İçeriğe geç

İMAR MİMAR…

23 Şubat 2015

Kiralar, konut fiyatları makul seviyede günün rayicine uygunsa alan satan memnun herkes ev sahibi oluyor. Sebep olanlar para kazanıyor, sahip olanlar ömür boyu mutlu. Öyle ya dünyada mekan ahirette iman.
Ama şartlar değişti maliyetler arsa payları ile beraber arttı. Almak satmak zor, kiralamak bile zor. Hesap yapılıyor iki maaş birini taksit yapalım diğeriyle geçiniriz. Doluya koy almıyor boşa koy dolmuyor evde ki hesap çarşıya uymuyor.

Konut sıkıntısı yok diyenler var bu arada, yani imara mimara gerek yok konut var ama alan yok diyorlar. Alınamayanlar 300-400 den başlıyor 600-700’e gidiyor. Denize karşı mı? Ne denizi? Orman içinde, göl kıyısında mı? Orman mı kaldı? Neden 500, alışkanlık. Nasıl olsa satılıyor ya, arsa payı; önemli değil arsa sahibinin istediğini vermezsen arsa yok zaten, ver o zaman.
Arsa payı yüksek. %45-50 bazen havaya girip 60 pay verilince haliyle maliyet artıyor bir sana bir bana. Böyle yapılmış konut çok, alan yok.

Hal böyleyken yeni imar adaları açılsa, yeni konut alanları oluşsa, kısaca beklenen imar planı yapılsa, oluşan yeni arsalara %25-30-35 pay ile konutlar yapılsa, maliyetler düşse, alım gücü artsa, herkes ev sahibi olsa, yukarıda bahsettiğimiz maliyeti pahalı olan 400’lük 500’lük konutlar alıcı bulur mu? Bulmaz. Elde kalır. O zaman imarı isteyen kadar istemeyen de var.

Bu işin bu yüzü bir de Tokiciler var. Toki gelecek diye bekleyenler.
Bu günü kurtarır. Konut ihtiyacının bir kısmını sağlar ama bu konutlarda yaşayanların sosyal alanlarından ulaşımına, ekonomiden eğitim tesislerine kadar sosyal donatı alanlarının ve şehrin gelişimini de planlamak gerekir. Geleceğe yönelik kararlar ileri görüştür sabır gerekir.

Uzun zamandır Muradiye taraflarına gitmemiştim, Muradiye’den geçerken Manisa’nın 30 sene öncesini gördüm. Mübarek olsun. Biz Manisa’dan, imardan, sokakların darlığından, otoparktan, 30 sene sonra şikayet etmeye başladık. Muradiye 30 sene dayanmaz böyle giderse 5 sene sonra şikayetler birilerinin kulaklarını çınlatır.

Yıl 1993 bir büyüğümüz İzmir’e geçerken Manisa’ya uğradı, görüşme fırsatım oldu. Mimarım deyince Manisa’nın neye ihtiyacı var dediğinde, durdum, düşünüyordum ki o cevapladı. İmar planına hay aklınla bin yaşa neredeydiniz sayın büyüğüm.
Helikopterle geçerken gecekondular bir hayli fazla demek ki imar planı gecikmiş diye devam etti.

Evet o yıllarda Ankara, İmar ve Şehircilik Bakanlığı hazırlıyordu imar planlarını. Türkiye geneline plan hazırlanınca yetişen çizdiriyordu. O günlere döndük. Gecekondular her geçen gün artıyor, kızmıyorum inanın kızmıyorum kiralar artmış asgari ücretli bu kiralarda nasıl oturur. Derme çatma evlerde rutubetli sağlıksız gecekondularda yaşamaya mahkum oluyorlar, yazıktır. Eskiden ıslah imar planları yapılmak zorunda kalınıyordu Ankara’dan plan gelmeyince meclis karar alıp yaptırıyordu.

Şimdi ıslah planları yapılmıyor, kamulaştırmalar önem kazandı kamulaştırma kanunları her geçen gün belediyelerin elini rahatlatıyor. Bura yeşil, bura yol, ora cami, değer tespiti, yıkım. Onun için gecekondu yapanların ileri ki günlerde durumları pek parlak değil. Manisa’ya havaalanı yapılsın isteyenler var, yandık, her taraf dümdüz.

İmar gecikince çarpık kentleşme Allah’ın emri. Sanayi altıncı kısımla uğraşıyor, Muradiye Sanayisi eski gecekondu sanayi havasından kurtulma çabasında bunlar devreye girince yandı gülüm keten helva. Toki yaraya merhem olur ama ölüme çare değil. Manisa’mız geçen dönem nekahat durumundan kurtuldu kendine geldi, toparlanıyor. Ama bakıyorum merkez ilçe meclisleri yerinde kararlar almıyor. Çoğunluk hesabı yapıyorlar ama hesabın yanlış olduğunun farkında değiller veya Bağdat uzak deyip gitmek istemiyorlar.

Arabamızdan, evimizden, bağımızdan, bahçemizden, çoluk çocuğumuzdan, insan oğluyuz gurur duyarız koltuklarımız kabarır.
Manisa, Manisa olursa utanmayız Manisa’lıyız demekten. Eskiden Manisa’lılar gurbetteyken soranlara İzmir’liyim derdi.

 

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: