İçeriğe geç

“DU BAKALIM”,

21 Kasım 2014

Üçüncü defa geldi meclise yine komisyona gönderildi.
Konu balkon.
Dört aydır çözülemeyen mesele, Büyükşehir olduk güzelde, merkez iki ilçe bir sorumluluk telaşındalar ki sormayın gitsin.
“Bizim konumuz değil”, “bizim görevimiz olmayabilir.”
Hani vatandaşa hizmet, hani Fırat kenarında ki koyunun hesabı. “Bugün git, yarın gelin” yeni versiyonu. Kapı kapı dolaştırmaca; o kapıya git, öbürüne, öbürüne git, diğerine. Bıkan vatandaş eksik olsun “üç belediye olunca problemler çabuk çözülecek zannetiydik” zannetmeyle olmuyor işte.

Müteahhitler ile bağlı meslek mensupları, iki belediye Yunusemre ve Şehzadeler, bir araya geldiler. Konu malum imar. Bu meslek grupları imar planının olmamasıyla arsa sıkıntısına mı yansınlar? Arsa bulup da balkonlu mu balkonsuz mu diye ruhsata takılıp inşaat yapamamalarına mı yansınlar…?

Balkon vermek plan notlarını uygulamak ilçe belediyelerin işi. İnşaat ruhsatı vermek, imar planını uygulamak, plan notlarına uymak ilçe belediyelerin görevi. Diğer 15 ilçede şakır şakır ruhsat kesiliyor takır takır inşaat yapılıyor.

Bu toplantıda imar komisyon başkanı diyor ki; Cumhuriyet, Fatih, Yeni mahallelerde plan yok, dava var. Ne davasıysa balkon imar derken bir de dava mı ruhsat alamamaya problem oldu. Yandı gülüm keten helva, çözüm derken… Fatih, Cumhuriyet, Yeni Mahalle yani şeytan üçgeni. Buraları zaten iki katlı imar ıslah planlı bölgeler, hangi müteahhit orada iş yapacak da dava var deniliyor, işin bahanesi, Aşure ayındayız ya her şeyden karıştırmak lazım.

Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün, kentsel dönüşüm ile bu üç Fatih, Hafsa Sultan, Yeni mahalleyi çözmek için her meclise plan teklifi getiriyor “Du bakalım” diyorlar, problem ramazanda ki pide kuyruğu gibi uzayıp gidiyor.

Bu üç mahallenin planları kabul edilse iş gani hem de balkonlusundan.
Şu anda bu mahallelerde yeni planlamaya girecek alanlarda 20-25.000 kişi yaşıyor. Yeni imar planıyla 60-70.000 kişi yaşayacak yani bu kadar insana yeni konutlar üretilecek bunları bizim Manisa’mızın inşaatçıları ile buna bağlı meslek mensupları yapacak.

Sobalı yer evlerde ki yaşantı ile doğal gazlı konutlarda yaşantının farklılığını bu farklılıktan dolayı çocukların ailelerin yaşantılarının eğitimlerinin hayata bakış açılarını şöyle bir düşünelim.

“Hafsa Sultan’da Fatih Mahallesinde bir ev de yaşayan çocukları düşünelim. Ortalama 70-80 m2 evlerin çoğu: İki odası var bir de salonu salonda soba yanıyor odalardan biri ebeveyn odası diğeri çocukların, ortalama üç çocuk bir odada ders çalışıyor ve yatıyorlar. Salonda aile büyükleri televizyon seyrediyor, sohbet ediyor, salonda ki sobadan odaları ısınsın diye kapısı açık odada ilkokul, ortaokul, lise çağlarında ki çocuklar ders çalışıyorlar. O odaya üç masa sığmayacağına göre biri yerde biri kucağında ki kitap veya defterlerinde ödevlerini yapıyorlar. Çocuklar farklı cinsiyette olunca durum daha da karışık. Bunun gündüzlerini düşünün oynayacak alanları, top koşturacak sahaları, ailelerin oturup sohbet edecek parkları var mı?

(Bu yaşantı Manisa’nın çok yerinde böyle diyebilirsiniz. İşte imar planları bu alışılageelmiş ve gecekondulaşmış mahalleleri yeşil alanlar bahçeler içerisinde yapılacak konutlar ile her insanın her vatandaşın hakkı olan yeni çağdaş yaşam alanlarına dönüştürmek içindir. Bu tür planlama ile kentsel yenileme yapmak için bu bahsettiğimiz mahalleler şanslı, merkez mahallelerin bu şansları yok, onları bu şekilde yenileme imkanı yok.)


Bir de doğal gazlı her yer sıcak, sıcak odada ders çalışan çocuklar, sıcak mutfakta sabah kahvaltısı, balkonu, temiz havası, apartman katı, gündüz bahçede oyun alanı, bodrumda otoparkı olan siteler. okul, pazaryerleri, spor alanları, ev hanımlarının el ve beceri kursları için eğitim merkezleri, geniş caddeler, çarşı ve mağazalar.”

Böyle bir çağdaş yaşama “Du bakalım”

Kiralar, konut fiyatları almış başını giderken.
İnşaat firmaları ve buna bağlı mühendislik hizmeti veren bürolar ve çalışanlarından amelesine kadar.
İnşaata bağlı tuğlasından halıya, halısından perdeye, çiviye, beyaz eşya, mobilyaya kadar.
Ekonominin canlanmasına, ticari hayatın hareketlenmesinden, çocukların eğitimine, sosyal yaşantılarına kadar,
Ailelerin geçimine, mutluluk ve huzuruna kadar her yönüyle önem arz eden bir hayata;

Du bakalım” demek…

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: