İçeriğe geç

HER YER SANAYİ HEM DE ORGANİZESİNDEN,

6 Eylül 2014

60’lı yıllarda kurulmağa başlanmış Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin; 1.kısım 173 ha, 2.kısım 150 ha, 3.kısım 185 ha 4.ve 5.kısımlarının 450 ha ile toplam 959 ha yani 1000 ha ve şimdi 30.000 çalışanı, yarın 40.000 çalışana ulaşacak bir Manisa Organize Sanayi Bölgesi.

Bu kadar çalışanından sadece % 10 unun beyaz, % 90’nın mavi yakalı olmasından dolayı Manisalıya değil göçü tetikleyen ve göç alan Manisa’ya istihdam sağlayan MOSB.

Karşılığında mavi yaka sayesinde, ekonomisi, eğitimi, sosyal yaşantısı, kültürü her geçen gün kan kaybeden Manisa.
OSB’si Manisalının bireysel ekonomik gelişmesini yavaşlattığı iddia değil bir gerçektir. Çalıştırdığı 25.000 mavi yaka tabir ettiğimiz asgari ücretliler ile kent ekonomisine bir katkı sağlanamamaktadır. Asgari geçim standartlarının altında ancak geçimini temin etmekte zorlanan bu kesimin Manisa ekonomisine katkı sağlayamayacağı gibi sosyal yaşam, kültür ve eğitim açısından da gelişememektedir. 2013 eğitim yılı ve önce ki yılların istatistiklerine bakıldığında bu açıkça görülmektedir. Aylık geliri 500 ila 1000 TL olan oran nüfusun %60’ı dır.
Avrupa da bu sayılan olumsuzlukların, OSB’lerinin kente verdiği zararların karşılığında bulundukları kentlere, yerleşimlere yüklü miktarda maddi bedel ödemeleri (kent payı vergisi gibi) kanunla belirlenmiştir.

Manisa OSB’si 2004–2005 yılında Avrupa’da yatırım yapılabilecek en uygun maliyetli OSB si, 2006–2007 de Avrupa ve Türkiye’de geleceğin OSB si, 2008 de Çin ve Birleşmiş Milletlerin düzenlediği yarışma da yatırım yapılabilecek 10 OSB’sinden biri seçilmiştir. Dünya Ekonomik Forumu’ndan: “Dünyaya Manisa Örneği başlığı altında kentlerin kendi ticaret, doğrudan yabancı yatırım, turizm politikalarını oluşturup yabancı ülkelerdeki yetenekleri çekerek küresel çapta ilerlemeleri gerektiğini belirterek, bu formülde başarılı olan kentleri Singapur, Dubai, Manisa, Haydarabat, Ahmedabat ve Ningbo olarak saymış.” Bunlar bir kent için gurur duyulacak önemli gelişmelerdir ancak bölgenin kazandığı tüm bu gelişmeler ve olumlu yapılaşmalar Manisa şehir merkezinin konumu, yapısı ve Manisa’lıların fedakârlıkları, bağ bahçeleri, öz verileri ve hoşgörüsü ile kazanılmıştır.

Organize Sanayi Bölgesi Manisa ile hatta il genelinde uyum sağlamak zorundadır. Tüm yukarıda sayılanlar göz önüne alınarak yapılacak yeni yapılanmalar ile MOSB’sinin Manisa ekonomisine, eğitimine, turizm yatırımlarına ve tanıtımına katkısı mutlaka olmalıdır.

Şimdi Manisa’nın hal-i pür melali böyleyken, OSB’miz olsun diyen hatta Ankara’yı komşu kapısı yapan ilçelerimiz var. 100 binlik imar planları bakanlıkça yapıldı, OSB’ye ayrılmış alanlar rozet gibi her ilçeye takılmış. Burada sanayi olur mu? Mevkii, yer, gelişme, yatırımcı için uygun mudur? Bu hesaplar yapılmamış ki, gönülleri olsun kabilinden maviye boyanmış. Manisa OSB’sinin yukarıda sayılan uluslararası tesbitler herkesi cezbetmesin.

Çünkü:Manisa, İzmir’in hem deniz hem hava limanına yakın, demiryolu lojistik imkanı var, Çanakkale-Ankara, İzmir-İstanbul karayolları kesişiminde. Elektrik enerjisini kendi üretiyor, içmesuyunu kaynaktan ve cazibe ile sağlıyor, dumansız sanayi üreticileri var, gelişmiş ve deneyimli orta ve küçük ölçekli sanayiler ile destekleniyor, günbegün geliştiği ve büyüdüğü için halkı bu büyümeden dolayı oluşan rahatsızlığı; egsoz dumanına, 10 numara yağa, 30 yaşındaki servis araçlarına, servis saatlerinde neredeyse her saat sıkışan trafiğe, göç almağa, plansız ve çarpık kentleşmeğe, bu yüzden eğitim ve ekonomisinin günbegün kan kaybettiğine, sosyal hayatın plansızlığın dağda bayırda yazlıkta, yaşayarak nefes aldığını zanneden, sanayinin büyümesine hissetmeden alışan tüm bunları olağan sanan halkı sayesinde; dünyaca ünlü markalar Manisa Organize Sanayi Bölgesinde üretim yapmaktadırlar.

Bu yüzden Manisa övgüye mazhar! olmaktadır. Kısacası Manisa’nın sırtı sıvazlanarak övgüler düzülmektedir.

Şimdi OSB isteyen ilçeler siz de bu imkanlar var mı? Yok. Olumsuzluklara katlanacak sabır var mı? Sonra bu sayılanlar 50 yılda oldu. Sizin 50 yıl dayanacak gücünüz var mı? Yok. Diyelim ki var, 50 yıl sonra Dünyaca sayılı Manisa Organize Sanayi gibi bir sanayiye sahip olabilir misiniz?

Artık büyüme gelişme kazanma herşey teknolojik oldu. Ama dünya oldu biz olanları kullanıyoruz. Şimdi bilmediğimiz duymadığımız aklımızın ucundan geçmeyenler dahi ileri dünya ülkeleri tarafından üretilmiş paketlenmiş satılmak için gününü beklerken biz ne yapmalıyız? Bu ekonomisi teknolojisi gelişmiş ülkelere onlarda olmayan insanlığımızı, tarihimizi, coğrafyamızı, sanatımızı, tarım ürünlerimizi, tabiat ve kültür varlıklarımızı pazarlamalıyız.

Bunlar hangi ilçemizde varsa turizme yönelsin. Verimli topraklar hangi ilçemizde varsa tarıma yönelsin (bilhassa tarım arazilerimizin kıymetini bilelim). Hayvancılık ve gıda üretimi et süt peynir yağ bu ürünlere yönelsin. Devletimizin politikaları teşvikleri (mazot,gübre,ilaç…) kredilendirmeleri, desteği, pazar arayıp satışta yardımcı olmaya yönelsin.
(Sanayiyi silelim demiyorum OSB si olan ilçeler var oralarda üretim ve tekniklerini geliştirsinler, istihdam yaratsınlar, yakın ilçeler de bu bölgelere gitsinler. Manisa’ya dünyanın her yerinden yabancı yatırımcı gelirken bize mi zor geliyor 20-30 km öteye gitmek.)

Manisa Büyükşehir Belediyesinin Planlamaları bu yönde olacaktır. Sayılan bu özelliklerin; iç pazara ve ihracata yönelik (liman demiryolu) pazar ağı ve ulaşım ağı için, turizm havzası oluşturulması için, müze kentler yapılandırılması için, termal sular sayesinde sağlık turizminin insanlığa kazandırılması için, tarımsal organik ürünlerin üretilmesi ve pazarlanması için, ekonomi, eğitim ve deneyime yönelik yatırımların yapılmasını isteyelim Manisa Büyükşehir Başkanı Cengiz Ergün’den.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: