İçeriğe geç

HEP Mİ? HİÇ Mİ?

19 Haziran 2012

Bir gün gelir faslı zaman geçer, bir gün gelir iğne deliğinden fil geçer. Zaman denen bir sonsuza yolculuk da, devran döner, her şey geçer.
Bazıları ben gelmiştim der gibi düşünür, bazıları neden geldiğini bildiğini bilmeden geldiğine pişman, perişan, el cep de, göz yerde, akıl nerde.
Dünya denilen bir ayak basacak kadar dar yerde, alemi seyredip boşluğa sığmaz eda ile aklını yoklar, gözünü açar, yalnızlığına bakar.
Beyaz bir karış bezi kefen diye giydirirler, bir çukura zorla indirirler, indirenleri seyreder, alemi seyreder, göz yaşı dökenlere kapalı gözlerini diker bakar, bakar. Nereye gideceğini ne yaptığını sorarlar yorgun omuzlarını cansız kaldırır “hiç” der.
Hiç olan alem mi? Kendi mi? Bir ayak ucu toprak mı?
Hepsi.
Hep den hiç olur mu? Olsa, zaten ne fark eder? Geçen zaman bir “an”dır.
Gözyaşı dökenlere bakar, bakar, bir hiçliğe neden dökülür yaşlar.
Hiçliğe değil pişmanlığa eğilir yassılmış başlar.
Hepsi bu.

Bir gamlı pişmanlık, bir damla yaş.
Atılan toprak değil kürek, kürek çukura.
Gömülen bir garip yalnızlığın, hiçliğe yolculuğudur.
Okunan başucuna dikilmiş bir taş.
O da rüzgar güneş yağmurun son buldurduğudur.

20120619-160742.jpg

From → ŞİİRLER

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: