İçeriğe geç

İBRETLİK KÜLTÜRÜMÜZ,

26 Mayıs 2018

Kültür neyimize sanatı seyretmemize. Kültür boş, karın doyurmuyor sanat biçare, hasbelkader yapanlar prematüre doğmuş heykeller cıvıklaşmış renkler. İsmine resim denenler, sözde heykeller. Kültür mantar olmuş salataya doğranmış. Gelinim mutfakta, kızım sofrada, kocam okeye dönüyor, oğlum ne iş olursa yaparım diyor. Damatta adam mı gül gibi kızımın hayatını kararttı. Kültür bu olunca sanatta o oluyor.

Eski Manisa, yangından sonra ki Manisa, sergilendi Fatih Sanat Galerisi’nde. İkinci günü gidebildim. Kapıda güvenlikçiye “Nerede bu millet, Manisa’lılar. İlk günü sabaha kadar mı açıktınız? Tüm Manisa kapıda kuyrukta mıydı? Sabahladılar mı?” Yangın, hüzün deli dalgalar gibi, buram buram yürek dağlayan yanık kokusu, dumanı üzerinde evler, moloz yığınlarından geçilmez olmuş sokaklar, aç evsiz insanlar, savaştan yorgun şehir, öksüz yetim çocuklar gençlerini kaybetmiş yaşlılar…

Tarih yazmışlar okuyan yok. Fotoğraflamışlar bakan yok.

Caddelerde salınışlarımız, kafe bistrolarda kahkahalar, AVM’lerde buluşmalar. Yeşil bana mı yanıyor kırmızı sana mı? Podyumda mısınız? Hele eltimgillere gidiyorum havalarında ki salınmalarınız? Parketmek yasak levhalarının altına parketmeleriniz. Nerden geliyor bu yoğurdun bolluğu? Bu rahatlık. Tarlada mıyız?

İnsanın köpeği ısırdığı haberini hiç okumadım tıpkı yabancıların bize tarihi eser satmalarını okumadığım gibi. Niye tarihi antik şehirlerin üzerine yerleşmişiz? Temel kazısından bir şey çıkarda evi bedava yapar mıyız? Tekerleği onlar icad etmişler döndürmeyi biz. Camisinden evinin köşe taşına kadar eski eser devşirmesi. Kazma kürek masanın altında kahvede, kaçak kazı için akşam karanlığı bekleniyor, her şey sahnede.

Kültür; Geç bunları anam babam. Olsa ne yazar olmazsa kim çizer? Sanat olmamış da dünya mı batmış!

Kent müzesi var mı elin gavurunda? Yok. Kentin kendisi müze. 25-30 senelik evlerin kaçıncı yıkılıp yapılışı? Ben unuttum, anam hiç bilmiyor, rahmetli babam kendi emeğiyle yaptığı evi kalksa bulamaz. Kat kat asfaltı beşle çarp kaç yılda kaç belediye başkanı geçmiş bul. Bozmayan kalmadı ki. Gani kalfa vardı 50 yıl önce. Asıl sanat yolların altında. Elle döşenen toprak künkten, beton, asbest, pvc, plastik, koruge boruya, optiğinden fiberine kadar teknolojinin merhaleleri ne medeniyetler geçirmişiz! Yeraltı zenginliğimiz deniliyor bunlara!

Her sokakta beton mikseri, yeni çıktı Kula volkanik cürufu rüzgarla kahverengi boyanıyor her yer. Yalıtım adı altında 20 çeşit duvar bloğu, cephe kaplaması dediğimiz kartondan evler. Kimi balkon yapmış keyfinde kimi balkonsuz yerinde. Tarih okumaya gerek yok 164 defa değişen imar yasalarını oku şehirlerimizin kent belleği ortaya çıkar. Af üstüne gaf. Ruhsatlılar balkonsuz, affa girmiş kaçaklar balkonlu. Sefam olsun.

Camiler zaten gömülmüş kent profilinin içine, minareler sessiz kalmış hoparlörler bas bas, ortak yayın bi defada eriştiriyor camiye hepimizi, bir de ara nağme müezzin çalıyor düt düt düt. Bu kültürden sayılmazsa sanat icrası olabilir düt düt düt.

Ya topçu ya popçu. 20 yaşındaydım İstanbul’daydım söylendiğinde 70’e geldim Manisa’dayım hala söyleniyor. Şarkısı bile bestelendi sanat işte.

Ne hale geldik? Boş da vermedik. Geçersiz oy pusulası binde oranlarında ama boşluk verdik. Hoşumuza da gitti. Festival kültürümüz de yok ama özenti işte elin gavurunda var da biz de niye yok.

Düğün, dernek, seçim yerelinden geneline. Seçim şarkılarımız sanat, dat diri dat diri kültür.

Balkonlar da kalktı yapılmıyor artık. Nereden seyredeceğiz curcunayı pardon, kültürü?

From → MANİSANIN SESİ

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: