İçeriğe geç

AKTİVİTE

04/07/2026

Aktivite: 

Etkinlik, canlılık, hareketlilik. Bir kişinin (grubun) enerji harcayarak yaptığı her türlü eylem, etkinlik, hareketlilik. Haziran ayı etkin ve yetkin geçti. Hem enerjik hem sempatik hem de dinamik diyebilirim.

1-5 Haziran arası Fırat nehri boyunca (7 şehir boyunca akıyor) biz dördünü genel olarak 6 şehir: Malatya, Tunceli, Elazığ, Erzincan, Sivas Kayseri herbir şehirden bir iki ilçe de gezdik. Otobüse in bin, otellerde yat kalk, yürü yürü gezmeyle yollar aşınmaz. Beş gün hareketlilik, ilikti ilik. 

Munzur, Darende, Keban Barajı, Arapgir Çırçır Şelalesi, Kemaliye Karanlık Kanyon, Ahmet Muhip Dranasın Apçaağa Köyü. 

Bu saydıklarım suların inanılmaz aktığı yöreler. Fırat’ı besleyen, Keban’ı dolduran sular desem yeridir. Bu sular akmıyor bizim buralarda ki sulara derelere çaylara ”akıyor” deriz, çağlıyor çağıldıyor, hepsi öyle bir köpürüyor ki suyun rengi bembeyaz hele bir yerde çırçır Şelalesinde, pek de mütevaziler alışıklar böyle akan suya çırçır demişler ne çırçırı ne şırşırı ağzımı doldurarak söylüyorum şar şar akıyor, burada bu suyun üzerinden sallanan asma köprüden geçtik, Harrison Ford Indiana Jones filmini burada çevirmiş. Bir tek renk var koyu yeşil. Hurileri olmayan Cennet…Kaptırdım, kendimi tutamadım. Kemaliye’yi Karanlık Kanyonu anlatmayayım gidip görmeniz lazım.

Konumuza dönelim.

Haziran Ayı içerisinde, 12-15-18-21-22-23-27 tarihli günlerin toplamında bisikletle 150 km yol  yapmışım. Buna rağmen:

Sabahları dövülmüş gibi kalkıyorum. Vurmuşlar vurmuşlar, yere düşmüşüm, yerde yuvarlandıkça hala vuruyorlar. Yuh, naptım? Zaten uyku yok, sabah kalkmadan yatağın kenarında şöyle bir doğruluyorum ellerimi arkaya atıp esniyorum, sakince kalkıyorum, odadan çıkıncaya kadar tay tay yürüyüp kendimi koltuğa atıp şöyle bi kafamı toparlıyorum. Akşam kiminle kavga ettim?

Yaşlılığımla. 

Allahtan bastonum yok bir de onunla vuracaklar. Az daha yaş alırsam o da olacak. Demek ki baston kullanacak duruma gelmeden; kaldır kolların oynasın vur ayakların zıplasın, dizler yukarı, ayak parmakları uçlarında…sür cezveler kaynasın yorgunluk kahvesi gelsin.

Bisikletle gidiyorum, yürüyorum, kimin yanından geçsem bir kantar surat. Akşam bulunla mı kavga ettim diye aklımdan geçiriyorum. 

Ya diğerleri? 

Hepsi aynı. 

Bu kadar adamdan dayak yesem hastanelik olurum, bu suratlar niye? Hem de ortalama benim yaşımdalar. Çoğu emekli, anlıyorum; maaşlar düşük, geçim zor, ekonomi bombok. Eee baba niye yürüyorsun, spor yapıyorsun? Örtte öleyim. 

Geççek geççek bu günler de geççek. 

Bayrak sallayacak güç.

Torunların yüzüne bakacak yüz.

Yürüyecek diz, olması için bize eğitim değil aktivite şart. 

Yürü yürüyebildiğin kadar. Koşabiliyorsan koş. 

Bisikletin varsa bin, yoksa edin. 

Bas pedallara bas, koş babam koş, yürü anam yürü. 

Canlı ol, diri tut bedenini. 

Arada bir havaya kaldır ellerini. 

Başını değil kollarını kaldır kaldırabildiğin kadar. 

Görecek güzel günlerimiz yaşamak için umutlarımız var.

Önümüz kışsa ardı bahar. 

From → ROTALARIM

Yorum Yapın

Yorum bırakın