İçeriğe geç

19 MAYIS BAYRAMI VE STADYUMU.

19 Mayıs 2015

Yeşil: Tabiata hakim olan renktir. İnsana huzur verir. Umudu, yeniliği, gençleştirmeyi ve yeniden canlanmayı çağrıştırır, paylaşım ve uyumun rengidir.

Statlar onun için yeşil yapılmaz çimden kaynaklanır yeşil olması. Ama umut vardır, canlanma yeniden doğma şampiyon olma vardır statlarda. Maçlar anlatılırken yeşil sahaların yıldızı diye anlatılır futbolcular. Genç yıldızlar, sporcular buralardan doğar.

Bu sahalara bakmak kolay değildir. Hatta futbol sahasını yapmak çok zordur; drenaj sistemi, borular, yağmur ve sulama suyunun göllenmemesi için tesviye ve eğimler vermek, çimi sermek, ekmek, bakmak, sulamak, hepsi başlı başına bir iş, bir beceri, bir ihtisas işidir. Çim sahanın hazırlanması ayrı bir iş olduğu gibi tribünleri yapmak çok daha farklıdır her noktadan, köşeden sahayı rahatça görebilmek, tribün oturma yerlerinin kademeleri, yağmurdan güneşten korumak, aydınlatmak, hepsi için çok farklı bedeller ödenir.

Kısaca futbol sahaları bunca masraf maliyet ve bakımına karşılık on beş günde bir maç yapılır. Diğer günler çimler ellenir okşanır korumaya alınır. Bu kadar para emek, bir de maçı kaybeder küme düşersiniz. Top yuvarlaktır derler teselli olsun diye topun yuvarlak olduğunu hep biz bilir biz söyleriz. Başka ülkelerde köşeli olduğu için maçları dünya şampiyonlarını hep onlar kazanır. Bu da ayrı bir konu.
Demek istediğim on beş günde bir maç oynanır futbolumuz desen yerlerde ayaktan ayağa top gibi yuvarlanır, ayağına gelen patlatır gol olurrrr.

Birinci Lig’e çıkan takım için stat yapmak Allah’ın emri oldu artık. Hem de seyircisi çok olacak diye en az 30-40 bin kişilik yapılır. Birinci Lig’in ilk senesi mahalli takım topallar ikinci senesi yürüyemez olur, düşer, stat yapıldığıyla kalır. Sonra seyirci bin, iki bin boş koltuklar sökülmeye müsait, kırıp kırıp yıldız değil taş yapılır rakip takımı taşlamak için sahaya fırlatılır. Sonra stat masrafları karşılanamadığı için terk edilir makus talihine boyun eğer ucube olarak literatüre geçer.

Yeşil sahaların stadyumların masraflarını amorti etmeleri için yani onca emeğin karşılığını alabilmemiz için statlarda başka etkinliklerin de yapılması gerekir. Dünya ülkelerinde festivaller, olimpiyatlar, yarışmalar, o kentin genç takımları, etkinlikler, konserler, okul etkinlikleri, gösteriler, düzenlenir ve stadın hakkı verilir yani boş tutulmaz.

Türkiye Futbol Federasyon icra kurulu üyesi, başkan vekili, profesyonel kurul başkanı Arif Koşar Manisalıda Mercedes Benz Ege Kupası, ve daha başka Avrupa Genç Milli Takım futbol karşılaşmaları senelerdir Manisa hatta ilçelerinde yapılıyor. Hem stat kullanılmış oluyor başka amaca da hizmet ediyor hem de Manisamıza ekonomik katkı sağlıyor. O kadar yani, yetmez tabii.

Manisa stadyumumuzun adı 19 Mayıs Stadyumu.

Bugün de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı: Biz gençliğimizde stadyuma gider orada ki okullar arası ve birlikte yapılan 19 Mayıs gösterilerini seyrederdik, tabii analarımız babalarımızda izlerdi. Koca stat yeşil çimlerin üzeri rengarenk öğrencilerden gözükmezdi önce boy boy türk bayrakları önde, arkada flamalar, sporcular, gençler, öğrenciler kortej geçişi yapar sonra gösteriler başlardı, bu esnada Spil Dağı’ndan dağcılar toprak getirir valiye sunarlardı. Daha sonra sahada protokolün önüne yer minderleri serilir aletli jimnastik ve yer minderi sporcuları çok güzel akrobatik hareketler yaparlardı. Manisa da bu konuda dereceler almış sporcular vardı. Üç adım, engelli, 100 metre, yüksek atlama çekiç atma, yer minderi gibi sporlarda derece alan sporcular yetişmişti. Sebep: Spora verilen önem ve 19 Mayıs’ta yapılan bu gösteriler gençlere birer teşvikti. (Şehzadeler şehri Manisa bana göre okçulukta dünya çapında söz sahibi olmalı stat kullanılsa olabilir belki de.)

Yeşil rengin anlamından yukarıda bahsetmiştim. Mavi’nin de kerametinden bahsedeyim:
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda stadyumun, yeşil sahanın yerini alan mavi, 60×100 olan yeşil sahayı 7×7 ebadlarında temsil edebiliyor. Göklerin, okyanusların, bulutların rengi olan sonsuzluk timsali mavi elli metrekare yere sığdırılmıştı. Genç nüfusumuz ve genç neslimiz ile övündüğümüz gençler elli metrekarenin bir köşesinde Manisamızın gençlerini temsil edebiliyordu. Bir avuç gencin Atatürkümüzün nutkunu duyurabilmek için gösterdikleri efor görülmeye değerdi. Milli kıyafetli akrobatik küçük çocuklarımızın sportif gösterileri, karate ve matraksiyon gösteriler; Cumhuriyet Meydanının kuzey batı köşesinde güneşe karşı kurulan 50 kişilik bir oturma grubuyla ve çok az kamu çalışanıyla, sıcak havada çekilen işkenceden başka bir şey değildi.

Kısaca bu bayramda da adet yerini buldu.


From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: