İçeriğe geç

“BUGÜN YİNE GÖNLÜMÜN BAHÇESİNDE GEZİNDİM”

24 Aralık 2015

Divlite gittik Zafer Okulu’ndan, Ankara’dan İzmir’e gittik paralelinden aman düzelteyim yan yoldan (bu da yanlış yan yollara girmiş gibi.) Onca yol yürü yürü, dedim ki, “Benim belediye otobüslerine serbest (bedava) biniş kartım var.” Dinlemedi güldü geçti genç başkan halden anlamadı dedim yürüdüm. 

Divlite gidinceye kadar sağda solda ki evlerin gözlerimizle fotoğrafını çektik. Yolda ki vatandaşlara selam verdik hepsinin yüzü gülüyor anladılar ki başkan buradan geçiyorsa başkaları da geçecek. Yol boyunca selam verdiğimiz gruplar vardı kara kasaların içinde sarı turuncu renkte mandalinalar kasalar üst iste kabuklar bir yanda mandalinalar ötede kadınlar çoğunlukta hem muhabbet hem iş ha gayret. Bu yörede soyan ordusu tırtıl gibi şöyle çevirince mandalinayı tüm çıplaklığı ile soyulanların kasasına giriyordu. Kabukları atılıyormuş bu da değerlendirilebilir ama soymaktan saymaya zaman yok.

Yolun sonu dediğimizde divlit sizin anlayacağınız jeopark alanına dayandık. Buraya girişi yapalım araçlar burada parketsin, güvenlik tesis gibi bir şeyler yapalım, yürüyelim yürütelim. Onlar yürüsünler yer görsünler bizde turist görelim. Onları son derece rahat etmeleri konforlu bir gezinti yapmaları için her imkanı düşündük yerinde planladık. Divlit’e kadar giden yol sürpriz olsun söylemeyeyim yapılıncaya kadar.

Buradan döndük Orhan Acar binasına. Kendi yok ama adı kaldı yadigar. Seçim zamanlarında bir kozdu bu jokerdi siyasiler için. Bu binayı yıkacağım deyip seçim kazananlar varmış ne kadar zaman, kırk yıldan beri. Ne Cengiz Başkan ne de Hüseyin Başkan yıkacağız diye seçim malzemesi yapmadılar ama yıktılar bu binayı. Yapacağım edeceğim devri geçti yap kardeşim elinden tutan mı var? 

Ekonomik ömrü çoktan dolmuştu, yapının sahipleri ile anlaştılar. Cengiz Başkan kamulaştırma ekibini gönderdiğinde ben de Kula’daydım zaten hiç ayrı kalmadım ki. Pazarlıklar yapılırken Hüseyin Başkan da geldi her şey bitti hesap numaraları verildi imzalar atıldı fotoğraf çektirdiler bana abi sende gel dediler de bu sizin işiniz deyip tevazu gösterdim bilseydim bu imzaların önemini tarihe geçmek isterdim!
İşte bu yan yoldan Mevlana Caddesine kadar yürüyeceğimiz yolun startıydı Orhan Acar binasının yeri. Yıkılmış temizlenmiş düzenleme yapılacak. Hüseyin Başkan aklında ki projeyi anlatıyor.

Yolumuzun sonu Mevlana caddesine geldiğimizde yan yolun projesini şekillendirmiştik. Kimlerle? O gün başkan vekili olan Faik Hocam, Manisa Büyükşehir Belediyesi peyzaj mimarı Esra Hanım, vekalet bırakmış ama yine görevde olan Kula Belediye Başkanımız Hüseyin Tosun, Koordinatör Önder Baştürk.

Gruptan ayrıldığımda arabaya binerken oflayıp poflamaktan yorulduğumu anladım. Kula da günü daha bitirmemiştik. Jeopark koordinatörü Erdal Hocam ile hibe projeler kurdu Kula Belediyesinden Sait kardeşimi görmeden ayrılmadım. Biri sabah akşam yatıp kalktığı jeoparktan bahsederken Cumartesi Pazar jeoparka gelecekleri anlattı, Sait de elime yine bir proje daha tutuşturdu.

Postacı kapıyı iki kere çalar ama şans bi defa yüze güler. Bu gençler başkan dahil Kula için bir şans, ayrıca yüzleri de hep gülüyor.

From → KULA

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: