İçeriğe geç

O HALDE SİZ, RABBİNİZİN HANGİ NİMETLERİNİ YALANLIYORSUNUZ?

2 Mayıs 2016

Merdivenlerden çıkarken ne diyeceğini ezberler gibi içinden tekrar ediyordu. “Ecale etme tane tane, tek tek anlat tenbihledikleri gibi, zaten sen de biliyon.”
Özel odada beklemeye başladı sekreter hanım “Ne içersiniz? diye sormuş, “İçmeyeyim taze içtim” deyivermişti.

-Tamam beyefendi sizi bekliyor buyrun deyince ayakları dolaşarak içeri odaya girdi elinde tuttuğu kasketi yamulmuş sıkıyor da sıkıyor bir elinden öbürüne dolandırıp duruyordu. 

Oturdu ama aslında koltuğun kenarına ilişti. Beyefendi yumuşatmak için hal hatırdan sonra,

-Çoluk çocuk nasıllar okula giden var mı? 

Yav şimdi onların sırası değil ben kahvede tenbihlenenleri anlatacağım. 

-Eyilerdir ama ben bizim köyde ki bu sene ki mahsul için gelmiştim. Yaş üzüm yapıyoz efendim tabii her sene… 

-Evet biliyorum her sene sıkıntı yaşıyorsunuz. Pazarlamada sıkıntı var. Tüccar bu sene soğuk vurduğu için ürünün az olacağından ve para yapacağından bahsediyor. Öyle olacak gibi de gözüküyor.

-Efendim tüccar hep öyle diyo da almaya gelince kırk dereden su getiriyo. Biz ilaçımızı attık bir ay sonra sıcaklar basmadan üzümler yanmadan örtmeyede başlığcez. Koca ova bembeyaz oluvecek, kahvede konuşuyoduk naylonlar bu sene bi kat daha artıvemiş buna da dur deyen yok mecburuz ya, onlarda biliyo, kafalarına göre satıyolar. 

Açılmış konuşuyordu hem anlatıyor hem de bunları ben mi söylüyorum diye içinden geçiriyordu. 

-İlgileneceğiz siz merak etmeyin.

Odadan çıktı binanın dış merdivenlerine kadar gidebildi yığılırcasına basamağa oturdu.

-Of be ne zormuş emme bir bir anlatıvedim o da hak vedi. 

Bir sigara yaktı söylemeyi unuttuğum bir şey var mıydı diye düşündü. “Tüh be Halime’nin düğüne davet etcedim. Geri dönülmez gari ayıp olur hem ne bu samimiyet demezle mi. Eh o köye gelince söölerim.”

Bağlara soğuk vurdu haberleri ile üzümcüler hatırlatıldı. Hep unutuluyora. Yapraklar pazara çıktı kaza bela olmadan toplanır inşallah yine bağcılar haberlerde. 

Koca Sarıgöl ovası gök yeşili beyaz gelinliğini giyipte beyaza bürünmeden pazarı ederi bulunur da, asmalarda akıp da sirkelik olmaz kehribar sarısı üzümler inşallah. Rusya, ilaç bahane edilmeden geçen yıldan pazar bulunmuş anlaşmalar yapılmış fiyatlar belirlenmiştir inşallah.

Gediz ovasında pamuk geri geleceğe benziyor. Selendi de tütün ekimi başlamış. Üzüm zaten göz bebeğimiz. Bu üçlü Gediz ovasının ayrılmazı, olmazsa olmazı. Ova, boş kalınca ya davulcuya ya zurnacıya misali ya mısıra ya kısıra kaldı.
Üzümü; dünyada tek geçiyor, pamuğu; lifinden parasüt ipi yap, tütünü; tüttür tüttür üfür her dumanı keyf. Adamlık fidanlar seralarda, yaşı lezzet, kurusu kışın kahvaltılarda. Adam dik adam çıksın hüdai nabit aynıyle sabit. Gediz nazlı ak rengin yüzüne geldi salkım söğütlerin gerdanlık, kuşlara yuvalık, kök dibi sazan, diz kapakta levrek, geri geldi enginlerden balıkların. Ovasının her karışı altın sarısı, bereket her damlası, yıllara meydan okuyor, uzun yoldan Murat dağı felan değil tarihlerden akıyor. 

Hak verir, kul kıymet bilmez imiş.

Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: