İçeriğe geç

ESKİLERE DAİR

4 Ocak 2015

Günaydın herkese,
Bugünün konusu geçmiş;
Geçmiş üzerine binlerce söz söylenmiştir.
Hemen aklınıza gelen,
Geçmiş zaman olur ki,hayali cihan değer,
Kimler gelmiş,kimler geçmiş,
Dün geçmiş,yarın bilmece,bu gün hediye,
en azından bu yazıyı okuyabiliyorsanız.
Cem Karaca’nın dediği gibi,
“Aldırma be kalender bu da geçer,geçer ama deler de geçer.”
Ancak dün duyduğum Murathan Mungan’ın geçmiş ile ilgili sözüne
zaman olsa oturup bir roman yazılır.
“ACI VERİYORSA GEÇMİŞ,DEMEK Kİ GEÇMEMİŞ”
İşte bütün mesele bu,
Güzel geçmişse nostalji,kötü geçmişse geçmemiş.
Bu derin sözü başka bir ileti konusuna bırakalım.
Ekteki sunumda yitirdiğimiz bazı ünlüler var,
Bazıları çoktan unutulmuş,demek ki iyi iz bırakmamış.
Bazıları da unutulmamış,hala gönüllerde yaşıyor.
Ayrıca aşağıdaki satırlarda unutamadığımız geçmiş zaman hatıraları var.
Çoğunu hatırlıyorsanız,yaşlanmaya başlamışsınız demektir.
Benim yaşımda olup da eğer hatırlamıyorsanız o zaman durum daha ciddi demektir:):)
Sevgi ve saygılarımla.
Erkan Atik
O ZAMANLAR ÇOK GÜZELDİ

BİR ZAMANLAR…
(Bakalım aşağıdakilerden hangileri sizin de hatıralarınızda yer etmiş)

Çocuklar doğduğunda telefon başvurusu yapılırdı. ( Telefon sırası 8-10 yılda gelirdi)- 1970-80
Telefonun ve radyonun üzerine dantel örtü konurdu. – 1960 Gazocağı ve tel dolabımız vardı. Annem, tıkanan gazocağını,
ucunda tel olan bir aletle açmaya çalışırken habire söylenirdi.- 1955 Banyoda tuhaf bir soba vardı ve tuhaf bir yakacakla ısıtılırdı.
1950- 60 Banyomuz kurnalıydı, hamam tasımız vardı. – 1950 Plastikleri çıkmadan önce tuvalette takunya bulunur ve herkesin ayağına olması için
en büyük numara seçilirdi. -1950- 70 Okul kapısında ayva, şam tatlısı macun şeker, susamlı şeker, pamuk helva, kestane satılırdı.
5 kuruşa ince bir dilim şam tatlısı alırdık. – 1950-55 İlkokulda ABD yardımı sandviçler ve balıkyağı hapları dağıtılırdı.
Renkli patiskadan dikilme beli lastikli külotlarımız vardı. Artık yünlerden örülen fanilalara, nazardan korunmamız için muska takarlardı!
– 1945- 50-55 Okul açılacağı zaman Sümerbank ayakkabıları alınır, çok sevdiğim modeller için de bayram beklemem söylenirdi.
– 1950- 60 Bayramlarda kıyafetlerimiz ve yeni ayakkabılarımız başucumuzda dururdu. Bazılarımız koynuna alır, yatardı.
– 1955 Uyduruk oyuncaklarımız vardı. Hatırlı bir kişiden çok güzel bir oyuncak araba veya bebek geldiği zaman, bozulmaması için kaldırılır,
bize verilmezdi! Biz ona, o bize bakardı. – 1950- 60 İlkokulda sepet kadar kurdele takardık. Ne kadar kabarık ve büyük olursa o kadar makbuldü.
2 kafa gezerdik. – 1945-50-55 (Tafta kurdela; jan janlıydı…) Babalarımızın gömlek yakaları, bizim okul yakalarımız, Pazar akşamları kolalanırdı.
Balina korduk dik durması için. – 1950-60 Genellikle herkes Pazar günleri yıkanırdı! Banyo merasimle yanar, çamaşır değiştirilirdi!
– 1955 Ecnebi filmlere aydın aileler, Türk filmlerine de fakirler ve eğitimsizler giderdi. – 1950-60 Akşam 18.00 seansı tercih edilirdi.
– 1955- 65 Filmler, sokak sokak dolaşan arabalardan bağırarak duyurulur, reklamı yapılırdı.
– 1955 Sokaklardan, yoğurtçu, yorgancı, kalaycı, dondurmacı, eskici, bileyci, sülükçü(!) geçerdi.
– 1940-50-60 Bozacı, lehimci, baltacı Bekçimiz, postacımız, ayvaz, vs 25 kuruşa bisiklet kiralar
“Şans, kader, kısmet, talih, niyet 5 kuruş” diye bağıran ve yuvarlak delikleri kazıtarak ilkel piyango çektiren çocukların peşine
Fareli Köyün Kavalcısı gibi takılırdık. – 1955 Her evin en güzel ve en büyük odası misafir odası olarak ayrılır, kapısı kapatılırdı.
Sonra da tüm aile küçük bir odaya tıkılır, hayat geçirilirdi. – 1950-60 Radyo en kıymetli eğlencemizdi. Orhan Boran ve Yuki kaçırılmazdı.
Uğurlugil ailesindeki Arap Bacı’ya herkes hayrandı. – 1960-65 Radyo tiyatrosu sayesinde tüm klasikler ezberimize girmişti.
Haluk Kurdoğlu, Semih Sergen ve Işık Yenersu’nun sesine âşıktım. Genellikle Kerim Afşar, Tomris Oğuzalp esas oğlan ve esas kız olurdu.
– 1960 Türk Sanat Müziğini kentliler, Türk Halk Müziğini de köylüler dinlerdi. – 1950-75 İlkokulda okuma bayramı, kurdele bilmezdik.
Herkes okurdu, kimse de bayram etmezdi. – 1950-70 Aşı olunacağı zaman tek iğne ile neredeyse koca sınıf bitirilirdi.
Aids henüz çıkmamıştı, eşcinsellik duyulmamıştı. – 1950-60-65-70 İsveçli sarışın güzeller güzeli May Britt ile
çirkinler kralı zenci Sammy Davis Jr evlendiğinde yer yerinden oynamıştı.
Okulda Kürt, Türk, Ermeni, Yahudi, köylü, şehirli bilmezdik. Kimse kimseye böyle garip soru sormaz, merak dahi edilmezdi.
– Yarım yüzyıl öncesi Herhangi bir sebeple götürülen hediye paketini açmak, geleneklerimize aykırıydı, ayıptı. Misafir gidince ilk iş onu açmak olurdu.
– Yarım yüzyıl Misafirlikte ne kadar aç olursanız olun, ikram tabağındakileri bitirmek de ayıptı.
Görgülüler bir lokma mutlaka bırakır, görgüsüzler hepsini yerdi. – 1950-60 Dondurma mayıs sonunda çıkar annem temmuza kadar izin vermezdi.
– 1945-55-65 Sokakta oynarken en sevdiğimiz yiyecek, bir dilim taze ekmek üzerine sana yağı ve toz şekerdi.
– 1960-70 Kaçık çoraplar, çektirilmek için tuhafiyeciye götürülür, ertesi günü alınırdı.
– 1955-60-65 Külotlu çoraptan önce tüm kadınlar jartiyer kullanır, yaşlılar baldırlarına lastik takardı.
– 1950 60’lı yıllarda evlenen her genç kızın çeyizinde mutlaka 1 adet baby doll bulunurdu. Fotoğraflarda gülmek laubalilikti.
Pek çok kişinin düğün resimleri cenaze törenlerini andırırdı. Ağır, vakur ve ciddi olmak önemliydi.
Anneler, vapurda, trende, otobüste rahatlıkla bebek emzirirlerdi. Yazlık sinemalara battaniye ve minderlerle gidilir, çekirdek çitlenirdi.
Arad frigo buz satılırdı. Pahalı olduğu için babam almazdı. – Doğrudur! Çarşıda, pazarda anne babamızdan bir şey istemek ayıptı.
Ancak sorulursa yanıtlardık. Canımız istediği halde çoğunlukla da red ederdik. Evet… Her gencin en kıymetli eşyası Dual pikaptı.
Plak almak için harçlık biriktirirdik. Bazısı… Defter kitap kaplama kâğıtları ya kırmızı ya da mavi olurdu.
Gazete kâğıtlarından kese kâğıdı yapar, undan yapılmış tutkalla yapıştırırdık.
Evet… “Bir maniniz yoksa annemler bu akşam size gelecek” bir teklif değil, bir kararın iletilmesi gibiydi.
Bu soruya ‘hayır’ demek mümkün değildi, adetlerimize göre ayıptı.
Önemli bir program varsa (bilet, başka ziyaret vs) derhal iptal edilir, aile telaş yumağına dönerdi.
Ne güzelmiş değil mi?
Güzeldi!…

From → ARŞİV

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: