İçeriğe geç

ESNAFI YAŞAT Kİ ŞEHİR YAŞASIN.

4 Mayıs 2016

Her yıl binlerce araç trafiğe çıkarken otopark yeri ayırmakta bulmakta zorlanan kentler farklı planlamalar ile araç trafiğine çözüm arayışına girmek, yaya araç ilişkisine çare bulmak zorundadırlar. Bunun da tek çözümü şehir merkezlerini yayalaştırmaktan geçmektedir.

Mağaza ve alışveriş mekanlarının, yayaların kullanımına ayrılması gereken alanların araç trafiğinden arındırılması gerekmektedir. Şimdi olmasa da kısa bir zaman sonra şehir merkezine araçların girmesinin yasaklanmasından başka bir çözüm bulunamayacaktır.

Bununla ilgili olarak merkezde 400 ve 600 araçlık otopark yapılmıştır. Eski Garaj’da yeni yapılacak Büyükşehir Belediye Hizmet Binası’nda 2000 araçlık otopark daha yapılacaktır. Eski Garaj çarşı (merkez) arası yaya olarak on dakikalık bir mesafedir. Dolayısıyla araçları depolayacak otoparklarımız olacaktır. 

Çarşı esnafına; caddeleri genişletip araç dediğimiz demir teneke yığınlarını vitrinlerin önüne istiflemenin ne faydası olacağını sormak lazım gelir. Otoparka girip çıkmakta zorlanacak şekilde otoparkın burnunun dibine parketmiş araçların kaldırılmasını isteyip alış verişe gelenlere konforlu bir alan sağlamaları gerekirken.

Göreve geldiğimiz günden bu yana cadde ve sokak düzenlemelerinde bu ana fikirden hareketle planlamalar yapıyoruz. Yayalara ağırlık vererek yollar daraltılıp kaldırımlar genişletilmekte, yürüyüş ve gezintinin özendirilmesi için yeşil bantlara ağaç ve çiçeklendirmeğe önem verilmektedir. Bu şekilde merkezde ki mağaza ve dükkanların vitrinlerinin izlenmesi giderek alışverişin canlanmasına arttırılmasına imkan sağlanmaktadır.

Yaya gezintilerinde; insanların birbirleriyle olan ilişki ve davranışları, göz temasları, selamlaşmaları ayak üstü sohbetleri, hal hatır sormaları sayesinde şehir halkını daha da birbirlerine yakınlaştıracak birbirlerini tanımalarına birbirleri ile dost olmalarına çevresini şehrini sahiplenmelerine, korumalarına, benimsemelerine yardımcı olacaktır.

Giderek daha yaşanılabilir bir hayat, daha paylaşılabilir bir gelecek, daha yardımsever bir toplum, saygı ve sevginin hüküm sürdüğü, insanî duygu ve davranışların tekrar insan hayatında ki yerini aldığı, genç ve çocuklarımızın bu görgü, duygu ve saygı ile büyüdüğü bir anlayış yerini alacaktır.

Tüm bunları düşünerek hareket edildiğinde caddelerin, sokakların, kaldırımların planlamalarının değiştirilerek bir takım düzenlemeler yapılarak ağaçlandırılması, aydınlatılması, çiçek ve yeşillendirilmesinin israf masraf ve müsriflik olarak değerlendirilmesi çok büyük bir aymazlıktır.

Eğitime bunca yatırım yapılması çocuklarımıza eğitim için türlü imkanlar aranması harcamalar yapılması en iyi okul ve eğitimcilerden faydanılması için harcadığımız emek ve gayretlerimizi nasıl yadsıyamazsak bu çevre düzenlemelerinin bizlere kazanımlarını da yadsıyamayız.

Sığ düşünce, kıt akıl, sabit fikir ve at gözlüğü ile ufuklar gözlenemez. İnsanî yaşayış, insanî davranış, insanî ve sosyal hasletlerimizin toplumumuza kazandırılması bu duygularımızın çocuklarımıza gençlerimize örnek olması sayesinde geleceğe ümitle bakar yarınlarımızdan endişe duymayız.

İşte bu ana fikirden hareketle yapılan planlama ve düzenlemelerin tek amacı budur. Manisa’yı tekrar yaşanabilir sokakta dolaşılabilir halkın birbirlerini tanımalarını sağlayabilir bir şehir yapmaktır.

Not: MAGİDER dernek başkanı Ayberk Aloğlu ve arkadaşları müteşebbis gençler, şehri ve esnafı için gayret gösteren planlamalar yapan bir kardeşimiz, oğlumuz. “AVM’leri biz yapalım” derken Manisa için güzel bir proje olduğunu anlatacağım.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: