İçeriğe geç

PALDIR KÜLTÜR

30 Nisan 2017

 

Yıllar sonra Manisa İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi’ne gittim. Benim ziyaretimden bir kaç gün önce gitmiş arkadaşım Abidin Yatkın okulun güzelliğini benimle paylaşınca unutmuşum bir gün beraber gidelim dedim.

Müdür beyin odası okulun aynasıydı. Eğitimi teşvik eden pirinç levhalarda yazılar, Van Gogh’un meşhur tablolarının röprodüksiyon örnekleri, varaklı çerçeveli ayna, kitaplar… (izin isteyip fotoğraf çekmeyi utandım) Daha farklı objeler, neler neler.

Müdür Osman Bey okulu gezdireyim dedi ve baş müdür Orhan Yılmaz ile hep birlikte kalktık. Koridor da sergilenen objeler ile koridor müze görünümündeydi. Osmanlıca yazılmış diplomalardan sportif faaliyetlerde kazanılmış kupalara kadar her şey camekanlarda sergilenmiş. Anfi şeklinde sınıfından, konferans, geniş kulisi ile tiyatro ve gösterilerde kullanılan 250 kişilik salonu var. Sadece bununla da kalmıyor o zamanının kültür ve sanata verilen önemini anlatan bu salonun bir de Alman yapımı, büyük, kuyruklu piyanosu var hala çalışır vaziyette sahnenin önünde duruyor.

1937 yılında Cumhuriyet kızlarının meslekî eğitimi için yapılmış bu okul aynı zamanda kültür ve sanatla da bağdaştırılmış. Belki o yıllarda bu tür konferans salonu olmayan Manisa’da, çeşitli sosyal ve kültürel amaçlı gösteri ve konuşmalara ev sahipliği yapmıştır.

Kültür ve sanata verilen önemin değerini anlatabilmek açısından Manisa’da ki bu okuldan bahsetmek istedim. Ayrıca o yıllarda ki sinemalarımızdan Şehir Sineması; localı, balkonlu, ahşap döşemeli, duvarlarında dekoratif kaplamaları olan cadde giriş kapıları kalın ahşap, pirinç menteşe ve pirinç kapı kollarından yapılmıştı (şimdi ki istasyon binasının kapıları gibi) ve ancak bir hafta öncesinden bilet aldığımızda yer bulabilirdik. Kalın kadife perdesi gong çalınarak açılır sinema ve tiyatro gösterileri başlardı.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) kültür sanat ile ilgili altıncısını yayınladığı 2016 yılı raporunda, Türkiye çapında ki araştırma sonuçlarını gösteren ‘Türkiye’yi Anlama Kılavuzu’na’ göre:

Toplumun %49’u hiç sinemaya gitmemiş, %39’u hiç kitap okumuyor (daha yüksek olma ihtimali yüksektir), %66’sı konser, tiyatro ya da opera gibi herhangi bir etkinliğe katılmamış, %81’i hiçbir enstrüman çalmıyor, %57’si video, VCD, DVD ya da internetten film veya dizi izlemiyor, %47’si dergi okumuyor, %86’sı bir hobi kursuna hiç gitmemiş. %85 ile de sık yapılan etkinliğin televizyon izlemek olduğu görülüyor.

Ülkemizde 15-24 yaş grubundaki gençlerle yapılan boş zaman değerlendirme anketlerine (TÜİK 2014-2015) göre televizyon izlemek %94 ve sosyal medyada zaman geçirmek %56 yer alıyor.

Kınamak doğru değil, bu veriler yurt genelinde Manisa’nın verileri değil ama Türkiye’nin batısında ki bir ilden örnek olsun diye, kültürel sanatsal yönde Manisamız ne durumda ona bir bakalım.
Müze: Yarı açık, Mimarsinan’nın eseri Muradiye Camisi’nin 1583 yılında yapılmış olan külliyesinde yer darlığından hizmet veremiyor.
Kütüphane: Kitapsaray 1938’ten beri aynı. 80 yılda okuyucu ve okunan kitap da hiç mi artış olmadı?
Sinema: Eskilerin hepsi yıkıldı. Kızılay Düğün Salonu, Taç düğün Salonu oldu. Zevk sineması gökdelen, köşk sineması kaderine terk edildi.
Konser Salonu: Kültür Sitesi kompleksinde 1985 yılından (nüfus 220 bin iken) bu yana hizmet vermekte.
Tiyatro Salonu: Bu da aynı komplekste 1985 yılından bu yana hizmet vermekte.

400 bine yaklaşan Manisa nüfusu, 3 binden fazla MCBÜ akademik personeli, merkezde okuyan 25-30 bin MCBÜ öğrencisi olmuş bir şey değişmemiş. Artan genç nüfus, okul, kolej, gelişen büyüyen Manisa.

Uzun yıllardan bu yana Manisa’ya kültür ve sanatla ilgili yatırım yapılmış mı? Kent müzesi, kent arşivi, kent kütüphanesi, sanat galerisi, kültürel ve sanatsal etkinliklerin yapıldığı, üretildiği, sergilendiği mekanlar var mı?

Şehzadeler, kadim şehir; turizm danışma ofisi, rehber eğitimi, yabancı dil bilen rehberleri var mı? Mesir Festivalinde, hepsi ingilizce bilen yabancı delegasyona, bırakın simultane tercümanı adam gibi normal tercüman dahi yok yıllardan beri. Daha da önemlisi Manisa’lı olup da gönüllü rehber olacak Manisa’yı bilen kaç kişi sayabiliriz?

İğneyi kendimize çuvaldızı… her ikisini de batırmayalım. Niye durduk yerde acı çekem ki?
Ört ki ölem.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: