BEN DE GİDİYORUM.
Akıllılar gitti, uzman meslek sahipleri gitti, o gitti bu gitti şimdi sıra sanayide fabrikalarda. Geçenlerde Tekstil sektörünün önde gelen isimlerinden iş insanı Abdullah Kiğılı anlatıyordu. “Tekstil batarsa AVM’ler kapanır giyecek pantolon bulamayız diyordu.” Bugün de fabrikalar taşınıyor diye bir haber vardı.
YİWU
Daha fol yok yumurta (yurt dışına giden sanayi) yokken, şahit olduğum: Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin kardeş şehri olan Yiwu.
Yiwu’ya Manisa Ticaret Odası Başkanı Rahmetli Bülent Koşmaz’ın daveti üzerine 2015 yılının Nisan Ayında gitmiştik. (O yıllarda Yiwu ile ilişki tamamen ticaret ve ekonomi odaklıydı. Manisalı iş insanlarına ve sanayicilere, dünyanın en büyük emtia pazarı olan Yiwu’daki Uluslararası Ticaret Fuarına katılma ve Çin pazarına girme amacıyla Koşmaz’ın talebiyle Yiwu kardeş şehrimiz olmuştu.) Çince bilen rehberimiz İstanbul’dan gelmişti. Bir çantamız, zeytin peynir reçel gibi yiyecekler ile doluydu. Kanola yağından yapılan yemekleri öyle bir anlatmışlardı ki kokusunu, daha gitmeden almıştık. Sabahattin Ali’nin “Yolcu bahanesini, valizinden önce hazırlar” dediği gibi hazırlanmıştık. İlk bir kaç gün bir AVM’de fast food yemekle başladık sonra bir Türk Lokantası bulduk o et yemeklerini Manisa’da dahi yememiştik.
Çin’in doğusundaki Zhejiang eyaletine bağlı Yiwu kenti üretilen gündelik eşyalar dünyanın her köşesinde satılıyor. Bu nedenle, Yiwu, “dünyanın süpermarketi” olarak adlandırılıyor. Ancak 30 yıl önce yani Çin’de reform ve dışa açılma siyasetinin uygulandığı ilk yıllarda Yiwu, Zhejiang eyaletinin ortasında yoksul bir tarım ilçesiydi. Nüfusu kalabalık olan Yiwu’nun kaynakları yetersiz, ekonomik gelişme seviyesi düşük ve halkın yaşam koşulları geriydi. Reform ve dışa açılma uygulamaları sayesinde Yiwu, 20 yıl içinde yoksulluktan kurtularak gündelik eşyaların dünyaca tanınmış “başkenti” oldu.
“Ticareti geliştirerek kent inşa etme” şeklindeki stratejik gelişme hedefi doğrultusunda Yiwu gündelik eşya pazarı kısa sürede gelişerek Yiwu bölgesinin ekonomik gelişmesini sağlayan önemli itici güç haline geldi. Yiwulular, öncelikle ataç, çorap, çakmak gibi insanlar tarafından pek önemsenmeyen gündelik eşyalar satmaya başladı. 10 yıldan az süre içinde yani 1991 yılında Yiwu pazarı, Çin’in en büyük gündelik eşya pazarı haline geldi.
Şimdiki Yiwu gündelik eşya pazarı, 4 milyon metrekare genişliğinde bir alanı kapsıyor. 70 bin tüccar aile, 400 binden fazla çeşit eşya satıyor. Yiwu’da üretilen gündelik eşyalar dünyanın 215 ülkesi ve bölgesine satılıyor. Yılda ihraç edilen mallar, 500 bin standart konteynere ulaştı. Yiwu, gerçek anlamda “dünyanın süpermarketi” haline geldi. 2005 yılında Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası tarafından ortaklaşa yayınlanan “Dünyayı Şok Eden Çin İstatistikleri” başlıklı raporda, Yiwu pazarının dünyanın en büyük gündelik eşya toptan pazarı olduğu ifade edildi.
2008’de Çin’de reform ve dışa açılma uygulamalarının 30. yılı kutlandı. Yiwu, ülkenin reform ve dışa açılma girişiminin öncüsü ve örneği olarak gösterildi. Yiwu Belediyesi yetkilileri, 2020 yılına kadar Yiwu’nun dünyaca tanınmış uluslararası ticaret kenti olmasını hedeflediklerini söyledi.
Otobüsteyiz camdan seyrediyorum. Büyük bir yerleşim daha yeni yapılıyor git git bitmiyor inşaatlar. Otobüsün önünde rehbere sordum “Nedir burası ne yapıyorlar?” “Konfeksiyoncular Kasabası” site değil köy değil kasaba koskoca bir yatırım. Aklımdan geçirdim Manisa’da da var ama farklı meslekten yatırımcılar kiralamışlar her telden meslek var konfeksiyon haricinde oysa amaç konfeksiyonun kooperatifleşmesiydi. “Konfeksiyonculuk öldü, onun için kiraya verdik atölyelerimizi” diyorlar.
FAS’A TAŞINIYORUZ.
Ben gittim bir daha giderim.
Kazablanka’yı eskiler, burada çekilmiş filmden dolayı hatırlarlar. Humphrey Bogart Ingrid Bergman 1942 yılı yapımı ABD filmi; en iyi yönetmen, en iyi senaryo, en iyi film dallarında 3 oscar kazandı. Kısaca konusu: II. Dünya Savaşında nazilerden kaçan mültecilerin Amerika’ya gitme umuduyla, son durak Fransa’ya ait (sömürgesi) olan Kazablanka’ya gitmek için, Lizbon’da bekleyen insanlarla doludur. Senaryo Kazablanka’nın en meşhur gece kulübü olan Amerikalı Rick Blaine’in (Humphrey Bogart) işlettiği meşhur gece kulübü ‘Rick Cafe Americain’ çevresinde döner. Çek direniş örgütünün lideri Victor Lazlow (Paul Henreid) Alman toplama kampından kaçarak eşi İlsa Lund (Ingrid Bergman) ile Kazablanka’ya gelir. Amaçları, Lizbon üzerinden Kazablanka’ya gelip Amerikaya iltica etmektir.
Film; siyasi gerilim, mülteci dramı ve imkansız aşk üçgenini çarpıcı bir şekilde birleştirilerek geçer.
2023 yılının Eylül ayında Fas’ Kızıl Şehir olarak anılan Marakeş şehrine gitmiştik. Kiraladığımız araç ile yakın çevreyi ve bahsettiğim filme konu Kazablanka ile başkent Rabat’a gittik. Her iki şehir de Atlas Okyanusu kenarındadır. Kazablanka modern ve zengin bir şehir. O günkü şehir gezimizin cumaya rastlaması sebebiyle Okyanus dalgalarının avlu duvarlarına vurduğu şehrin ihtişamlı II. Hasan Camii’nde kılmıştık.
Marakeş: Kırmızı, Sarı, Kahverengi, daha doğrusu çöl toprağının renk tonları bina cephelerinde uygulanmıştır. Bu renklerin haricinde başka bir renge rastlayamazsınız, altı kattan yüksek bina da yok. Bulvarları o kadar geniş ki bazılarının refüjlerinde kafeteryalar var. Şehir plancılarına tavsiye ederim. Marakeş ve çevresi Varzazat, ‘Fas’ın Hollywood’u’ olarak nitelendirilir. Gladyatör, Truva, Cennetin Krallığı hatta Görevimiz Tehlike 5 burada çekilmiş. Fransızca ikinci dilleri. Uzun yıllardan sonra Marakeş’te ilk defa deprem olduğunda oradaydık. Gazetelere haber düşmüştü. Marakeş’i daha önceki yazılarımın birinde bu köşede anlatmıştım.
Bunlar güzel anılar. Üzücü olanı, ülkemizden taşınan fabrikalar ile Fas gündeme geldi. Fas, bu bahsettiğim modern ve planlı şehirler dahil tüm yerleşim yerlerinin haricinde uçsuz bucaksız çöl, çöl deryası. şimdi fabrikalara tahsis edilecek hem de bedavaya.
Son yıllarda artan maliyetler ve iş gücü avantajları nedeniyle bazı sektörlerde, özellikle emek yoğun sektörlerde, mevcut tesislerin tamamen yurt dışına taşınması eğilimi dikkat çekiyor.
Bir lojistik firması CEO’sunun 2025 Kasım ayında yaptığı açıklamaya göre, özellikle tekstil sektöründe ciddi bir taşıma faaliyeti gözlemlenmiştir: Sadece Tekstilde Taşınan Fabrika Sayısı (2025 Yılı Başından İtibaren): Yaklaşık 160 fabrika (çoğunlukla Mısır ve Fas gibi ülkelere). Diğer Sektörler: Bu trendin mobilya ve diğer fason/emek yoğun sektörlere de başladığı belirtilmektedir.
Sanayi ile uzaktan yakından biraz ilgim olduğu için, belki de o bölgeye bisikletle sıkça gittiğimden olmalı, bana BYD’yi soruyorlar “Fabrika yapılıyor mu, taşınacak mı?”
Taşınırken Ülkemin fabrikaları,
Gelir mi BYD’nin arabaları?
Varın siz düşünün ileride olacakları.