İçeriğe geç

DARISI BAŞIMIZA.

28 Mart 2015

Hocaya sormuşlar, “hocam dünyanın merkezi neresidir?” “Eşeğimin bastığı yerdir” diye cevap vermiş. “Hoca amma da attın ha” denilince “inanmayan varsa ölçsün.”

Manisa da dünyanın merkezi sayılır, sayılır diyorum hoca kadar iddialı olmadığımdan. Neden dünyanın merkezi? Şehzadeler şehri yani Osmanlı padişahlarının çocukken yetiştiği okuduğu hendese medrese ata binmek, ok atmak gibi savaş sanatlarını öğrendikleri yer, yani Manisa cihan padişahlarının yetiştirildiği çağ kapatıp çağ açan Fatih sultan mehmetin, Akdenizin Osmanlı Gölü olduğu bir devirde bu büyüklükte ki imparatorluk topraklarını yöneten Kanuni’nin yetiştiği bir şehir Manisa, bu padişahlara mekteplik yapmış. Dünyanın merkezi Manisa, hala tereddüdü olan varsa hendese medrese tahsili gerekir.

Hoca gökyüzünde kaç yıldız var dediklerinde yine eşeğimin kılları kadar demiş. Hoca çok nüktedan hazır cevap ama eşekten başka bildiği de yok! Ters binmiş, yüz inmiş, kulaklarına tutunup yeri dinlemiş, semerine bakıp çulu yenilemiş, ama illa eşeğim demiş. Eşeği binek olarak kullandığından olsa gerek. Çok kıymetliymiş.

İşte Şehzadeler Şehri Manisa sokaklarında caddelerinde çok yerde kaldırımlarında tespih tanesi gibi dizilmiş arabaların geçid vermediği yollar. Gözümüz gibi baktığımız inci tanesi gibi yollara gerdanlık yaptığımız araçlar da bizim çok kıymetlilerimiz.

Kimsenin işgal edemediği (Allah da göstermesin) Manisa’mızı demir yığını araçlar işgal etti. Esiri olduk illa gözümüzün önünde, kendisi balkonda, anahtarı cebimizde olsun istediğimiz arabalarımız.

Bizim torun bi torba dolusu oyuncak arabayla geliyor bize, beraber oynuyoruz uyuyup kalıp da evine götürdüklerinde sabah gözlerini açtığında arabalarını arıyormuş. Çocuk gibi olduk yani. Size de hak vermiyor değilim ben arabalarla oynadığım için hevesimi alıyorum size de tavsiye ederim.

Gelelim “arabaları cebimize mi koyalım” nakaratına.Her yer için geçerli değil ama boşaltılan garaj için söyleyeyim; Garaj alanı 50 bin metrekare, araçların park edebileceği alan 30 bin m2 yani 1200 araç alabilir. Bu alanda 50 araç dahi yok. Bülent Koşmaz Parkı’nın (Emekliler Parkı adı yeni verildiği için bilmiyor olabilirsiniz) altında ki otopark 400 araçlık, günde ortalama 150 -200 araçlık boş alan var ama otopark giriş ve çıkışının ağızlarında araçlar yola parketmiş vaziyette. Kullanılsa çarşı rahatlayacağı gibi esnafın dükkanının önü de açılacak.

Karaköy otoparkı da aynı. Demek bu memlekete otopark dahi kar etmiyor. İlla balkona. Ona bir çiçek gibi bakacağız Ne de olsa kendimize bakmadığımız kadar aracımıza bakıyoruz. Ali Rıza Çevik Okulunu yenileyip bodrumuna 432 araçlık otopark yapalım diyoruz. Herkesin şikayet ettiği otopark sorununa çözüm buluyoruz ama düşünüyoruz.

Hatta daha ileri gidip merkezde kentsel yenileme yapıp konut adalarının yapısını değiştirelim, yolları genişletelim, altlarına otoparklar yapalım, mahallelerin nefes alması için aralara yeşil alanlar serpiştirelim diyoruz ama düşünüyoruz.

Dünyada bir çok kent yaşlandığında (Kahire yeni yapılmaya başlıyor) yapıları bozulduğunda tarihi kimliği ve özelliğini kaybetmeden aksine korumacılığın hakim olduğu anlayışla güncellenerek kentsel yenileme yapılmaya başlandı.

Darısı Manisamızın başına.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: