İçeriğe geç

PLANSIZ PLANLAMA

9 Ekim 2017

PLANSIZ PLANLAMA.

 

Nüfusu bir milyonun üzerinde ki şehirler büyükşehir oldu. Aniden oluşan olaylar karşısında ‘Nur topu gibi çocuğumuz oldu’ diye bir deyim vardır. Bu oluşum da böyle bir şeydi, şimdi de nüfus barajı biraz daha aşağıya çekilmek istendiğinden bahsediliyor.

 

Haydi çocuklar mektebe.

 

Büyükşehir olduğunda bakış açısı il geneline yayılınca ilin, ilçelerin, köylerin, mahalleye dönüşen koca koca beldelerin, ne durumda olduğu açıkça görüldü. Her birinin derdi sıkıntısı çaresi başka başka ve çok da uzun uzadıya anlatılacak hikayeleri var.

 

Taaa özel idare zamanından kalma her biri. Durduk yerde köyden mahalleye dönüşmez ki hiçbiri.

 

Büyükşehrin en önemli amaçlarından biri bence planlama: İl sınırları içerisinde kalan köyünden ilçesinden en küçük birimlerine, gökdeleninden ağılına, asfaltından taş kaplamasına, ölüsünden dirisine, ulaşımından gelişimine kadar planlamak. Doğacak çocuğun geleceğini planlamak. Hem sosyal, hem kültürel, hem kırsal yönden planlamak. Ekonomik kalkınmasından kültürel yapılaşmasına, eğitiminden sosyal yaşantısına planlamak. Birbirleri ile bağlantılarını, aralarında ki her türlü alış verişlerini sağlamak, kolaylaştırmak, il sınırları içinde ve dışında pazar aramak, ürettiklerini en iyi şekilde pazarlamak…

 

İlla ki planlamak.

 

Tüm bunlar imar planları her ne kadar yol arsa parsel okul cami planlamak olsa da günümüzde o bölgeyle ilgili tüm insanların kalkınma, kültür, sosyal, ekonomi, eğitim yönünden gelişmelerini yani yaşamlarını planlamak demektir. Hatta en az bir elli yıllık geleceğini nüfus artışını belli sayıda ön görüp bunun elli yıllık bir periyotta kontrolünü sağlayacak ve bu nüfusun artışına göre 50 yıllık zaman yolculuğunda ki ihtiyaçları göz önünde bulundurarak planlamak gerekir. Nüfus dengeleri kontrol edilmediği takdirde planlama amacına ulaşamamış olur.

 

Şimdi ki Manisa gibi, 50 yıl olmadı ama 25’inde olanlar oldu.

 

İşte böyle bir planlamayı geniş bir perspektiften bakış açısına ve teknik imkanına sahip büyükşehir planlar, planlamalı. Büyükşehir oluşumunun en önemli amaçlarından hatta olmazsa olmazlarından birisi budur.

 

Şimdi: Yıllarca, Manisa henüz büyükşehir olmadığı yıllarda 5 km ötesinde ki Muradiye’yi Manisa’ya bağlayalım Manisa ile birlikte düşünelim dememize rağmen ne yaptılar. Muradiye’yi bi başına planladılar hem de adına planlama denmeyecek bir şekilde. Üstüne CBÜ altına 20 yıldır toprak yollu, elektriksiz MSB yapıldı.Yanı başında Evronoz, Karaali, Yağcılar, Celal Bayar Üniversitesi olmasına rağmen görmediler görmemezliğe geldiler. Hatta öyle bir plan oldu ki plan bitti arıtma tesisine yer aranması bitmedi. Plana dahil değildi çünkü. Plandan önce Toki konutları bitti. Onun da Muradiye planıyla ilişkisi planlanıyor hatta Manisa merkezle ilişkilendirmek için planda olmayan bir yol çalışmasına başlandı sonu belli de başı belli değil. Bunların da yanında Akgedik köyü var esamisi okunmuyor.

 

Koparılan kâr.

 

17 ilçesine baktığımızda büyükşehir meclisini meşgul eden konulardan en önemlisi hatta gündem maddelerinin % 70-80’ni imar plan tadilatları, revizyon imar planları kapsamakta. Yani ilçelerin mevcut planları orasından burasından delinmekte. Mecliste hayırlı olsun nidaları ile planlar delikten geçmekte.

 

Sonra laf sırası geldiğinde mimarlar ile şehir plancıları suçlu deniyor.

 

Büyükşehir Belediyemiz 5000’lik imar plan çalışmalarının altlığını hazırlarken merkez ilçelerimiz saraydan mal kaçırır gibi Saraydan Kız Kaçırma Operası’nı sahneye koydular. Şehzade ve Yunusemre belediyeleri kentsel dönüşüm ile Manisa’nın 57 mahallesinin 10 tanesine plan hazırlama çabasındalar (sıraya aldıkları da var) ve bu operada Manisa’yı dönüştürme gayretini sahneliyorlar, bu arada revize planlar ile delinen Manisa imar planı cabası. Hatta o kadar ileriye geçmişler ki dönüşüm ve konut planlamalarını bitirmişler küçük sanayi ile orta ölçekli sanayi sitesini dahi planlamaya başlamışlar…

 

Anladığım kadarıyla plansız planlama yapmaya çalışan bu iki ilçe başkanı yani Yunusemre ile Şehzadeler başkanları Manisa’da yaşamayacaklar gibime geliyor.

 

From → MANİSANIN SESİ

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: