İçeriğe geç

ESKİ NİSANLAR

19 Haziran 2012

Sallanırken salıncak da heyecanım savrulurdu
Annemin sesi “sıkı tutun” kulaklarımda dururdu.
Ihlamur ağacının kalın gövdesinden çıkan dalda
Gıcırdardı salıncak babamın sardığı urgan sesiyle havada
Güneş ıhlamur yapraklarının arasından gözümü alırken
Baharın rengine değiyordum Eski Nisanlarda sallanırken
“Bu yıl bahar erken geldi” diyorlardı büyüklerim
Oysa ben zaten baharımdaydım küçücüktü ellerim
Tutmak isterken kelebekleri, yolarken çiçekleri
Cıvıldaşırdı daha yeni yapraklanmış ağaçlarda kuş sesleri
Büyüklerimin bahar dediği buymuş meğer
Renklenirdi toprak, güneş, hava, her yer.

İkinci baharımda benim de renklendi saçım sakalım
Eskiyen Nisan değil bendim eskilere takılı aklım
Dedem geldi gözlerimin önüne yan yana otururken ki
Bastonu bir elinde diğerinde elim nereye gidiyorduk ki
Oturmuştuk yıkık bir kerpiç duvarın üstüne “oh” diyerek
Dizlerini tuttu bastonunu yanı başına koyarken seslenerek
“Manav Hüsen bir ayva ver çocuğa buyur parasını”
Hep gelirdik buraya severdim çürük ayvanın karasını
Parmaklarken ayvayı dedem dalardı seyre sokağı
Seyredecek bir şey yoktu aslında gözler arardı uzağı
Yine aynı sokak şimdi cadde olmuş yan yana apartmanlar yığılmış
Manav Hüsen, dedem, her yer, kobalak ağaçlar, evler, tarih olmuş.
Allah Allah her şey dün gibi aslında, ayvanın kokusu tadı
Ben de eskiyorum herhalde arıyorum yıkık kerpiç duvarı
Dedemin bastonu gibi bastonum yok daha, ancak ayaklarım ağrıdı
Mutluluğun adı o zaman ki baharlarda “Eski Nisanlardı.”

08/04/2011

20120619-143458.jpg

From → ŞİİRLER

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: