İçeriğe geç

PAZARA GİDEN

23/09/2026

Pazarı da bilmem pazarlığı da. Hiç gitmedim desem yalan olmaz, karaköy otoparkından aracımı çıkaracağım zaman gitmişliğim vardır. Foçadayız Manisa’da ki pazarları yakalayamayıp geldik. Burada da birgün önceden kaçırmışız. Cumartesi Pazarı Aliağa’da o pazara gittik iki katlı prefabrik kapalı pazaryeri. Serin bağıran çağıran yok tembihliler hepsi, kolonlara Aliağa Belediyesi kağıt yapıştırmış, yüksek sesle bağırmayın diye. 

Ben pazar arabasını yürütüyorum eşim pazar kurdu o pişirip ayıkladığı için tazesini güzelini biliyor bir iki karışır gibi oldum “araba sende mi?” Diye sordu o bana ben ona karışmayacağım. Eskiler hatırlar ağa veya hanımağa pazara gider onun hamalı vardır her pazara gittiğinde yanına alır. Sırtında küfesi, ağa alır küfeye koyar, koca pazar dolaşılır küfe doldurulur, evin yolu tutulur. Hamallar arada bi dinlenmek için yuvarlak hamal köşe taşları vardır. Bir de anlatırlar ya, cami yapılırken duvara çıkıntılı bir taş yerleştirilir, hamal yükünü oraya dayar dinlenirmiş yakınlarda cami mescid yoksa pazar yolu boyunca yuvarlak yükünü koyacağı yükseklikte taşlar olurdu silindir şeklinde, ortası da yumruk büyüklüğünde oyuk olur. Oraya yağmur yağdığında su toplanır kuşlar içerdi. Osmanlı emeğe ustaya saygının yanında kuşlara da ayrı bir önem verirlermiş Divan Edebiyatında kuşlarla ilgili çok şiirler vardır.

Pazar Aliağa da ama, Adana Karpuzu, Balıkesir Sarımsağı, Ödemiş, Bozdağ Patatesi, Afyon Şuhut Fasulyesi, Salihli Kirazı… Her vilayetten ilçeden sebze ve meyveler var. Bu da pazar ittifakı olmalı. Kiraz 350, sarımsak 150, erik 200 olunca alışverişçiler de muhalif taraf ‘pazara gidilecek gibi değil’ ittifakı oluşmuş.

Gelelim günümüze bakalım önünüze. Her alınan sebze meyve arabaya koydukça daha önce çekerek götürdüğüm arabayı çevirdim iterek götürmeye başladım. Savaş esnasında koca Yusuf ve asker arkadaşları top arabasını çekiyorlar önde yusuf arkadakilerde itiyor bi ara yusufun yükü ağırlaşmış arabayı çekmekte zorlanıyor. Arkasına dönüp bakıyor, arkadaşları yorulmuş topun üstüne çıkmışlar yusuf oflaya puflaya çekiyor. “Be insafsızlar topu itmiyorsunuz bari üstüne oturmayın” demiş. Benim de o hesap arabanın torbası doldu arabanın sağında solunda yanında askılıklar dolmaya başladı.

Ben duymadım ama, önümüzdeki günlerde kıtlık olacak galiba veya yıllarca gitmediğim pazara gittiğimde gör halini der gibi.

From → AZMİ AÇIKDİL

Yorum Yapın

Yorum bırakın