İçeriğe geç

BİR YILDIZ GEÇTİ

12 Ağustos 2017

İnsan; doğar, büyür, ölür. 
Ölür mü? Hakkın rahmetine kavuştu, gönül kuşu uçtu, hakka yürüdü mü denir? Bir çınar devrildi, bir tarih gitti mi diye söylenir… nihayetinde bir yıldız geçti de denir. Bu iyi temenni ve iyi anışların yanında farklı burada yazılamayacak ‘ölünün arkasından söylenmez’ denilen kelimeler, cümleler de söylenir. 
’Avazeyi bu aleme Davud gibi sal

Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş.’ 
Genelde bir eğilim vardır. İyi bir şey yapmak, akla gelmeyen bir işi becermek, başarılı işlere imza atmak, rakiplerinden öne geçmek gibi bilgi, beceri, kabiliyeti olan kimselerin (bilhassa rakip ve rakip gördüklerinin) aleyhinde haberler yapmak, konuşmak hatta daha da ileriye giderek yapılanı engellemeye çalışmak. Bu vesile ile konuşanları yandaş bilip hemen yanlarına sokulup daha farklı bilgiler almaya çalışmak için gayri insani faaliyet ve hareketlerde bulunmak.
Bu tür davranışlar küçük yerlerde çok olmasına rağmen gerçi bizde de (Manisa) sıkça görülen davranışlardır. Konuşulan ve konuşanların yanında bulunup teşvik ederek (gaza getirmek) biraz daha laf almak laf üretmek gibi. 
Bunlara ilaveli olan, olmuş gibi anlatılanlarına dedikodu denir. Dedikoduları; ev gezmelerinde, kapı önü konuşmalarında, kahvelerde, benzer yerlerde yapanların yanında ‘Duydun mu?’ Diye başlayan meraklılar arasında ayaküstü de yapanlar olur. Buna fısıltı gazetesi denir. Bunların yazarı, çizeri, uyduranı, ilaveli baskı yapanı çoktur.
Bundan insanların eline ne geçer? Hiç. Vatandaş menfaatineyse sende yap.

Marifet iltifata tabidir derler. Pek kullanmam bu cümleyi. İltifat almak için marifetli olmak gibi anlaşılıyor sanki. Ama en çok da: Hani bir açılışa temel atmaya gidersiniz bu okuldur, hastanedir, ek binadır… Açılışını yapılan binaya bir kişi veya birden çok kimseler bağışta bulunmuştur. Açılışta isimleri söylenir veya ismi biz de mahfuz denir. İşte o anda yardımda bağışta bulunamayan kimseler içlerinden “keşke bende…” diyerek, şöyle bir yere bakarlar.
‘Keşke ben de’ diyemeyenler ölür. ‘Allah Rahmet eylesin derler.’ Kabristandan çıkana kadar konuşurlar sonra bi daha konuşmak için bir sebepleri yoktur. Akla bile gelmez.
Anılacak iş yapmak. İz bırakmak, tarih yazmak, tarihe geçmek.

Gerçi laf toplayanların ömrü kısa olur. ‘Sokma akıl sekiz adım gider.’

‘Leyleklerin ömrü lak lakla, bazı insanların da kavgayla geçer.’
‘Biz gelmedik kavga için, bizim işimiz sevda için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik.’

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: