İçeriğe geç

YİNE Mİ PLAN? PLANSIZ OLMUYOR İNAN.

19 Aralık 2015

Deveye sormuşlar neden boynun eğri. Nerem doğru ki demiş.
Plana programa millet olarak hazırlanmayız hazırlık yapmayız tevekkel olduğumuz için karar verir sonra işlerimizi Allah’a bırakırız. Plansızlıkla yanlış veya doğru karar verdiğimizi bilmediğimizden Allah’a olması için dua ederiz. Yanlış kararımızın ardından gelen olumsuzluklara katlanır, kader deriz.
Geçen günlerde yerel gazetenin birinde özel haber vardı. Konvoy olmuş araçların fotoğrafının üstünde “Nasıl çözülecek bu sorun?” diye.
Her Manisa’lı sorunu bilmesine rağmen vatandaşlar arasında sıkça konuşulmasına rağmen sorunun çözümü hep karşı taraftan beklenir. Trafik sorunu sadece park etme olarak algılanır. Oysa seyr-ü seferde iken kırmızıda beklemeler, konvoyda öfkelenmeler, sokak ve caddelerin çoğu çift şeritli olmasına karşılık tek şeritten gitmeler, saygılı davranmayıp yol vermeyenler, kurallara uymayıp yanlış araba kullanmaktan yanlış park etmelere kadar hepsi trafikte olan hadiseler.
Tilkinin bildiği kırk şarkının kırkıda kümes üstüneymiş. Evet bizimde şarkımızın kırkıda imar planı üstüne hem kent planlaması hem gelecek planlaması üstüne, günü kurtarma planları üstüne asla değil elbette.
Bu ay ki Büyükşehir meclisinde konuşmalardan biri de şuydu. Hafsasultan Mahallesi’nde Büyükşehir Belediyesi tarafından yeni bir imar planı yapılacak çok eskiden yapıldı da ancak…; bu planlamaya göre inşa edilecek konutların bodrum katlarına o bölgede yaşayacak olan vatandaşların araçlarını park etmelerini sağlayacak sayıda bodrum katlarına otoparklar planlandı. Diyorlar ki: “Binaların altına yapılacak otoparklar maliyeti arttıracak sokaklara yeşil alan kenarlarına park etsinler.” Demek ki Manisamızda park etme gibi bir trafik sorunu yok veya alışmışız sorun olarak görmüyoruz! Yeni bir kent planlamasında zihniyet buysa ve bu da yöneticiler tarafından söyleniyorsa. Karalar bağlayıp ağıtlar yakmamız lazım.
Merkezde ticaret ve insanların yoğun olduğu bölgelerde yapılan otoparklar araçların bu alana sıkça gelmelerinden kaynaklanan park ihtiyacını karşılamak için yapılmakta. Konut bölgelerinde böyle bir otopark alanı olmadığı için okulların veya bahçelerinin altlarının değerlendirilmesi düşünülüyor tabii imkan ölçüsünde bu da kısmî çözüm getiriyor.

Şehrimiz binalarının çoğu ekonomik ömrünü tamamladı deprem endişesi açısından yenilemek gerekir merkezde yapılacak yeni imar planlarında ada veya bir kaç adanın bir araya getirildiği adalar bazında plan yapmak vazgeçilmezlerimizdendir. Bu adalar planlanırken bodrum katlarına otopark planlayıp yol genişliklerini de parsellerden terk ederek genişletip yeşil bahçeler içinde bloklar yapmak ve ada aralarında kalan yolları yeşil alan olarak planlayarak şehrin nefes almasını sağlamak Manisa’nın sıcağını hava sirkülasyonları ile dağıtmak, ufak da olsa spor sahaları yapma imkanı sağlayıp çocuklarımız buralarda oynayıp spor yapıp desarj olma imkanlarını sağlamak gibi sosyal ihtiyaçlarda karşılanmış olur. Eğitimimiz, sosyal yaşantımız, ekonomimiz, komşuluk ilişkilerimiz, dünya görüşümüz değişir.
Avrupa ülkelerinin iklimi bizden soğuk ve yağışlı olmasına, hatta toplu ulaşım alışkanlığı ve kilometrelerce metroları olmasına rağmen bisiklet ve motosiklet kullanımı çok yaygın. O kadar ki kışın karlı havalarda çivili bisiklet lastiği kullananlar dahi var, Finlandiya. Yağmurluğunu giyip sabahın köründe (ayazında) yağmurlu havada ilkokula giden çocuklar var, Hollanda.
Şehrimizin merkezi iki ilçeden oluşuyor. Bu ilçeler Şehzadeler değil ama Yunusemre ilçesinin kendi ticari alanını planlaması şehrin batıya doğru yapılaşması için bir atlama tahtası oluşturması gerekir. (Gerçi Büyükşehir Belediyesi bunu planlamaya başladı.) Zaman kısalıyor günü kurtarmak çözüm değil.
Organize sanayi bölgesi hem idareci ve yöneticiler ile bir araya gelmek hem de bu bölgede ki işletme, fabrika sahiplerine kentin derdinin onlarında derdi olduğunu kentin sorunlarının çözülmesinde birlikte hareket edilmesi gerektiğini anlatmak gerekir.
Celal Bayar Üniversitesinin kente kazandırılmasından bahsederiz. Ancak biz Spil’den onlar Yunt dağından karşılıklı “Sana bir tepeden baktım Manisa” der dururuz. Oysa üniversitesi olan kentler ekonomik durumlarını ve sosyal yaşantılarını bu sayede düzelttiklerini göz ardı ederiz.

Vakit geçiyor, halk bekliyor, geleceğimiz her geçen gün bizden biraz daha uzaklaşıyor.
Ama karar verelim artık tutamıyoruz zamanı.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: