İçeriğe geç

TRAFİK Mİ? GİRİFT Mİ?

9 Mayıs 2015

Geçen gün Mehmet Çelikel kardeşim trafikten (tarla zihniyeti) şikayet etmiş. Biri yapar biri bozarsa olacağı budur. 

 

Geçen yaz motor sezonu yani motorlar havalar ısınınca bala üşüşen sinekler gibi piyasaya akın ettiğinde bilen bilmeyen herkes motorcu kesilip avucunun içerisinde olan gücü biraz kıvırmayla bükmeyle gölgelerin gücü adına yolların kartalı olup şahin bakışlarla uçtuğunuzda sizin avucunuzla kıvırdığınız onunsa direksiyonla hakimiyeti ele aldığı bir anda önce ön teker arkadan arka teker takip edince ayakları yeredestek yapmanın kıymeti harbiyesi kalmadığında rodeo başlar iki sendeleme bir kayma ile motor bi tarafa sürücü bir kaç parendeden sonra bir başka tarafa savrulunca sıra kafaya gelmiştir. Parende ayak ve sırt üstü pozisyonunda kafanın bir yerlere çarpacağı kaçınılmazdır. Çaresiz düşünceler bir anda akıldan geçen film şeridi kafayı yere vuruncaya kadar geçen zamanda koruyucu kask akla gelir. Olaydı şimdi…

 

Cezalar hizaya sokar. Dayak cennetten çıkma derler ceza cehennemden yolda arabayla gidiyorsunuz trafik canavarı kuzu postunda kurt kuzu kuzu gidiyor bir başka canavar dinazor vaziyetten atalarını hatırlatan bukalemun olmuş rengi gibi kendi de değişmiş o da sefam olsun vaziyette yolda, belli ki radar var ileride. 300 den başlıyor cehennem sıcağı gibi ateş basıyor kulaklarına kadar kızarıyor insan trafiğin durdurduğunda makbuza uzanırken yanınızdan uzayan sinsi gülüşlü seyrü seferine devam eden yolda ki sürücünün sinsi gülüşünün yanında arabada ki müzik bas bas paraları Leyla’ya bi daha mı gelecen buralara. Ver kurtul bas git…

 

Kırmızı ani duruş biraz fren sesi oysa sarıyı görmüştün az önce bas geçersin olmadı gaza değil frene basınca duyuluyor bu ses. Ciyyyk. Gözler sana doğrulmuş bazıları ters bakarken sıra bana da gelecek diye hince karşılık verirken yeşil sana yanmıştır yayalarda tınlayan yok aaa beklesin ayol acelesi ne? Polis hanım hanım deyinceye kadar ışığa bakacağına arabada ki yakışıklıdan gözlerini alamayan genç karşı kaldırıma geçmiştir bile. Sen de dalarsan bu bakışlara arkandakiler dat dat seslerinde senin sesin araya gider, el kol başlamıştır. Yeşil kırmızıya karışmış kahverengi olurken sarı en masumudur ama cezaya hazırlayan da budur….

 

Kaska ceza kesiliyordu kafası(nda) olmayanlara.

Radar cezası kesiliyordu yolları (formül bulamayıp) formula sananlara.

Kırmızı da geçen yayalar eltimgillere gidiyorum dese de eltisine de ceza kesiliyordu.

 

Biri yapar biri bozara sıra geldi. 

 

-Kask kafada vatandaş at gözlüğü takmış kimseyi görmüyor hele beni hiç görmüyor sıkma kardeşim. Bırak anası hem başını sıksın, hem yasına ağlasın.

-Vatandaş haklı kardeşim mezbahaya bok saraya kelle yetiştiriyor. Laylom gidip pişmiş kelle gibi sırıtarak yol mu biter?

-Kadıncağız her gün mü eltisine gidiyor belli ki yemek ocakta eltisi uzakta anca yetişecek.

 

Her kabahate bir mazeret bulmak, her mazerete siyaset sokmak her siyaseti alet etmek. 

Biri yapıp diğeri bozunca böyle oluyor demek.

 

Vatandaşa kıyak derken ceremeyi yine vatandaş çekiyor.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: