İçeriğe geç

ÇÖPLÜĞÜN ADI KATI ATIK TESİSİ OLUNCA,

14 Mart 2015

Biz atarız sen zahmet etme, ekmeği akşamdan alırız okul çıkışında, bakkal çakkal işimiz olmaz olsa da nöbetleşe hallederiz biz onu. Önceleri bozuldu, sonraları o bize iş buyurdu. Ahbap olamadık bir türlü, duymadık salağa yattık her türlü, uzattığında, çöpü de atmadık, ta ki sıkı yönetim askerleri gelip bizim eve baskın yapana kadar oturduk. Sonra biz de çıktık iki sokak ötede çatı katına taşındık.

Sonra öğrendik ki bi kaç meşhur artizle komşu olmuşuz. Bununla daha çabuk anlaştık. Burada çöp bacamız vardı mutfağın penceresinin yanında bacadan salladın mı altta toplanıyor bodrumda, gerisi Kapıcı Cafer’e kalmış. Çok zaman biz ona emanet ederdik evi, gelip gidenleri.

İstanbul da talebeliğimizde tanıdık kapıcılığın ne olduğunu bizim Manisa’da asansörlü apartman bile yok o zamanlar değil kapıcı olsun. İlk çizdiğim projede imar yönetmeliği; beş kata asansör boşluğu koy, altı kata asansör, dört kat yapacaksan tabana kuvvet diyor.

İstanbul; bazı apartmanlarda kolaylık olsun diye çöp bacası yapılıyor. Olmayanlarda kapıcı her sabah kapıdan çöpü alıyor.

“Bu şehr-i Stanbul ki bî misl-ü bahâdır.

Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır.”

Gençlik, umurumuzda mı çöp möp? Ama doğmadan önce de varmış doğduktan sonra da. Hayatın vazgeçilmezi de hadi topladık nereye atacağız. Çok zaman toplaması bile dert.

Spilin yamaçları Manisa’nın eski mahalleleri daracık sokaklar traktör girmiyor diye belediyenin eşekleri var buralarda çalışıyor mahalle aralarında çöp topluyor küfelere dolduruluyor. Kayıtlı her biri; yem torbası, nalbant parası, yulafı, arpası, taa 2009 yılına kadar. Cengiz Başkan ufacık traktörler satın aldı, oyuncak her biri, arkalarına büyük kovalar monteledik, eşekleri de emekli ettik. Hatta tören dahi düzenledik. Traktörler marşa basınca eşekleri hayvan barınağına misafir ettik.

Tüm bu tantana akşam yediklerimizi sabah ürettiklerimizi ne yapacağız. Bizim dışımızdakiler şehirden kente dönüştükleri için çöpü de dönüştürmüşler.

Biz:

ÇÖP; Kibarca katı atık diye adını değiştirdik ama ne evsafını ne de yerini değiştiremedik. Manisa Çöpü’nü Bozköy Deresi kenarına döküyordu. Ancak benim buraları tanıdığımda çöpün az da olsa kalıntıları kalmıştı. Şimdi üç katlı güzel, bahçeli evlerin olduğu 75. Yıl mahallesine, Migros’un bulunduğu alandan dere boyunca Cumartesi Kapalı Pazaryerine kadar çöpler yayılıp giderdi.

Bozköy Deresi o zamanlar yatağında akmaz çakıllı yapısı olan zeminini uyanık inşaatçılar beton karmak için çakıl malzemesi olarak traktörlere at arabalarına kürekle doldururlardı, top mermisi düşmüş gibi oyuk oyuk olan yatağı kış geldiğinde derenin suyu oyuklara dolarak ve dolanarak yönünü değiştirirdi. Bozköy Deresi yatağının yakınında zeytinliğimiz var, dere yatak değiştirdikçe bizim zeytinlerin her yıl bir kaçı dereye kurban edilirdi. Son kalan bir kaç ağacın zeytinlerini toplamağa giderdik rahmetli babamla.

Daha sonra DSİ Bozköy Deresinin yatağını düzene koymak için yatağını ıslah ederek sadece Manisa tarafına su taşkınlarını önlemek için yüksekçe kırkbeş derece yatık taş duvar ördü, ayrıca bu bölgede yakın zamana kadar aşağı yukarı  25-30 yıl öncesi Migros’un yerinde belediyenin asfalt plent şantiyesi vardı. Dumanı ortalığı boyar havayı boğardı.

Çöp daha önce taşındı şimdi ki yerine, sonra asfalt plenti de. Dağlar kadar oldu sıkıştırıldığından mı? Sıkıntıdan mı? Zaman zaman patladı. Yandı duman dumana. Turgut Özal’dan taa Bozköy’e kadar gitti hem kokusu hem dumanı. Politik malzeme oldu seçim zamanı.

Tarih her zaman yazılmaz tarih yazan da her devirde bulunmaz. Anlatmayayım beş sene içinde geçenleri,Turgut Özal Muhtarı İsmet anlatsın yaşadığı günleri.

Nasip bugüneymiş, bu iş de Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’e nasipmiş.

Kentsel dönüşümü hala yaptırmadılar ama çöpün dönüşümünü yapıyoruz. Modern bir katı atık bertaraf tesisini hayata geçiriyoruz.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: