İçeriğe geç

HER YOL ANKARA

22 Ağustos 2016

Vurdumduymaz köyü yakınlarında orman yangını çıkar. Köylüler tepeden baktıklarında yangının köylerine uzak olduğunu görürler. Muhtar ve bazı tecrübeli köylüler işaret parmaklarını gırtlaklarına kadar ağızlarına sokar havaya kaldırırlar rüzgar köylerinden yangına doğrudur bize gelmez deyip köylerine dönerler.

Daha sonra rüzgar yön değiştirerek yangın köye yaklaşmaya başlar. Aksine rüzgar şiddetini arttırmış kısa zamanda köye yaklaşmıştır. Bize gelmez deyip tedbir almayan tedarikte bulunmayan köylüleri telaş alır ama aralarında yine de şimdi terse döner korkmayın diyenler olsa da rüzgar şiddetlenir köyün kenarı bacası demez uğraşlar fayda vermez ıslak parmakla rüzgar tayini yapılan eller kollar söndürme çabalarından takatsiz kalır köy yanar.

Ankara Mavi Tren, Alaşehir seferi yapan kara tren, Balıkesir treni: Önce Nurlupınar’dan Manisa’ya girer kuzeyinde yani demiryolunun alt tarafında Ahmet Bedevi Mahallesi kalır.
 
Sonra istasyon mevkiine gelir yıllardır her yerde paşaya kelle yetiştirir bir telaşımız olmasına rağmen burada saatlerce bekleyen araç trafiğinin yoğun olduğu devlet hastanesinin bulunduğu hemzemin geçidden geçer. Kuzeyinde stadyum gıda çarşısı, hal, fuar merkezi, yeni otogar, ikinci anafartalar mahallesi kalır. 

Tren devam eder öğretmen evininin kavşağında uyduruk bir hemzemin geçidle galericiler sitesine bağlanılır. Kuzeyde Kuşlubahçe, Spil mahalleleri kalır. 

Tren 150 metre daha gider Cider Yağ Fabrikası’nın orada uzun yıllar insan doğrayan kontrolsuz hem zemin geçidin kuzeyinde Barbaros mahallesi kalır bu mahalle perşembe pazarına bu hemzemin geçidden gider gelir. 

100 metre sonra barbaros mahallesine bağlanan sözde kontrollu bir hemzemin geçid daha vardır. 

Tren Menemen’e doğru devam eder 250 metre sonra Horozköy istasyonuna gelir burada da sözde kontrollu hemzemin geçid vardır kuzeyinde ki Atatürk Mahallesi’ni bağlar, Fatih Mahallesi’nden geçilir.

Tren durmaz hat boyunca demir parmaklıklar arasından geçilen bir çok yırtık geçid vardır Hafsa sultan, Cumhuriyet mahallelerine geçilir.

50 metre sonra bir geçid daha vardır arabadan inilenerek kontrol edilen cinsten Fevziçakmak Mahallesi’ne geçilir. 

Tren Manisa’dan çıkmak üzeredir en son Muradiye istasyonundan geçerken, kavşak geçid karayolu karışımı bir geçidden şimdilik 16 bin sonra 66 bin olacak Muradiye ve Yuntdağ köylerine gidilir.

Şehir içi seyr-ü seferini güç bela tamamlayan tren uzun uzun sirenini çalsa da koca gövdesiyle ağır ağır yol alsa da hayat gailesi sarmış vatandaşlar dalgın halde 147 cm’lik demiryolunu geçerken uzun yıllar trenlerin altında kalmış çok canlar yanmış çok evlere ateş düşmüştür.

Bir devir gelir bu hatta hızlı tren yapılmak istenir kestirmeden tren gibi hızlı yapılması için 80 senelik güzergah iyileştirilerek hızlı tren projesi hazırlanır. 

Manisa’yı bölüyormuş, nüfusun yarısı bu hattın kuzeyinde kalıyormuş, yavaş tren hattı iki yakayı bağlayamazken hızlı tren ustura gibi Manisa’yı ortasından karpuz gibi keserken, devlet hastanesi acil servisine ambulans içinde hasta beklerken kan kaybından insanlar hastane yerine hakka giderken, her noktasında tehlike arzetmesine rağmen ölüm pahasına her yerden geçmeye çalışan insanlarımız evlerine bir an önce kavuşacağı yerde rahmeti rahmana kavuşurken…

Rüzgarı parmağıyla tayin eden insanlar; yıkım, söküm, kamulaştırma, bakanlar kurulu gibi yüksek makamdan kararı resmi gazetede okuyunca ateş bacayı sardığında; babadan kaldı, atadan mirastı, kıt kanaat aldım, başımızı sokacak bir evimiz vardı o da…, ne yapmamız lazım, sızlanmalarına karşılık. Dilekçe mi yazsak? Okunmuş pirinç mi yutsak? Belediye bakmıyor mu? Valilik mi karışıyor? Demiryolları mı arşınlıyor?

Görmedim, duymadım, bilmiyorum. Üç maymunu oynayan bizler. Üç silahşörler gibi “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” desek, düşünsek, davransak, çalışsak, birlik olsak, sadece demiryolu değil.

Her yol Ankara olur.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: