İçeriğe geç

KORUMAK MI? KİMDEN?

13/06/2026

Sailing diyorlar yelken-motor seyahat eden teknecilere. Yelkenliye merağım yok seyirleri ve maceralarını; okyanusları geçmelerini, adalarda konaklamalarını, rotalarda ki buluşmalarını, sığındıkları marinalarda teknelerinde dalganan bayrağımızı severim, yüzmeyi de çapa çupa diye bilirim. Denizsiz memlekette sailing. Merak işte.

Takip ettiğim bir aile Panama City’e geldiler. Pasifik okyanusunda, daha doğrusu panama kanalının bitişiğinde, Kuzey ve Güney Amerika’yı bağlayan bir noktada, UNESCO miras listesinde, 2003 yılında ‘Amerika Kültür Başkenti’ seçilmiş. 16.yy da kurulmuş, tabii köklü bir tarihi olmayan balıkçı kasabası, ispanyol kolonisi, sonra Panama Kanalıyla zenginlemiş önemi artmış falannn.

Ama napmış. Eski Panama’yı korumaya almış binalarını restore etmiş, sokaklarını doğal taş döşemiş anıt ağaçlarını bile korumuş şehrin sosyal doku ve peyzajına katmış, yapmış, etmiş. Eeee gelişiyor kabına sığmaz hale gelmiş. Eskinin arkalarına gidip yeni şehri gökdelenler dahi dikerek genişlemiş gelişmiş. Avemeleri var yelkenci aile bir tanesinde elsivayı gösterdi, şişindik tabii. Züğürt tesellisi.

Manisam diye diye bitirdik ya Manisayı. 4 bin yıllık tarihi varmış, gülmek için. Şunun şurasında 100 yıllık Cumhuriyet yapıları, çürük diş gibi. Turizm diye tepiniyor, marka kent diye tırmalıyoruz. Yangın bahanesi, Spil, Gediz ananesi, mirasyedi beslemesi, yık yap sat silsilesi, say say bitmeyesi. Geç hepsini. Bu iş görgü meselesi, kültürün ta kendisi.

Bizanstan vazgeçtim, Saruhanlı Beyliği zaten100 yıl, Osmanlı 1412-1922. 500 yıl. Beş asır, bunun iki asrı ‘Şehzadeler Dönemi’ 2 han, 3 hamam, 33 (?) cami, onların da birçoğunun medresesi, külliyesi yıkılmış. Hepimizin bildiği: Yangın felaketi, Yunan mezalimi. 1919-22 yılları arasında ahşap kerpiç karışımı evler, konaklar yanmış yıkılmış. Sivil mimari yok olmuş. Taş yapılar günümüze gelebilmiş. 

1925’te imar çalışmaları başlamış, Manisa yeniden ihya edilmiş. Çocukluğum; yeniden inşaa edilmiş tek ve  iki katlı evlerinin oluşturduğu, eski dokunun korunduğu, kalan tarihi eserlerin dikkate alınarak imar planlarının yapıldığı bir Manisa’da geçti.

1965 yılında çıkarılan kat mülkiyeti kanunu 1966 yılı başlarında tüm Türkiyede yürürlüğe girdi. Girmedi ülkemiz hançerlendi. Böylelikle, Manisa yangından sonra ikinci bir yıkıma girdi. 1989 planı bu işe teşne oldu. Gerisini zaten biliyorsunuz.

Panama City muhabbetinden mevzu açılmıştı. 

Saruhanlı, Osmanlı, Yangın öncesi, Yangın sonrası Cumhuriyet deyip aşamalı bir şekilde korumayı dikkate alsaydık. (İstanbul’u dahi alamamışlar bize noluyor?) Diye bir dertleşelim istedim. 

Yaşlanınca, anılara eskilere daha mı çok tutunuyoruz, bilemedim.  

From → AZMİ AÇIKDİL

Yorum Yapın

Yorum bırakın