İçeriğe geç

ENFLASYON DEFORMASYON

10 Temmuz 2017

Susuzluk, bahar yağmurları gelmedi bir türlü, gözlerimiz göğe çevrili bulut bekliyoruz, gelen bulutlar da geçip gidiyor (orman yok) yine umutlar suya düşüyor. Su da yok toprağa düşüyor.

 

Dün yağmur duasına çıkmışlardı erkekler ama inşallah Allah dualarımızı kabul eder. Hoş o işe de aklım ermiyor yağmur duasına gidiyorlar namaz vakti ezan okunuyor camiye gitmiyorlar. Yağmur duasını gezmek görüyor olmalılar yine biz kadınlar evlerde kapı önlerinde üç kulhü bir elham okuyoruz. Erkekler kahvede lafını yapıyorlar:

 
-Üle ibram ne bu koraklık rahmetli dedem anlatıdı bi yıl öyle kurak öyle kurak olmuş ki her yaka kavrulur olmuş, toprak çatır çatır ortasınan çatlamış öle bi çatlamış ki çatlaklan arasından dedemin sadıçı Hüsmen’in torunu düşmüş de kaybolup gidivemiş. Allah mafaza aynısı olmasın.

 
-Sen ne attın ibram.
-Papaz.
-Üle sende yaralı parmağa işemezsin adam gibi bi kağat at da gör bak nasıl da çakıyom pastrayı masaya.
-Soracığıma benim fidelee kurucek bu gidişle, karıla da kavga ediyoz siz yağmur duasına mı kağat oynamaya mı gidiyonuz? Diye. Şu hocanın da üfürüğü kuvatlı değil herhal. Haydi cemaat haydi cemaat diyo üle bizle olcek iş mi? Arayalım şu bizim müftüyü gidelim değiştirelim hocayı ne diyonuz?

 

Yağmur gelir ve gider, fideler sözde sulanır, fidanlar sulanır gibi yapılır, her gün çav çav sıcakta çapalanır, ilaç gübre boca edilir, hasat zamanı gelir.

 
-Dayı ne diyon bu bahçeye domatesleri ayrı konuşuruz patlıcanlara kaç para diyon.
-Ne diyem evlat, mal meydanda sen de bakem, üle Hatçe gel bakam sonra ucuza gitti diye başımın tüyünü yeme.
-Kaç para deyiveriyon oğlum.
-Ne diyem ana. Tohuma kaçmak üzere çoğu da susuz kalmışlar çekirdeklidir şimdi bunlar, para etmez pazarda eldekilerle karıştıracağım anca öyle satılır…

 

Haberlerde enflasyon; üreten kadınlardan tüketen kadınlara hep onlar konuşuyor. Bahçede pazarlığa kurban giden kadın, pazarda enflasyon canavarına kurban ediliyor.

 

Bu paraynan nasıl geçim olacak anam, devlet kömür veriyo, çalı çırpı odun dağdan taştan topluyok da kışı idare ediyoz. İşin irezilliği cabası satam baççeyi, evi torunlan yanına şehre gidem…

 

“Adam, koca inek hamile bugün yarın eli kulanda sen ava falan gitme de buralardan ayrılma.” Sabahına koca inek damda ikiseksen uzanır belki de düşmüştür. Buzağıyı çıkarmak için adama seslenir. Ses yok, “Körolası bu sabah erkenden ava gitti gene, Ömerrr boyu devrilesice.” Sicimli çomağı kaptığı gibi dama daldı bi başına uğraşmaya başladı güneş arka pencereden girdiğinde vaktin öğle olduğunu anladı. Ömer’den hala ses seda yok. İnek yorgun sahibi yorgun ikisi de bıraktılar buzağı ters geliyor düzeldi ama sicimi bağlasa da çekmeye gücü tükenmişti.

 

Yere oturup duvara dayandığında sütleri sağmak için geç kaldığını düşündü zor da olsa yerinden doğruldu sağım makinesini sağmalların altına çekerken derinden bir oh çekti. Aklından: Satalım savalım çocukların yanına şehre gidelim. Süt para etmiyor et desen hakkı bokunu kurtarmıyor satalım. şehirde nasıl geçineceğiz? Allah büyük…

 

Devlet Enflasyona çare bulmuş. Köylü vatandaşlar fiyatları indirmezse! bizde ithalatı rahatlatırız.
Vergiler:
Hububatta %130’dan %30’a
Ette %100-225 aralığından %40’a
Büyükbaş hayvanlarda %135’ten %26’lara çekildi.

Bu uygulama karaborsa yapan tüccarda uygulanan bir sistemdir. Et stoğu yapanlara ani bir darbeymiş bu. Etleri kim ithal edecek? Hazır vergiler de inmişken, Robin Hood.
Köylü ürünleri için her türlü girdiyi pahalıya aldığından fiyatı indiremiyor. (Zaten bedavaya satıyor, aracı yok mu aracı.) İndiren tarlayı takkeyi ineği sineği satıyor.

 

İthalatı kolaylaştıracaklarına üretimi rahatlasalar: Köylerden göç olmaz, şehirlerde işsiz ordusu oluşmaz, gasp, adam öldürme, soygun, çalma çırpma, boşanmalar, aile cinayetleri, cinnetleri, kadına şiddet, olmaz. Terör odakları adam hatta canlı bomba dahi bulamaz…

(Karpuz para etmiyor çiftçi az az topluyor pazar rahatlayıp biraz para yapacağı zamanı bekliyor. Bu arada bostan yanmasın diye sulamaya çapalamaya devam ediyor. Bi zaman sonra karpuzun içi geçecek koflaşacak sezonu geçtiği için ya toplamayacak (kırmayacak) ya da daha ucuza satacak, alan insanlarda içi kof karpuzu çöpe atacak. Üreten, alan, satan, yiyen, kim kazandı? İran.)

 

Köylüde vergi yok, algı yok, dükkan yok, tabela vergisi, emlak vergisi yok, kazandığını! yastık altı yapıyor! ekonomiye katkısı yok, istihdam yok. Kahvede pişpirik, dağlarda tavşan, ormanda kuş avla. Yettiremiyoz de.

 

Pazarcı,
-Patlıcannnn gömme yap, kızartma yap, karnı yarık, böğrü yanık yap bu paraya sofraları donat. Patlıcana gel.
Reklamcı
-Cola cola ile her şey daha iyi gider. (Süte ayrana laf yok)
Vatandaş,
-Ete yaklaşamıyoruz.
Haberci,
-Mangal yapıyosunuz?
Piknikçi,
-Tavuk tavuk.
 

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: