İçeriğe geç

DÜZENSİZ DÜZEN

17 Ocak 2016

Gazetelerde yazılar: 

Bir yazıda : Dün günlerden  idi camiler doldu taştı, “çok cemaat olduğundan, kaldırımlarda namaz kılındığından, turist falan gelirse (gelsin diye uğraşıyoruz ya,) kaldırımlarda ki insanları görürse dünyada olmayan böyle bir manzara…Kalabalık, cemaat ve camilerin yetmediğinden bahisle yıkalım küçükleri yapalım büyükleri diyen vatandaşlara tercüman olmuş camiler yetmiyor diye yetkililere seslenmiş.” Haklısın ayarlı mesailerden sonra daha da kalabalık olacak.

Bir başka yazı çocuk hastanesi: “Hastalar üst üste kapı önünde şifa arayanlar, Moris Şinaşi’nin göz yaşları, ana babaların feryatları, sırada bekleyen çocukların ağrıları sızıları. Üç belediye, koca büyükşehir Manisa çocuk hastanesi yetmiyor bahçesi araçtan içerisi çocuktan geçilemiyor. Büyük bir çocuk hastanesi yapılsın yetkililer görmüyor mu?” Duysun. Yetkililerin çocukları büyük, onlar büyük hastanesine gidiyor bilmeyebilirler.

Bir başka yazı: Bu yazı bir çok konuya temas etmiş. “Çevre kirliğine akan Gediz, yollara sığmayan araçlara otopark, yıllardır uyandırılamayan derin uykulu Manisa.” (Manisa uyurken uyanık manisalılar…) “Çare taş üstüne taş koyalım.”

Bunlar son iki günde yazılan yazılardan bir kaçı. Bu yazıları haberleri yazanlar hepsi arkadaşlarım. Zaman zaman ben de bu konular üzerinde yazdım. Ama arkadaşlar bunlar yazmakla çizmekle olmuyor, çizmekle olacaksa ben hazırım mesleğim bu. 

Biz millet olarak düzensiz düzene alışığız alıştırdılar, yaşantımız bu. Sokaklar bir karmaşa bir kargaşa çöp kutularından tutun da konteynerlere, panolardan reklam pankartları bez afişlere kadar. Usülsüz parklanmalardan düzensiz trafiğe kadar. Kaçak çatılardan rahatlıkla yapılan gecekondulara kadar. Sırasız kuyruklardan kuyruklu yalanlara kadar. Gelip giden omuz atan bağıran çağıran kavga eden insanlardan (buna da şaşıyorum bu insanlar koca gün nereye gelip gidiyorlar bu araçlar Manisa gibi yerde nereye seyr-ü seferdeler) işgaliyeden yürünmeyen kaldırımlara kadar. Sizin anlayacağınız “Çer çöp” deyip gidiyoruz.

Kaymakamlar, belediyeler, kamu kurumları, büyükşehir olunca üçe katladı. Her bir yetkili kurum bir şeyler yapmanın peşinde bunlara dernekler, sivil toplum kuruluşları, odalar salonlar eklenince her kurumdan ses çıkıyor. O kadar ki işi olmasa da televizyon haberlerine gazete küpürlerine cevap veriyor yorum yapıyorlar. “Ne olacak bu memleketin hali” diyenler hariç. Çok sesli bir koro. Oratoryo diyorlar galiba. Koronun sağından bir ses solundan başka bir ses çıkıyor ama sonunda alkışı alıyorlar. İşte taş üstüne taş koyanlarda böyle, sonunda alkışlıyoruz.

Taşı taşın üstüne koyarken neden koyuyoruz? Taşları üst üste koyduğumuz yer neresi? Bir plan, bir proje, bir proğram var mı? Kimler neye karar veriyor? Yetkililerin birbirlerinden haberleri var mı? Kimler sorumlu? Sınırlar? Sonunda ne oluyor? Olmuyor yıkıyoruz bir daha taş üstüne taş koyuyoruz.
Düzensiz düzen: 

Manisa hastaneler şehri olacak. Ölmez sağ kalırsak.

Büyükşehir Manisa. Yasa değişiyor.

Sanayi üstüne sanayi. İşsizler ordusu.

Siyasiler gidenleri topluyor. Oysa “Kapımız açık” deyip gitmelerine imkan sağlıyorlar.

Çay, rakı…Kaçaklar ülkesi. Kayıp kaçak bedellerini vatandaş ödüyor!

Hormondan yediklerimiz midemizde büyüyor ötenleri bile var. Her gün bir beslenme uzmanı peydahlanıyor. 

Daha binlercesi.

Tüm bunlara kim, ne zaman “Dur” diyecek?

İşte, bizi üzen düzensiz düzen.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: