İçeriğe geç

PEYNİR GEMİSİ

27 Haziran 2015

Manisa, Saruhan, Magnesia; tarihde Manisa bu isimlerle anılmıştır. Magnesia isminin 4000 yıl öncesinden geldiği söylenir Frig Medeniyeti, Lidya, Yunan mitoloji tanrılarının yaşadığı ülke, helenistik çağ, Bizans, Roma dönemlerinde medeniyetlere beşiklik yapmıştır. Antik dönemlerden kalma çok yerleşimleri vardır. Cumhuriyet tarihimizden önce beylikler döneminde Saruhan Beyliğinin başkenti olmuş daha sonra Osmanlı imparatorluğu döneminde de Osmanlıya sultanlar padişahlar yetiştiren şehzadeler yaşamış yetişmiştir. Bir çok osmanlı eserine sahip olmuştur. Cumhuriyetimizin kurulmasından dört sene sonra imar planı yapılmış bu plan ile yanıp yıkılan şehir yeniden planlandığı gibi korumacılık esasına dayalı olarak yapılan plan ile Manisa da ki eski eserler koruma altına alınmıştır.
Bunca medeniyetin gelip geçtiği, kavimlerin yaşadığı kentte ne olması lazım Müze. Zengin tarihi eserlerinin sergilendiği müze: Neyimiz var? Hırsıza açık vatandaşa ve ziyaretçilere kapalı Muradiye Külliyesinin (1583) eki olan medrese odalarından müteşekkil, kapısından saygıyla eğilerek girilen, üç insanın dönemeyeceği kadarcık mekanları olan, caminin, medresenin bahçesine üst üste konulmuş sağa sola atılmış eserlerin biriktirildiği depo, 432 yıldır yapılamayan, Müze=Depo.

Bunca yıllık tarihi; mitolojik ve antik çağ tarihleri, en önemli ve yakını Osmanlı tarihi, devlet arşivi, ile cumhuriyet tarihi yazma eserlerinin arşivi, kütüphanesi; 1965 yılında öğrendim kitapsarayı, daha eski zamanlarını hatırlamıyorum bu tarihlere yakın zamanda yapılmıştı zaten. 1965 ten başlayalım 50 sene geçmiş kitapsaray aynı, hiç mi okur yazar, çocuklarımız, gençlerimiz artmadı? Kitap yazan olmadı? Hiç mi kitap bulunup raflara konmadı? Tozlu raflar, kalın kapaklı kitaplar, küf kokan arşivler.

Kütüphane bir şehrin tarihidir, geçmişidir, buralarda öğrenilir okunur kent buralarda tanınır, dedesi atası kente hizmeti geçenler buralarda yaşatılır. Eski devirlerde taşlara kitabelere yazmışlar derilere yazmışlar. 50 yıldır yapılamayan, Kütüphane=Kitapsaray (sarayda kitap? Ne alaka)

Müze ve kütüphanemiz olacak ki kent müzesi, kent kütüphanemiz de olsun. İnsanlarımızda ne kadar çok doküman, saklanan eşya var her geçen gün kayıp. Kolleksiyoncular bir bir toplayıp gidiyor. Kütüphane, müze yapalım diye gayret var mı gayret? Evet.

Her sene yapıldı. Memleketimizin akil insanları toplandı Saruhan Oteli mutad toplanılan yer oldu. Masa uzun, protokol kalabalık olduğu için masa uzadı da uzadı. İnsanları, her yıl arttı katılım sayısı. Uzun masada oturanlar değişmedi, bir önce ki yıldan deneyimli oldukları için aynı isimler aynı aşina yüzler. Yemekler yendi konuşuldu ama ortak akıl toplantısı olmasına rağmen yemekte oturanlardan kendi aralarında konuşan çok oldu. Ne mi konuşuyorlardı günlük iş güç naber gibi soruların cevaplarını tartışıyorlardı. Bir kaç yıl geçti netice yok eskiler havanda su dövüldü derler. Adı ortak akıl toplantısı idi. Bitti galiba bi daha yapılmadı.

Çareler tükenmez çıkmayan canda ümit vardır denizciler bunu çok iyi bilir bir platform kuruldu yani düz bir zeminde toplantı yapıldı diye anladım, fikirler ortaya atıldı ama toplantıdan sonra salonu süpüren görevliler ortaya atılan fikirleri de süpürdüler sonrasının ne olduğu merak konusu. Bir daha toplanılmadı her seferinde görevliler süpürüp gidiyorlardı bir başka usul düşünülüyor olabilir…

Yabancılar aksine hiç konuşmaz. Yalan olmasın konuşurlar da yaptıklarını konuşurlar, bitmiş işleri anlatırlar, başardıklarını ve bu başarıda nasıl çalıştıklarını, kimlerin neler yaptığını anlatırlar geriden gelenlere örnek olsun diye. Ödülleri alkıştır, alkışı alırlar birbirlerine sarılırlar sen ben yoktur çünkü birlikte başarmışlardır.

(Rönesans) Fransa; peynirleri çok meşhurdur çok çeşidi vardır 200’ün üzerinde hatta bazı kentlerde kasabalarda peynir pazarları kurarlar ama hiç bir kimse hiç bir ülke lafla peynir gemisi yürüttüklerini görmemiştir.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: