ama gönüller büyük.
Konuşulan önemli ve kayda değer konu: Dr.Sadık Ahmet Caddesi önceki adıyla Uzun Çarşı yolunu trafiğe kapatmak. Düğüncü çarşıya, adettendir kız tarafı oğlan tarafı hep birlikte gelirler hatta, kız kardeşler yakın akraba derken kuyumcu dükkanına haliyle hepsi giremez ama çarşıyı gezmektir amaç, hele bir de köyden kasabadan geliyorsan (Gerçi büyükşehir olunca köy kasaba kalmadı ama!)
Bu insanlar bir kafede oturtulur. Alışveriş yapacaklar dükkan dükkan gezer, çocuklar trafiği olmayan orta yerde koşar zıplar, çarşı canlanır, vitrinler görücüye çıkar gibi gözükür. Daha sonra bu kalabalıklaşan çarşı eski çarşının içlerine doğru yayılır iç taraflara da bi canlılık getirir. Eski Çarşı dediğimiz ‘Çarşının Öyküsü’ kitabında adı geçen geçmeyen esnaf kardeşlerimiz de bu bereketten hakkını alır.
Diye konuşuldu. Bu konu kuyumcu esnafı arasında zaten konuşuluyormuş.
İşte; hem Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne, hem Şehzadeler Belediyesi’ne, hem de tüm çarşı esnafına ev ödevi hep birlikte ödevimize çalışalım derim. Bu cadde aynı zamanda Kentsel Sit’in içerisinde kalan bir cadde. Tarihi önemi, kimliği olan bir yol.
Yorumlar kapatıldı.