İçeriğe geç

MANİSA’DA TARIM.

16 Ağustos 2018

Rahmetli babam her Manisalının bağı olmalıdır, çoluk çocuk bağ zamanı mahzun kalmasın, Manisa’ya yakın olsun gelip gitmesi kolay olsun diye, Horozköy Altınçukuru tımarında bağ almıştı. Üzümü lezzetli, çeşidi bol, bilhassa Misket üzümü akşamları damımızın önünde oturduğumuzda kokusu geceyi sarardı. Üzümlere kadar eriğin, kirazın türlü türlüsü, üzüm zamanı incir badem, daha sonra zeytine kadar yazlık kışlık her çeşit meyveyi üreten ağaçları asmaların arasına dikmiş aşılamıştı babam.

Üzüm gelirden ziyade yemeklikti, eşe dosta, bağı olmayan müşterilerine dağıtırdı. Arta kalanı kurutur çuvalları sergiye yatırınca, sergide uzun ve iki kere yaptığı askerlik anılarını hatırlar askerde söylediği türkülerini mehtaba karşı tuttururdu. Tulumbanın buz gibi berrak suyunun lezzeti hala damağımdadır.

Benim tarımcılığım üzüm kadardır. Pamuğu Gediz kıyısındaki bağ komşularımızdan, tütünü tütüncü olan Çeşme’de mukim akrabalarımızdan dolayı bilirim. Bunlar millidir, yerli malıdır, Gedizimizin bereketidir. Üzümün tadını, tütünün kokusunu, pamuğun beyazını, üreteni severim.

Herkes bağında bahçesinde, tarlasında, domatesin başında, eller tütününün yaprağında, pamuk koza yapmada. Sıcak bir yandan üretime bereket yağdırırken sondajlar sabahtan akşama akşamdan sabaha susmak bilmiyor. Su, güneş, emek ve hasat. Kimi beyaz altın diyor, kimi kehribar, kimi bir kökte pıtrak gibi olmuş domatesler, uzaktan domates tarlası gibi gözüken kırmızı biberler. Karpuz yerini kavuna bırakırken kayısı şeftali pazarın rengine renk katıyor. Hala çilek geliyor pazara çarşıya, renkli üzümler çabası. Asan kesen biçen seren her bir el maharetlerini sergiliyor.

Pamuğu gören tüccar deposunu büyütürken üzüm işletmeleri ihracat bağlantılarını çoktan yapmış baş fiyatı bekler vaziyette. Tahmini rekolte tahmini olmasına rağmen açıklanırken kendi tespit edebileceğimiz baş fiyatı açıklamıyoruz ta ki son üzüm tanesi asmadan koparılıncaya kadar. (Bu yıl farklı olur Tarım ve Orman Bakanımız Manisa’lı.) Eksper tütünü mınçık mınçık yaparken pamuk balyada sararıyor.

Güneşin altında sulama suyunun çamurunda bu kadar yorulmayan bedenler; destekleme, prim beklerken alın terini siliyor. Kanaatkar üretici ne verirsen ne desteklersen “Allah bereket versin” diyor. Daha cebe girmeyen mahsul ederleri, giderleri karşılamayınca soğuk terler alıyor alındaki sıcak terin yerini.

Ama bu sene hak yememek lazım köy kahveleri boş, herkes mahsulünün başında. İhracat haberleri geliyor her kulağa: Manisa sanayide ihracat rekoru kırdı, şu kadar katma değer sağladı derken Manisalı olmayan sanayiciden bahsediliyordu. Ama tarım Manisa’nın özü, Gediz’in bereketli topraklarının ürünü ile esnafın gözü.

Katkı, karışım yok emek üstüne emek var. Sonunda “Allah bereket versin” diyen kanaatkar diller var.

From → MANİSA

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: