İçeriğe geç

MEKANI CENNET OLSUN

4 Kasım 2017

MİMAR ADİL AYGÜL

Eskiler anlatırken “Yıl bilmem kaç, kıtlık yılları” diye başlarlar. Kıtlık yılları değil, bolluk da yok, kıskançlık hiç yok, gösteriş ispanyol paça pantolondan öte değil. Ama dostluk, bereket, mutlulukların bol olduğu, iki dikişlerin arkasından gelen aşık oluşlarımızda ki koro halindeki şarkılar, büyükler zaten yoktu, küçük şeylerin paylaşıldığı, sevinçler, arkadaşlıklar ve daha nice insani duyguların harman olduğu yıllar.

Ben, Zafer Ünal, İstanbul’dan dönüşümüzün ilk yılları 1976, kendimize eski bürolarımızın yerine yeni ve özel büro arıyoruz. Ana cadde olsun bir arada olalım istiyoruz. Pomakların Mustafa Kemalpaşa Caddesinde fırınlarının yanında şehir oteli var. Altında ki köşe dükkanda yıllarca kiracı olan Güneş Kollektif şirketi var otomobil lastiği satıyordu. Biz otele talip olduk. Pomak Sedat abiyle görüştük o zamanlar Sedat abiyle arkadaş gibiydik. “Tamam ama Azmi oranın çok işi var” biz yapacağız dedim. Başladık, otel katı büyük olduğu için diğer odalara da kiracı lazım Ömer Bulur ile Mimarlar Odası Temsilciliğimizi de aldık yanımıza gece bile çalışıyorduk duvarlar yıkıldı kendimize göre yeni duvarlar örüldü molozlar taşındı sonunda yaptık bürolarımızı. Adil hiç tadilat istemeyen asma kat gibi olan bir odaya yerleşmişti yukarı çıkıp inerken Adil’e selam veriyor onun öyle indi çıktısı olmadığı için arada bir yukarı uğrardı. Her birimiz aynı meslekten olmamıza rağmen rekabet yoktu aramızda. Yıllarca sürdü ne zaman ki ana caddeden girişin olduğu genişçe hol bozulup dükkan diye kiraya verilince bizim giriş kapısı şimdi sevgi yolu dediğimiz sokaktan biraz da labirent gibi olan yan kapıdan girer ama çıkar olamaz olduk. Yukarının, ofislerimizin havası kaçınca bizlerde dağıldık. Herkes işinde gücündeyken 1994’te Zafer Ünal’dan sonra ki dönemde Adil Aygül belediye başkanı oldu. Bi beş sene geçti 1999 yılı belediye seçimleri geldi. O Anavatan’dan tekrar aday oldu. Ben de MHP’den adaydım. Seçim çalışmalarında büyükleri ziyarete gittiğimde Ersan Atılgan abi “yaa Azmi. Adil iyi çocuk, efendi, güler yüzlü eee park bahçe çiçeklerde yaptı biraz şansın yok gibi” demişti. Dediği gibi de oldu.

İki dönem güler yüzüyle, dürüstlüğü ile (özel işi olanlar belediyenin fotokopi makinasından fotokopi dahi çektirmezmiş) belediye başkanlığı yaptı. Eski para geçiyordu o zamanlar belediye kasasında 4 trilyon para bıraktı diyorlardı ondan sonra ki belediye 96 milyon borç bırakmıştı.

En son, oğlum Batuhan söyledi. Kayınvalidesinin evini yapacak. “Adil amca eski evi istersen Cumartesi Pazar yıkabiliriz” demiş. O da “Batuhan Salı olsa nolur çarşamba olsa n lur acelemiz mi var”

Öyle ya Adil kardeşim meslektaşım, acelemiz mi var? Dünya işi bugün olmazsa yarın olur, sen yapmazsan ben yapmazsam bir yapan elbet bulunur.

Bulunur elbet ama, gidenin yeri boş kalıyor. Mekânın Cennet olsun.

From → MANİSANIN SESİ

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: