İçeriğe geç

BAŞSAĞLIĞI DİLEYEN TÜM DOSTLARIMA ALLAH’TAN SAĞLIKLI ÖMÜRLER DİLERİM.

27 Eylül 2018

Sekizinci kat: Uzun geniş ve oturma alanı olan mutfak cephe camekanı, İbrahim Çelebi Camisi ve bahçesine bakıyor. Cami bahçesinde çok eski büyük uzun servi ağaçları, koruluğu andıran aynı boyda çamlar, aralarında, bunlarla yarışırcasına adeta gayretli, ömrü en uzun olan bir tek Çınar minareyi geçme çabasında.

Anam Çınar’ı takip eder bilemediği yaşını, mevsimlerin rüzgarlarını, yağmurlarını, güneşsiz havaları, kavurucu sıcak yaz günleri ile kışın ayazlarını yaşayan hayatını çınara benzetir olmalıydı. Sonbaharın kışa yaklaştığı günlerinde yapraksız kaldığı zamanlar “Çınar yapraklarını dökmeye başladı” derdi.

İlkbaharın başlangıcında Çınar baharın geldiğini belli ederken, kuru gibi gözüken dallarına yapıştırılmış yavru aslan pençesini andıran yapraklar küçük seyrek yeşermeye başlayınca “Eee bahar geldi bak senin Çınar yeşermeye başladı anacım” derdim.

Yapraklar çoğaldığında mutfağının camekanına çarpacak şekilde dalış yapan kırlangıçların uçuşları, kumruların gugukları kulaklarımıza hoş gelirken, komşunun beyaz güvercinlerinin havada takla atışları, kargaların minarenin alemine konup ötüşleri bile bahar sevinciyle hiç de bed gelmiyordu.

Bu sene çınar yapraklarını dökmeye yakın, kırlangıçlar erken göçtü, kargalar sustu, güneş bulutlar arasında görünüp görünüp kayboldu. Sonbahar bu yıl bize gelmişti: Ailemizin 100 yılını deviren çınarı Hak’ka teslim olmuştu. camekanının önünde uçuşan beyaz güvercinler gibi akça pakça bembeyaz çehresiyle gönül kuşu uçmuştu.

Mutfak camekanını kapattık, yatak odasının kapısını da, en son taziye için gelenin ardından daire kapısını da kapatacağız. Ama kalbimizde ki yerinin kapısı hep açık kalacak. Tüm anılarımızı onunla birlikte yaşayacağız, her anını, hatırasını birlikte yad edeceğiz. Her anışımızda gözlerimiz buğulanacak, yaşla dolacak, onu anlatırken yanağımızın birinden silmek istemeyeceğimiz ince ufak bir damla akacak.

Anneciğim: Burada yapraklar döküldü ama senin, hiç, belki inşallah demediğim, Cennet’inde heryer yeşildir. Ne yaprak dökümü sonbaharların, ne dünya kaygıların, bizi düşünme endişelerin, merak edişlerin kalmamıştır ama Cennet’inde bize de yanında yer ayırmak için dualarını hala duyar gibiyim.

From → AZMİ AÇIKDİL

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: