İçeriğe geç

MASKESİZ BEŞLER

8 Aralık 2017

img_6528

2006 yılı OSB 4.-5. Kısım projeleri hazırladık bir tek havaalanı yoktu. İçmesuyu, geri dönüşüm sulamasuyu, atıksu, elektrik, telekom fiberoptik kabloları, doğalgaz boruları. Hepsini yerin altına yerleştirdik. Bazılarına akıntı kodu bazılarına basınç yerleştirdik. Arıtma tesisine gidecek atıksu bayağı üzdü borular neredeyse toprağın üstünde kalacaktı kilometrelerce yol gitti çok az bir akıntı ile ulaştırdık onu da arıtmaya. Üç derenin ıslahı, kuru pere taş kapladık kuruderelere. 3×3 box ile refüjde ki kanalın derinliği toprak dolgusu uğraşılara rağmen zamanla çöküntülerle yerini belli etti ama ondan haşarılık beklerken o da neticede uslu çıktı. Maskesiz beşler kışın çizmeli çamur diz boyu 4×4’ler traktör gibi her noktaya ulaştık Cumartesi Pazar bile çalıştık. Sonra nöbete bindirdik yaş icabı ben her Cumartesi icapcıydım. Gençlere gezme tatil fırsatı onların hakkıydı.

Üç bekar vardı evlendiremedik dediklerimizin ikizi oldu diğeri beklemede çok geziyorlarda fırsat bulamıyorlar bence. Mustafa emeklilik hesabı yapıyor ama bana göre değerli bir mühendis hiç tembellik yapıpda emekli olmasın OSB’de yapılacak çok iş var. Niye maskesiz bunlar. Havalarda değiller, başları öndeler, vur ağzına al lokmayı ama laf alamazsın, çok konuşmazlar, yinesi iştir kişinin lafa bakılmaz cinsindendirler.

10 sene önce 2007’de bir öğle vakti o zamanda baharın sonuydu herhalde kazaklar falan üzerimizde. Üçpınar’a köfteci Mustafa’ya gitmişiz. Her halde Nokia olmalı fotoğraf çektiğimiz maskesiz olduğumuz için tabii çıkmışız. Ne bilelim bu fotoğrafın on sene sonra karşımıza çıkacağını topladı bizi yaptı yapacağını. Tekin bulmuş.

O zaman feys tivıtır mı var şimdi sosyal medya diyorlar işten güçten sosyal bile değildik. Vatsap’a yüklemiş Tekin fotoğrafı, sözleştik bu telaşlı dünyada ne ki bir öğle yemeği değil mi alt tarafı. Köfteci Mustafa, Üçpınar’da o da zamana uymuş. O zaman sobanın yanında ki masaya oturmuşuz soba yok ama masaya aynı düzen oturduk. Güle güle anılarımızı tazeledik. Tekin serbest çalışıyormuş biz müşteri değiliz ama ağzı laf yapıyor. Diğer üç OSB’li gülücükler saçıyor ben yaşım icabı ağır takılıyorum. Ama bırakmıyorlar ki abi biz seni bisikletle gelirsin sandık diye dalga geçiyorlar. Bisikletin faziletinden bahsettim onlara onlar da alacakmış düşecekler yollara.

Hem konuşuyor hem şapur şupur yiyorduk yemeği. Ne kadar çabuk geçti zaman anlatacağımız çok şey var daha, bi on sene sonrasını bekleyecek zamanımız yok, zaman şimdi paradan kıymetli en azından 68’inde olan benim için. Gün yıl vermedik. Bir sebep buluruz dedik. Sağlık diledik sarıldık birbirimize, şöyle bir defa daha baktık maskesiz yüzlerimize.

From → MANİSANIN SESİ

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: