İçeriğe geç

HAYDİ ÇOCUKLAR OKULA

30 Ekim 2018

İşe giderken her sabah yolumun üstünde ki okulun önünden geçiyorum, bazen teneffüs saatine denk geliyorum çocuklar okul bahçesinde oynuyorlar. Bahçe siyasetçilerin arayıp da bulamadığı miting meydanı gibi. Kat kat okulun raf raf sınıflarından boşalan öğrencilerin tamamı bir koşturmaca kovalamaca içerisinde. Ortada bir kaç top kimin önüne gelirse nereye gitmesi önemli değil, vuruyor bir başkasının önüne geldiğinde o da bir başka yöne vuruyor. Voleybol direğine tırmanmaya çalışan çocuktan tutun da arkadaşın sırtına binene, yerde yuvarlanına kadar. Oyun mu oynuyorlar? Yok grup grup mular? O da yok, kim kime dum duma. Bağırış çağırış bir curcunadır gidiyor. Bu hengamede ders zili duyulmuyor tabii kapıdan içeri girenleri görenler ders başlıyor diye nefes nefese sınıflarına giriyorlar. Bizde de öyleydi bizde sınıfa girer beş dakika sonra öğretmen girerdi. Şimdi anlıyorum o beş dakika soluklanma molasıymış.

Ter kokusu, plastik malzemeden, bezden sözde spor ayakkabısının ürettiği ayak kokusu. Ali kalk tahtayı sil, Osman sen anlat, Hasan sen cevapla. Ayakta duracak takatları yok 30-40 dakika sonra aynı sahne ve perde, eve dönüş.

Her veli annenin elinde çanta bazıları çarşıdan pazardan dönerken okula uğramış çanta sırtında bazı annelere yakışıyor da onlarda öğrenci gibi. Ders programı yok olmalı ki evde ki bütün kitaplar defterler okula taşınıyor, ağır mı ağır ilkokul birinci sınıf çelimsiz çırpı gibiler nasıl taşıyacaklar? Uzaktakiler servis aracına binerken iniş yerlerinde bekleşen anneler bazılarında dede ve nineler bekliyor, gezenti anne günde olmalı.

Eğitim sistemi bozuk deniliyor odacıklardan oluşan çok katlı okul, toz toprak bahçe veya sıvama beton, tuvaletleri anlatmayayım içiniz bulanır. Her türlü kolera, tifo, lavabo deterjanını tanıtan reklamlarda ki mahluklar kol gezerken, duvarlara dışkı ile yazılmış yazılar sözde fayanslar akıllı tahta olmuş. Pislikten tuvalete giremeyen çocuklar altlarını tutmaktan erken yaş da prostat olacaklar.

Hademe var yeterli değil, belki de yok, okul aile birliği varlıklı değil. Müdür çaresiz, öğretmenlerin tuvaletler kilitli yazılardan habersiz.

Eğitim mi şart eğitim için alt yapı mı? Eklenti derslik, kafe, büfe, kantin, ilavelerinden bahçe yetersiz. Tüm sınıf aynı saatte bahçede aynı saatte içerde koridorlar, merdivenler dolu, bahçe dopdolu yeni tabirle ful dolu.

Kentsel dönüşüm yık yapa dönüşmüş. Adaları yık, okul yap, otopark yap, yeşil alan yap, yolları genişlet, trafiği düzenle yeni imar yap. her yer işkence, her yan sıkıntı, tutturmuşuz bir ekonomi, bir eğitim şart nakaratı. Cambaza bakmaktan bunları görememe alışkanlığı hepimizde.

From → MANİSANIN SESİ

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: