İçeriğe geç

İNSANI YAŞAT Kİ KÖYLER YAŞASIN.

29 Nisan 2016

Mahmut Bey (Salihli Belediyesi Başkan Yardımcısı) ile sözleştiğimiz gibi Salihli girişinde buluştuk. “Önce yeni yaptığımız kent müzemizi gezelim mi?” Kent müzesi merakımızı biliyorlar, oraya yönlendik. Arnavut taşı kaplı genişçe bir avlu etrafında eski tescilli yapıları bulunan küçük sempatik cana yakın insancıl bir komplex. Bu tür yapılarda avlunun ortasında küçük bir süs havuzu bulunur onun yerinde portakal ağaçı varmış bozmamışlar gelen misafirlere meyvesi olduğunda ikram ediyorlarmış. Evlerden birinin alt katını kafemsi çay evi yapmışlar şirin güzel bir köşe olmuş. Kitap okunası yazılası sakin bir yer. 

Hemen yanında ulu çınarları olan tren istasyonu var, bu alanda korumaya alınmış. Nostalji değil 50 sene öncesi sanki. İstasyon fotoğraflarında ki yolcuları hayal edin sizin de fötr şapkalı veya kurüvaze takım elbiseli haliniz canlanır gözlerinizde.
 
Belediye önünde Harun Hocam, meslektaşım Selcen Hanım ile buluştuk.
Harun Hocam,

-Halı ve Kültür müzemizi de gezelim mi? 

-Biz de olmayanları gösterip kıskandırıyorsunuz.

Sardes Kentinin yer mozaği motiflerinden kırlentler, kaneviçeler, çocuk resim yarışmalarında derece alan resimlerin model olarak kullanıldığı kök boyalı halılar, kilimler, baskı iplik tekniğiyle dokunmuş ipek görünümlü halılar.
(Bakakaldım, kalakaldım. Koca Manisa da yer bulamadık, hep lafta kaldık, yerimizde saydık, saymaya devam. Ne kent ne kültür sanatları müzemiz oldu. Salihli; parayı bulan kültürlü sartlılardan bu yana aynı anlayış kültür devam ediyor. Bizim Magnesia’lılar kültürsüz müydü acaba? Hiç sanmam.)

Menzil-i maksudumuz Kemer Köyü’ne gitmek iken, Harun Hocam bir parmak bal çaldı kestirmeden.

Salihli/Kemer Köyü: Adının Kemer olduğunu pek tahmin etmiyorum. Ahşap işleme tavanlı konakları, ustaların hünerlerini gösterdikleri büyük evleri, pederşahi yaşantıların toplaştığı kayrak taşı kaplı avluları, sarnıç kuyularını birbirlerine bağlayarak yağmur sularının, dertlerini tasalarını sevinç ve mutluluklarını paylaştıkları gibi paylaşıldığı, Nardis Antik Kenti’nin devşirme malzemelerinin duvarlarda, avlu taş kaplamalarında kullanıldığı, arnavut taşı kaplı dar sokaklarına sıralanan evlerin arazinin eğimli yapısına uyarak yerleştirildirildiği, arkasına tepeyi alarak sert esen rüzgarlardan korunduğu, ovaya ve karşı dağlara bakan muhkem yerleşimi olan bu köyün adı Kemer olamaz. 

Çatılar yosunlu kiremit taş tozu, duvarlar taş, sokaklarda, taş gibi bir köy.
Tuğla örgüsü olan minaresinin camisinin iç mekanında el yazması ayetler, süslemeler, tavan göbeği, sermafili ayrı bir sanat. 1796 yılını tarihlemişler o günden bu güne çok ellenmiş ama özelliği taşınagelmiş denilebilir.
Suyu olmayan köyde bir de değirmen var. Unu, elektrik üreten motoru ile öğütüyormuş. Unu ürettiği yetmezmiş gibi köyün çarşısının sokaklarını aydınlatmak için elektrik de veriyormuş. Motorunu görmeye değer. Değirmen tam bir müze.
Köyün ufak dükkancıklarından oluşan çarşısı hatta palamut almaya gelen tüccarların konaklayacağı şimdi kullanılmayan oteli bile var. Köy Palamut ticaretiyle zenginlemiş. 

-Ne işe yaramış bu palamut ticareti yapılacak kadar dediğimde. Halıda iplik boyası olarak kullanılırmış. Boya için palamuttan zengin olan köy, halı dokuyan köyleri düşünemedim.
Bizse halının nasıl dokunduğunu unuttuk köy kahvelerinde laf üretmekten. Üç beş teyze sokağın gölgelik bir köşesinde oturmuşlar, selam verdik hoşgeldinizden sonra kendimizi tanıtınca “Bu yollada yürünmüyo daş döşevingari buralarıda” dediler. Halıcılık bitmiş köy zaten yeni yapılan tuğla evlerle yola çıkmış gidiyor bir de arnavut kaplı taşların yerine beton parke döşeyivedik mi tam gaz.

Bu köye 22 Mayıs da köy pazarı kuracak Salihli Belediyesi. Hem köyü şehirliye tanıtmak, kültürünü yaşatmak, köylerinin kıymetini anlatmak için palamut almaya gelmesekte lezzetli zeytin yağından almak için gelmeye görmeye hatta köyü gezip beğendiğiniz her hangi bir evde dibek kahvesi içmeye değer.
 
O kadar misafirperverler ki burada geleneğimiz göreneğimiz kültürümüz hala yaşıyor. Ne demiş Şeyh Edebali “İnsanı yaşat ki (devlet yaşasın) köylerimiz yaşasın, şehre göç dursun, köylerimiz kalkınsın.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: