İçeriğe geç

MANİSA HUZUREVİ VAKFI (2)

3 Ocak 2022

   Tüm bu uğraşlar meyvesini vermiş, şimdiki ormanlık alan bulunmuş, o akşam Eşref amcanın telefondan duyulan coşkulu sesiyle evde bayram havası vardı. Babam yer bulundu diye sevinirken biz de artık telefon rahat bir nefes alacak diye seviniyorduk!        

    Herşey bitmiş, projeler hazırlanmış, 1986 yılı sonunda Eşref Orcan adına inşaat ruhsatı alınmıştı. Babam inşaatın başlayacağı gün temel atma töreninde “Abdurrahim bey (Rahnetli Abdurrahim Ot vakıf kurucularındandır.) ile konuştuk inşaatın yapımında kontrollüğü meccanen sen yapacaksın” diyerek beni görevlendirmişti. Manisa Belediye Başkanı Rahmetli Ertuğrul Dayıoğlu iş makinalarını kamyonları göndermiş temel kazısı yapılırken birçok davetli de hazirunda bulunmuştu ben birçoğunu tanımıyordum.

     İnşaat envanterini Abdurrahim ağabey tuttuğu için kimlerin ne bağışta bulunduğunu pek hatırlamıyorum. Ancak Abdurrahim ağabey daha sonra bağışcıların, hizmeti geçenlerin adlarını büyükçe bir levhaya yazıp giriş salonunda ki duvara çakmıştı. İnşaat 05.01.1996 yılında bitirildiğinde bağışlar ile yapımı 10 yıl sürmüştü. İnşaatın bitmesine yakın Abdurrahim Ağabeye “Artık görevim bitiyor ama ben yine yanınızda olurum” dememe rağmen beni bağlamak için önce kurucular kuruluna sonra yönetim kuruluna yazdı. Ancak birçok toplantıya katılamadığımdan ayrılmak istememe rağmen yine bırakmadı “Babana sözün var” deyip tuttu.  O gün bugündür şimdi başkanlığını yaptığım yönetim kurulundayım.

  Vakfa yer aranmasının başlıca sebeplerinden biri şehrin gürültüsünden trafiğinden asude sakin huzurlu bir ortam olmasıydı. Gerçi o tarihlerde Küçük sanayi sitesi inşaatları yeni başlamış, 75. yıl mahallesi henüz  zeytinlik alan, Manisa Birlik alanında saksağanlar, karatavuklar ortalığı çınlatıyordu. Güzelyurt diye bir semt hiç yok, bu isimde Kıbrıs’ta bir şehir olduğunu dahi pek az bilen vardı, henüz kardeş şehir olmamıştık hatta kardeş şehir diye bir tanımlama dahi yoktu.   Organize sanayi bölgesi ikinci kısmı  henüz boş, Manisa’lı küçük sanayiciler atılım yapıp buraya geçmek için cesaret topluyorlardı. Kısacası neredeyse bu bölgede heryer huzurevi yapılabilecek şekilde tarla bağ bahçe ve ucuza alınabilecek imarsız yerlerdi. Ama istenilen huzurlu yer, şimdiki ormanlık alanın yamacında, çam ağaçlarının arasında, birçok kuş sesinin ormanda yankı bulduğu, sabahları tan yeri ağarırken andoliplerin melodisi, Spil’in esintisinin son bir kez çam dalları arasında gezindiği,  Manisa’nın yaz sıcağından üç beş derece daha serin olduğu sakin huzurlu bir yerdi.

      İnşaatına 1986 yılında başlandıktan sonra bitmesine yakın Celal Bayar Hastanesi’nin bu bölgede yapılacağı haberleri gelmeye başlamıştı. Huzurevi sakinleri; sessiz sakinliğini, huzurlu havasını teneffüs ederken hastane bitmiş doktor ve sağlık ihtiyaçları ayaklarına gelmişti. Aradan geçen onca yıl boyunca Celal Bayar Hastanesi; ek binalar, poliklinikler, sağlık teçhizatı, ekip ve ekipman ile sağlık yönünden donanıma sahip olmuş ve burnumuzun dibine en son yapılan yeni polikinikler ile bizim huzurevinden rahatça ulaşılabilmesi için bizim kapının karşısına kapı açılmıştı. Bağırsan duyulacak kadar yakın olan bu durum huzurevimizde yaşamak için  önde gelen tercih sebeplerden biriydi.

    Hastanenin yakınlığının avantajına rağmen Vakfımızda sosyal çalışmacı müdürümüz, sosyal hizmet uzmanı müdür yardımcımız, kurum doktorumuz, psikoloğumuz, fizyoterapistimiz, beş uzman hemşirenin yanında özel bakım yataklı yaşlılara sosyal ve temel hizmetlerini karşılayan onbir özel bakım teknikeri, dört yaşlı bakım elemanı, dört temizlik görevlilerimiz mevcuttur. Ayrıca haftanın belli günlerinde kurumumuza gelen sözleşmeli nöroloji ve ortopedist uzman doktorlarımız ile daha da konforlu hizmet verilmektedir.

    Yıllar önce muhafazakar tutumun ağırlıkta olduğu toplumumuzda yaşlılarımızın huzurevlerine yatırılması gizlenecek aile sırlarından biriydi! Ancak değişen yaşam şartları, sosyal hayat standartları, çalışma iş aş derdinde ekmek peşinde başka şehir ve ülkelere göçler ile  zamanımızda huzurevlerinin bir ihtiyaç olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır.

     Okuma salonumuzun yanında konser ve söyleşi salonumuz, halk eğitim merkezinden gelen ressam, el işi, boyama ve seramik sanatçısı eğitmenlerimiz ile hoşça vakit geçirebilecekleri atölyelerimiz, fizyoterapi merkezimiz, bahçeye açılan yemekhanemiz, mescid, spor yapabilecekleri geniş bahçemiz,  yürüyüş yollarımız, özel günlerde kutlama ve eğlencelerin yapıldığı, tavla turnuvalarının tertip edildiği dinlenme ve televizyon salonumuz ile verilen hizmetler sayesinde mutlu ve huzurlu bir yaşam merkezidir. Ayrıca Manisa’da ilk ve tek Huzurevi Vakfıdır

Reklam

From → AZMİ AÇIKDİL

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: