İçeriğe geç

KARAGÖZ İLE HACİVATLAR GERİ GELİYOR.

7 Nisan 2015

Hoca köye kızmış, tepeye perdeyi germiş köyün rüzgarını kesmiş köylüler harman savuracak rüzgar yok. Hocaya gele gide bi türlü ikna edememişler sonunda hoca dayanamamış perdeyi kaldırmış o esnada rüzgarın da çıkacağı varmış, rüzgar köye ulaşmış. Hocanın perdesinde keramet var diyen köylüler perdeyi unutamamışlar.

 

Yeni bir uygulama başladı perdeli balkonlar. Balkonun tavanına korniş çakılıyor kornişe perde geçiriliyor yere kadar (saray perdesinin çakması) sarkıtılıyor uçmasın diye uçlarından balkon demirlerine bağlanıyor. Uçmuyor ama yelken gibi şişiyor bina uçacak.

 

İşte şimdi balkonlara gerilen perde bu perde, hocanın perdesi. Kerameti var. Balkonda arkasında oturuyorlar ama sokağı seyrediyorlar nasıl demeyin perdeyi kullananlara sorun. “Karşı komşular yaptırdılar çok da güzel oldu ay nolursun biz de yaptıralım; eğri oturuyoruz, doğru oturuyoruz, bağırıyoruz, çığırıyoruz, duyanda kavga ediyorlar sanacak böyle olunca kimse duymaz görmez.” Yazın balkon sefası böyle yapılıyor Manisa’da. 

 

Bahar geldiğinde Nevruz’da; evlerde bahar temizliği yapılır ya, perdesi olan balkonlularda çaybaşına gidiyorlar hem hıdırellez yapılıyor hem de bu kocaman balkon perdeleri çayda yıkanıyor. Öyle renkli görüntülere sahne oluyor ki bu iş, festival düzenlense Manisa’nın ekonomisine katkı sağlar!

 

Anlayamadığım kışın da perde gerilmiş vaziyette balkonda kimse olmamasına rağmen, meğer yağmurla camlar kirlenmesinmiş balkon tozlanmasınmış. Niye uğraşıyorsunuz balkonsuz evler ne güne duruyor?

 

Bi zaman kendi de Anadolu’da ama Anadolu’yu bilmez fakat her şeyi çok bilen Ankara dedi ki; balkon bundan sonra yapılmayacak, sonra kıvırdılar komşu da balkon varsa (pişer size de düşer) yapabilirsiniz. Çok yakın zamanda bir başka akil yine “ne olursa olsun balkon yapamazsınız.” Bunlar bu ülkede yaşamıyorlar aydan gelmişler nereden bilecekler balkonun ne olduğunu ne işe yaradığını ayda balkon mu var? Manisa’da da olmasın. Belli ki balkon özleminin ezikliği ile büyümüş.

 

O zamanlar böyle düşünmüştüm meğer bu akil dediğim kimse harbiden akilmiş hem de müneccim, balkonlarda ki karagöz perdelerini ve görüntü kirliliğini şehir de yaşamanın ne olduğunu bilmeyenleri görmüş. 

 

Balkon sizin de kent de bizim. Evin önü kaldırım yol park bahçe sizinde yürüyüp geçen park da bahçede oturup kalkan da biziz. Ben asarım keserim yerine kentte yaşamanın kentli olmanın kenti düzenlemenin vatandaş memnuniyetinin kamu yararının önde olduğunu bilmek lazım gelir.

 

Benim sokağım güzel temiz diye, bir zamanlar da güzel balkon yarışmaları düzenlenmişti bu mu mükafatı?

 

Unutmayalım ki: İnsan kenti, kent insanı yaratır ve yaşatır.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: