İçeriğe geç

BİSİKLET VE BİSİKLETLİLERE DUYARLI OLALIM.

26 Kasım 2018
Bisiklet çocukluğumuzda düşe kalka öğrenmeye çalıştığımız sonra sevdamız olan bir arkadaşımızdı. Ona isimler verir sağına soluna resimler yapıştırır ufak plakalara şahin kartal, my love, gibi isimler yazdırır ondan bahsederken bu isimler ile hitap ederdik. Kimimizin kartalı abilerimizden bize kalmış kimimizin ki sünnet hediyesi idi.
İlk bisikletim Philips marka, yeşil, zincir çamurluğu olan bir hayli de ağır abilerimden kalan bir sevdamdı. Şimdi numaralı olan o zamanlar Gülderen sokak diye tariflenen hafif eğimli sokakda küçük ağabeyim öğretmişti. Bir iki düşüp ağlayıp ama kolum ama bacağım çizilmesine rağmen öğrenmekten vazgeçmemiştim. O kadar sevdalısı olmuştum ki derslerimi asıyorum diye bisikleti depoda tavana asmışlardı.
Çocukluğumdan sonra: Lise, motosiklet sevdası, üniversite ve sonrasında araba sevdası, bisikleti, ilk göz ağrımı unutturmuştu, ta ki 2016 yılında Finlandiya’nın Oulu kentinde otelin lobisindeki bisikletlerden birini alıp şehir turu atıncaya kadar.
Yollar o kadar müsait idi ki ve bisiklete gösterilen ayrıcalık bisikletliye güven sağlıyordu ki, yabancı olmama rağmen kentte güvenle huzurla turlamış kenti tanımamama rağmen hiç çekincem olmamıştı. Tabii ben de sevgi yolu tabir ettiğimiz yola geldiğimde yayalara saygıdan bisikleti yanıma alıp yürümüştüm.
Bu, otelde kaldığım bir kaç gün zarfında devam etmişti. Hava güzel, güneşli, ağaçlıklı gölgeli caddeleri, parkları bol, trafiği bisiklete öncelikli bir kentte bisiklet sevdam, ilk göz ağrım, içimin bir köşesinden sıcaklığını hissettirmişti.
Bu, şimdi kullandığım üçüncü bisikletim oldu. Biri yazlıkta, diğeri büyük torunuma hediye ettim bir diğerini Antalya’da ki torunuma aldığım, şimdiki ile uzun mesafeler katettiğim bisikletim.
Ancak daha çok bisiklet yolunda ve köy yollarında kullanıyorum. Tabii o yollara ulaşıncaya kadar şehir trafiğini geçiyorum. Kulağım hep kirişte kalbim hop hop atarken arkamdan gelen araçların sesini dinliyorum. Ha çarptı ha çarpacak endişesiyle. Bir avantajım başımda kaskım, spor kıyafetim ve spor ayakkabılarım, beni araçlara karşı uyarıcı kılıyordu sanki. Akşamları ön ve arkada uyarıcı ışıklarım daima yanar vaziyettedir.
Tüm bunlara rağmen bisiklet ve üzerindeki can, insan hiçe sayılmakta. Şehrimizde bisiklet için uyarıcı herhangi bir levha bulunmamaktadır. Caddelerde: Trafik ışık düzenlemelerinden vazgeçtim, bisiklete ayrılmış herhangi bir şerid olmadığı gibi ortak kullanımlı ve bisiklet grafikli uyarıcı trafik levhalar yok. Daha yazılacak bir çok şey olmasına rağmen cahilce araç kullananlarımız, şoförlerimiz çok.
Bu Pazar haftasonu Muradiye eski yolunda meydana gelen elim trafik olayında tarlaya savuracak şekilde ve çiftlerden birini beyin kanaması sonucu öldürecek, eşini kırıklar içinde bırakacak şekilde acımasızca çarpan araca ne demeli. İki küçük çocuk babası Serhad Baydar, çok yakından tanıdığım ayrıca Maski Genel Müdürlüğü’nde çalışan bir personelimiz, bir arkadaşımızdı. Çok üzüldüm, gencecik bir can ve yetim kalan iki çocuk, kederli eşi. Allah Rahmet Eylesin.
Bu olaya kaza denmez. Bisiklet 15-20 km hızla giden, herhangi bir sollama yapamayan, bir başka araçla yarışamayan, yolun en sağında seyreden, insan, can taşıyan, bir alet. Araç diyemiyorum. Şehrimizi yönetenler tarafından trafik açısından tariflenmemiş, bu kadar ölümcül bisiklet çarpmaları olmasına rağmen henüz tedbir alınmamış bir taşıyıcıya henüz araç diyemiyorum. Ama, bir gün önce ben de o yolda bisiklet kullandığım için yazımın yukarısında bahsettiğim, arkamdan gelen aracın ha çarptı ha çarpacak endişesini duyduğumun beni haklı kılmasını da istemiyorum artık. İstemiyoruz.
Servis aracı kullanmayan birçok ortaokul ve lise talebesi yollarda bisikletleriyle okullarına giderken, alışkanlık haline getirilip şehrin trafiğine bir nebzede olsa çözüm olması beklenirken, yarın sizlerin bizlerin çocuklarının başına böyle elim hadiseler gelmeden; sürücülerden, araç sahiplerine yöneticilere kadar lütfen bisiklet ve bisikletlilere duyarlı olalım.
Alınacak tedbirler için bir an önce gereğini yapalım.

From → AZMİ AÇIKDİL

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: