İçeriğe geç

GEÇEN GEÇENE

25 Ağustos 2018

Nerde eski bayramlar? Bayramın eskisi yenisi olmaz. Bakmayın devran bayramları yaza bahara getirdi nerde eski bayramlar dedirtiyor. Güz ola kış gele, bayramlar eski haline döne.

Bu kurban bayramının yarısı tatil, yarısı pamuk tarla bağ bahçeydi. İşçi sıkıntısı çekmeyeyim diyenler bayramda bağda sergideydi. Onlar bayramı, üzümü satınca yapacaklar. Pamuk, arasını sür, su ver, ilaç, darılara su, kurutmada domates, kavun karpuz para etti memnun herkes. Kanaat olunca her şey yetiyor.

Çift maaş çocuk var yok, ufak, masraf yok, araba, deniz, tatil. Tarla bağ atadan dededen ek gelir geliyor öteden. Bir ay sonra hepsi biter. Muhabbeti sürer.

Bir başkadır memleketim.

Bayram geçti, tatil bitti, yaz gitti. Haydi çocuklar okula. Veliler daha heyecanlı çocuklardan elini tuttuğun çocuğun gelirken peşinden okul öğretmen seçilirken bir telaştır. Tatilde yenilen hurmalar…

Bize en yakın okul Muratgermen’di. Öğretmenim babamın öğretmeni Fuat öğretmendi. Diğer okullarda aynı öğretmenlerde farklı değildi. Koca gün okulda geçen zamanlarımızda anamızın babamızın bıraktığı talim terbiyeyi öğretmenler devralır yanında tarih coğrafyayı da öğretirlerdi. Ortaokul lise bir tane; ya meslek, ya ticaret, ya da düz lise tercih sebebiydi. Liseyi bitiren öğretmen dahi olabilir memur alınırdı resmi daireye. Her şeyi her konuyu bilir dünyadan bile haberi olurdu. Unutulmuştur belki: Beş yıl ilk öğretim, üç yıl orta öğretim liseye geçiş imtihanla lise üç yıl, her dersten geçsende üçüncü yıl sonunda imtihanla liseyi bitirirdin. Üniversite her ilde yoktu ilçelerin üniversiteden haberi bile yoktu. Bazıları puanlı, kabiliyet isteyenleri başarı imtihanlıydı.

İlkokulu bitirenin kendi tercihiydi çıraklıkla zenaat öğrenmek. Liseyi bitirenler her bir üniversiteye girip meslek edinmek. Zenaat sahipleri askerden sonra ya hemen ya biraz daha piştikten sonra dükkan açar. Meslek edinen üniversite mezunları kendi mesleklerini yapar, resmi kurumla ilgili meslek sahipleri devlet kurumlarında memur olurdu. Onları da önce ki memur abileri iş öğretir, memur ahlakını yerleştirir, yetiştirirdi. Yeni memura iş öğretenler rahmetli oldu, işi öğrenenler dede oldu. Torunlarının yetişmeleri dedelerin nenelerin, anadan babadan çok derdi oldu.

“Çek kulağını uzasın” derler ya aman çekme uzamasın kimse ne yapacağını bilmiyor.

Bayram geçti, tatil bitti, yaz gitti. Şimdi, “Bir dokun, bin ah işit zamanı.”

From → MANİSANIN SESİ

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: