İçeriğe geç

AİGAİ’DE KIRK DERECEDE YEMEK…

30 Temmuz 2015

Kartalların uçtuğu, şahinlerin süzüldüğü, rüzgarların taksim olduğu güneşin batarken kızıla boyadığı, sabah gerinerek uyandığında tepesi arşa değen, bulutların konuşlandığı başı dumanlı, vadilerinde pınarları, pınarlarında kuş cıvıltıları, kayacıklardan akseden su şırıltıları.. hayır hayır böyle değil.
Taşın taş üstüne konduğu, deresinin tepesinin taş olduğu, ağaççıklarının Palamutun, Meşenin, Çitlembiğin, çalının çırpının evrim değiştirerek taşlardan çıktığı, insanların saksağan misali taşlardan sekerek yürüdüğü, kuş seslerinin kentle birlikte tarih olduğu, ağustos böceklerinin beyni tırmalayan her telden sazı cır cır çaldığı (onlar bile taşın üstünde) bir tepe. Ne özelliği var çok mu aradınız bu Allahın dağını, kuş uçmaz kervan geçmez diyarını? Kırk derecelik bir tepe hem de burada rakımın önemi yok ne altimetre ne barometre değil termometre geçerli. O da kırk kırk elliyi bulursun diyor.

 

Aigai’ye vardığımda öğle saati idi Yusuf hocamla telefonla konuşmuştuk yola çıkmadan, kazı alanındaydı doğruca oraya gittim. Öğle yemeğinde güveç var demişti. Tesadüf, ama kaynanam hakikaten severdi. Kalabalıktık, elli kişilermiş, bereketli oluyor kalabalık olunca, yetiyor yani. İki kuzu doğramışlar koca tencerenin içine yemeklerden pek bahsetmek istemem yazılarımda ama bu bir hayrat yemeğiymiş. Köylümüzün gönül zenginliğinden bahsetmek için yazıyorum öğle yemeğini. Köseler köyünden Ahmet (Ahmet Mehmet çoktur ama bu Ahmet gönlü zengin Ahmet) demiş ki; Manisa Büyükşehir Aigai Antik Kenti Kazısına sponsor olursa bizlere altı ay iş imkanı olacak, burada çalışacağız o zaman kurban keseceğim demiş sözünü yerine getirmiş.

Onun yemeğiydi. Allah Kabul Etsin.

Kazı çalışmaları devam ediyor. Geçenlerde Aigai’ye gittiğimizde tiyatro kazısını merak eden misafirlerimiz vardı.Tiyatroyu kazmaya başladılar bilginiz olsun.

 

Yemeğimizi kazı alanında yedik (aslında kazı evinde yeniliyormuş ancak yemek özel olarak kazı alanında yapıldı) size biraz tarif edeyim; kazı yaptığınız yerden arkanıza dönüyorsunuz yemek yiyorsunuz elinizde ki ıspatulayı bırakıp kaşığı alıyorsunuz, önlüğünüzü çıkarıp önünüze tabildot tepsisini koyuyorsunuz. Bodur Çitlembik ve Palamut ağaçlarının seyrek sepelet yaprakların arasında aldatıcı yarım yamalak gölgede bir kaç bank var diğerleri ağaca yaslanıp yiyor. Kimler? İşçiler, arkeoloji talebeleri, hocalar. Ses yok, şikayet yok. Hep derim arkeologlar çok sabırlı insanlar diye. “İğne ile kuyu kazmak” onların meslek terimi, terziler için de söylerler ama gelin görün, böyle kazı yapan insanda sabır olmaz mı?

 

Gölge aradığım için ağaçlara şöyle bi bakındım daha önce geldiğimde aklıma gelmemişti. Hiç büyük, yaşlı, iri gövdeli hani beş altı insan kollarıyla sarsa kabillinden hiç ağaç yok. Sarılmaya gerek yok tek kolunu dolandırsan elin burnuna değer.

 

Böyle antik kentlerde varsayımlar önemlidir. Varsayım kuvvetli olursa olmuş gibi yaşanmış gibi anlatılır. Aigai keçi demek keçilerin diyarı. Çok keçi beslendiği varsayımı kuvvetli, işte bu varsayımı kuvvetlendiren bir konu, büyük ağaçların olmaması. Tabii her taraf taş, hiç mi toprak alan ağaç dikilecek alan yok? Var, ama dikilen ağaçlara keçilerden rahat yok. zamanımıza kadar yaşayıp büyüyüp gelememiş. 2000 yıllık kent, ağaçların en kabadayısı 100 yıllık. Gerisi gölge bile vermiyor.

 

Yanlış hatırlamıyorsam. Yunt dağları ormanlık bir alan değil ama keçi beslemek yasak herhalde Aigaililer zamanında keçilerden çok çekmişler belki de ondan! Gelelim Spil’e burası ormanlık burada keçi beslemek serbest. Bazen ters işler yaparız girilmez yola girer sonra da yol vermeyenle kavga ederiz.

 

Yusuf hocam ile kazı alanlarını dolaştık. Niye bu tür kazıların devlet olarak önemsenmediğini anladım. Nereden mi çıkarıyorum? Kazalım desem Manisa köstebek yuvasına döner, o kadar çok antik yerleşim var ki.

 

Bir kaç yönlendirme levhası yaptık ziyaretçi sayısı arttı diyor Yusuf Hoca. Trakingciler, motocrossçular, dağ bisikletçileri bu tür sporcular sıkça gelir olmuş.

Mesela Ağustos başında Alman ve Fransız kazı heyetleri geleceklermiş. Levhaların kerametine bakın.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: