İçeriğe geç

YENİKÖY/FOÇA

17/09/2026

Yıllardır girişinin önünden geçerim sonra diye diye köye girmek bugüne nasip oldu. Aslında 15 gün önce şöyle bir girip meydanından U dönüşü ile çıkmıştım. 

Bugün meydana bakan köyün girişinde bisikleti parkedip oturup öğrenme amacıyla çay içmeye kahveye girdim. Çok kimse yoktu, yan masada oturan iki kişiyle devamlı konuşan askılı elbisesiyle bir kadın kahveciyle yüksek tondan konuşuyordu. Çayı içerken laf attım, iki oturan kişiye;

 -Yan tarafa güzel bir yörük evi yapmışsınız açık mı?

-Haa resim sergisi var. Çayı başıma diktim kalktım hızla yörük evine girdim. 

Önüme bakarak Kapının ağzında ayakkabı galoş görünce daha başımı kaldırıp içeriye bakamadan 

-Hoşgeldinizzz dediler. 

-Hoşbuldummm, resim sergisi varmış üst katta olmalı burada bir şey göremiyorum. 

-Evet orada galoşlar var.

– Yok ayakkabılarımı çıkarırım. 

Basamaklardan çıkmak üzereyken imamın minbere çıkışı gibi olmasın diye küpeşteye tutunup ilk basamağın önünde kendimi tanıtmak istedim.

 -Ben, Manisa Huzurevi Vakfı Başkanıyım, ismim…. 

En masum, en naif bir takdimdi. Güven sağlamıştım. Merdivenden çıkarken iki kadın peşimden benimle birlikte üst kata çıktılar. Kadınlardan biri resimlerin sahibi olmalı tablolarının alt köşesinde ismi yazılı, Ressam Ayşe Poyraz Hanımmış.  İzin alarak bir çoğunu fotoğrafladım. 

-Ben de resim yapıyorum, sergi açmayı düşünüyorum ama cesaret edemiyorum. 

-Buyrun burada açın. 

-Neden olmasın köyü ilk girişte beğendim içim ısındı. Hem cesaretimi toplarım hem heyecanımı yenerim. 

-Biz de  memnun oluruz. 

Diğer hanım da kitap yazıyormuş. 

-Ben de kitaplarımı getirim. 

Ulan bu adam da ne dediysek bende bende diyor. 

-Aslında benim mesleğim mimarlık. 

-Aaaa benim eşimde mimar İTÜ 73 yılı mezunu. Ben de 73 yılı Yıldız mezunuyum. Yuh bunda da mı bende diyor. 

Güzel resimler yapmıştı kurs aldım dediğinde belli oluyor çalışmalarınız çok güzel ellerinize sağlık. Hem sergiyi geziyor hem de sohbet ediyorduk.

-Anı defterimizi imzalamak ister misiniz? 

-Memnuniyetle. 

-Resim sergisini düşüneceğim kendimi ikna edersem yine görüşürüz.

Diyerek Yörük Evinden ayrıldım. Bisikletim kahvenin önünde şöyle bir köyü gezmeye, sokaklarında kaybolmak için köyün iç taraflarına girdim. Eski ev yok gibiydi ama eski evlerin oluşturduğu sokak dokusu duruyordu. Hatta birkaç yıkıntı ev kalmış. Cami duvarında mermer üzerinde 1888 yazıyor. Bu caminin yapılışı ancak köy Rumlardan kalma olmalıydı. Yeniköy’ün tarihini araştıracağım. Köyün adının sonradan koyulmuş olacağını tahmin ediyorum. Ama kültürel havasının yanında sanki Köy Enstitülerinin esintisini hissettim. Birçok evi muhtarlık binası dahil Foça taşından yapılmış. Böyle yerlerde Atatürk Büstü olur ama burada Atatürk Heykeli vardı hem de gayette güzel ve anlamlı bir heykel. 

Zaten köyü ilk girişimde sıcak bulmam bu yüzdendi.

TARİHÇESİNE GELİNCE, YAPAY ZEKA İMDADA YETİŞİYOR.

İzmir’in Foça ilçesine bağlı Yeniköy, Antik Çağ’dan Osmanlı dönemine ve günümüze uzanan zengin bir tarihsel geçmişe ve kültüre sahiptir. Kuzey Ege’nin özgün kırsal dokusunu ve mübadele mirasını günümüze taşıyan önemli yerleşimlerden biridir.

Antik Dönem ve İlk Yerleşimler

  • Phokaia Etkisi: Yeniköy ve çevresi, Antik Çağ’da Doğu İyonya’nın önemli merkezlerinden Phokaia (Foça) kent devletinin hinterlandında yer almaktaydı.
  • Kaya Mezarları ve Kalıntılar: Köy sınırları içinde ve etrafındaki tepelerde (örneğin Sarıkayalar mevkiinde) Antik Yunan ve Roma dönemlerine ait kaya mezarları, su yolları ve seramik parçaları mevcuttur. Bölgenin geçmişte tarımsal üretim ve bağcılık alanı olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Osmanlı Dönemi ve Rum Yerleşimi

  • Rum ve Türk Ortak Yaşamı: 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başlarında Yeniköy, ağırlıklı olarak Rum nüfusun yaşadığı, zeytincilik, bağcılık ve hayvancılıkla geçinen bir köydü.
  • Mimari Doku: O döneme ait kesme taş konutlar, eski zeytinyağı imalathaneleri ve değirmen kalıntıları köyün geleneksel mimari karakterini oluşturmuştur.

Cumhuriyet Dönemi ve Mübadele

Mübadele (1923): 1923 yılındaki Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi ile köydeki Rum nüfus Yunanistan’a göç etmiş; yerlerine Selanik, Kavala ve Makedonya bölgesinden gelen Müslüman Türk mübadiller yerleştirilmiştir.

Modern Yapı: Mübadele sonrası gelen nüfus, köyün zeytincilik ve tarım kültürünü devam ettirmiştir. Günümüzde Yeniköy, korunan tarihi taş dokusu, zeytinlikleri ve doğasıyla Foça’nın özgün kırsal yerleşimlerinden biridir.  

Gelen mübadiller, beraberlerinde getirdikleri tarım kültürünü (özellikle zeytincilik ve bağcılık) köyün mevcut üretim gelenekleriyle birleştirerek sürdürmüştür.

Köyün özgün mimarisinde Foça ve çevresine özgü olan, kolay işlenebilen ancak havayla temas ettikçe sertleşen sarımsı ve pembe tonlardaki Foça taşı (tüf taşı) kullanılmıştır.

Genellikle iki katlı tasarlanan geleneksel taş evlerin alt katları depo, ahır veya zeytinyağı/şarap mahzeni olarak kullanılırken; üst katlar yaşam alanı olarak düzenlenmiştir.

Pencereler ve kapı söveleri taş işçiliğiyle vurgulanmış; ahşap panjurlar ve kiremit çatılar geleneksel Ege sivil mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır.

Taş döşeli dar sokaklar, evlerin birbirini kapatmayacak şekilde araziye yerleşimiyle organik bir köy dokusu oluşturur.

Eski Rumca Adı: Genikioy / (Yunanca “Yeni Köy”) Eski adı değiştirilmemiş ‘Yeniköy’ olarak kullanılmaktadır.

DİYOR YZ

Ben ne diyorum. Biraz para kazanınca önce ev sonra eş değiştirmek yöresel değil milli geleneğimiz olmuş. Mübadeleyle onlar gitmiş biz gelmiş burası eviniz şurası tarlanız denmiş. Biz de bir deyim var tarlanın taşıyla tarlanın kuşunu vurmak. Oturduğun güzelim taş evi yık tarladan kazandığın ile yeni ev yap. Köy evleri daha çok müstakil yani komşu evlerden ayrıdır ortak duvarları pek yoktur, böyle olunca bu evler her yıl bakım ve tamir ister kazandığını yatır, köyde yarışa katıl; eve kat çık, bahçeye ilaveler, yap ha yap. Yarışta öne geçeceksin köyün en güzel evi benim ki olacak yarışı bitmez babadan oğula kızdan damada, geçer ha geçer. 

Şimdi köye ziyaretçi gelsin telaşı var hem de her yerde. Taşı toprağı sıvasız tuğla duvarı göster durma turizme açıl. Yemezler gitte elalemin köylerini gör. Bitmediii şehirlerini gör müze müze, yaşayan müze. Yakınmalar, “Bize turist gelmez.” Köyün yapısını boz karakteriyle oyna geç karşısına ‘çal çal oyna.’ O öyle değil ‘bağla başını yat ağla kalk ağla.’ 

From → AZMİ AÇIKDİL

Yorum Yapın

Yorum bırakın