İçeriğe geç

TARİHİ ÇEŞMELER ONARILMAYI BEKLİYOR

2 Eylül 2015

Gürbüz Battal’ın “Tarihi Çeşmeler Kurtarılmayı Bekliyor” başlıklı yazısında bahsi geçen 1.Grup yapı olarak tescil edilmiş merkez ilçede bulunan 5 tarihi çeşmenin restorasyon işiyle ilgili olarak: 

Manisa Belediyesi Başkan yardımcısı olduğum dönemin sonuna doğru: Yıllardır harabe halinde bırakılmış olan sokak çeşmelerinin restore edilerek tarihi geçmişinin yaşatılması, yayla suları tekrar bağlanarak suları akıtılarak tekrar kullanılması amaçlanarak restorasyon çalışmalarına başlatılması için İzmir II no’lu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na 28.11.2013 tarihinde ilk müracaatımızı yapmıştık. Birer anıt değerinde ustalıkla özenle yapılmış olan bu çeşmelerin yapıldığı zamanlarda ki önemi çok büyüktür.

 

28.11.2013 yılı sonuna rastlayan bu çalışmadan bir kaç ay yani 31.Mart.2014 seçimlerinin araya girmesi Manisa Büyük Şehir Belediyesi olarak yapılanmasından dolayı çalışmalara kaldığı yerden yani projelerin tasdiki kurul kararlarının uygulanması ve ihale sürecini de içine alan zamandan sonra, 17.11.2014 tarihinde çeşmelerin ihalesi yapılarak 19.12.2014 tarihinde yer teslimi yapılmıştır.

 

09.01.2015 raspa, derz açma, temizlik çalışmalarının ardından revize projelerinin hazırlanıp tekrar kurula iletilmesi zarfında restorasyon işine ara verilmiştir.

 

Kurul üyeleriyle tekrar yerinde yapılan inceleme ve projelerin onaylanması aşamasından sonra 15.07.2015 tarihinde çalışmaların tekrar başlatılması kararı alınmıştır.

 

        ###### #####

 

Eski Manisa’nın yerleşim alanı olan Manisa Dağının eteklerinde bulunan bu çeşmelerin yanında tarihi değeri olmayan ancak suyunun kullanılması yönünde çok önemi olan daha bir çok sokak çeşmesi vardır.

 

O devirde ki eski mahallelerimizin evlerinde su yoktu sokaklarda içmesuyu boruları döşenmemiş ve evlere su verilememişti. Her ev kullanma ve içme suyu ihtiyaçlarını bu sokak çeşmelerinden sağlarlardı.

 

Çeşme başlarında; sohbetler, mahalle dedikoduları yapılır, kınalar yıkanır, asker uğurlanır, aşıklar buluşur, türküler yakılırdı. Her çeşme yapılırken yanı başına milli ağacımız olan çınar ağacı mutlaka dikilirdi. Özellikle meydanlar ve köşe başlarına yapılan meydan ve sokak çeşmelerinden kova, teneke ve değişik kaplar ile evlere su taşınırdı. Sıcak yaz akşamlarında akşam yemeği yeneceği zamana yakın soğuk su içmek için evin küçük kızı oğlu testi ile soğuk su getirirdi. Bu saatlerde her çocuk çeşme başında toplanır biraz oyuna dalar birazda sıra kapmak için iteleşirlerken testiler arada kalır istenmese de çarpıştırılır çatlar kırılırdı. O yüzden testi kırılmazdan önce kulaklar çekilmez ama “oyalanma çabuk dön” diye tembihlenirdiler.

 

O devirlerde hastalık az olmasına rağmen çünkü gıdalar tabii idi organik diye bir kelime yoktu, hasta eden de yoktu, stres kelimesi de yoktu, kavga gürültü patırtı da yoktu. Hastalığın, ağrının, geçimin, parasızlığın, yiyecek içecek yokluğunun adı genel olarak sıkıntı kelimesiyle anlatılırdı. “Allah sıkıntı vermesin” diye dua edildiğinde sıkıntı çok şey ifade ettiğinden dualar fazla uzun olmazdı.

 

Şimdi unutulmuş olan bir dua daha vardı. Analar kızlarına kaynanalar gelinlerine “Allah suyu olan evlerde oturtmak nasip etsin” dua ederlerdi.

 

Sokak çeşmeleri önemliydi. Hem kullanım hem de yokluğa çare olduğu için sevabı çok büyüktü. Evlere su verilemediği devirde sokağa çeşme yapmak dağdan suyunu depolayıp metrelerce toprak künkler döşeyip su getirmek bir hayli masraflı ve meşakkatliydi. Bir de içeni kullananı bol olsun diye suyunun temiz, devamlı ve soğuk akıtılması çeşmenin yapısının değerli ve gösterişli yapılması da önemliydi.

 

İşte: Unutulmuş, terkedilmiş, suyu akmaz, kullanılmaz olmuş, zamanımıza kadar ayakta kalabilmiş, mevcut tarihi sokak çeşmelerimizi zamanımıza kazandırmak, ve kullanma modası olan damacana suyuna alternatif olması amacıyla başlatmıştık restorasyon işini.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: