İçeriğe geç

AİGAİ, KEÇİ GİBİLERİN DİYARI

8 Haziran 2015

Yollar süpürülmüş, pırıl değil ama kabası gitmiş, yine de süpürüldüğü belli oluyor. Antik bir kentte yollar süpürülmüş. Bizim sokakta sünnet düğünü var bi silinip süpürülse bi de ricam olacak belediyeden sulasak malum yaz sıcağı. Sanki böyle bir hava vardı, antik yolda. Protokol; kimi makosen kravatlı, kimi adidas yarı spor. Önce ceketler atıldı az yürüdükten sonra terler. Temiz kazı yapılmış, gezdik tüm kenti döndük geldik başladığımız yere, pabuçlar toz olsa ya bir kere.

Agora, evler, dükkanlar, deri imalathanesi! Meclis yapısı, kent kapısı, ticaret merkezi, hamam natamam, tiyatroya kadar geldik üst üste iki kemer, tünelmiş burası meğer. Halk tiyatroya buradan geliyormuş. Manisa Büyükşehir Belediyemiz maddi destek verirken önce tiyatroyu kazalım dedi. Cengiz Başkanın kazı ekibine müdahalesi değildi bu temenni mahiyetindeydi. Büyükşehir Belediye Başkanımız hesap adamıdır acaba bi bildiği var altın maltın mı çıkaracak diye merak eden gezi heyetindekiler tiyatroyu soruyorlar habire. Üzeri toprakla örtülü yamaç bir yer hiçbir iz yok topraktan burnunu çıkarmış bir kaç taş var basamakmış bunlar. O kadar çok sordular ki Ersin Hoca’ya herkes tiyatroyu ezberledi; orası son basamak, burası sahne, şurası kazıldığında çok şahane.

Aigai’ye Kent diyorlar burayı biraz açayım: Manisa, gençliğimde şehirdi herkesi tanır bilir tanımadığım yüzler aşina gelir. Selam verir herkes birbirine, araç maraç olmaz taban tepilir habire…Buna şehir denir. Çocuktum ufacıktım, top oynadım açıktım, buldum yerde bir erik, onu da kaptı alageyik şiirleriyle büyüdük tabii öyle erikle felan doyulmuyor iş güç ekmek kavgası, alageyik yok ama canavarlar var hem de dik alası, böyle büyüye büyüye kent olduk. Bugün gezdiğimiz Aigai’ye de antik kent diyorlar. Hepi topu 10-15000 kişi yaşıyormuş Aigai’de. Koca dağın tepesinde, dönüverince geldik başladığımız yere. Ama adı kent sizi korkutmasın. Ersin Hoca diyor ki 200 kişilik asil aile gerisi köle, işçi, amele, avam tabakası. Sizin anlayacağınız kent şimdi anladığımız gibi değil zaten hepsi bu kadar, hem de en alası.

Cumhuriyet tarihimizi tam bilemezken Osmanlıyı bilhassa Manisa da yaşamış şehzadelerimizi hiç tanımazken M.Ö. diye telaffuz edilen yani 2000 yıl öncesi. Düşünün zaman mefhumunu koca ABD 300 yıllık öncesi meçhul. Bizim gezdiğimiz kent 2000 öncesinin kalıntıları onun altında yanında bi o kadar daha eskileri var kent tarihi oluyor 4000 yıllık. Kitaplar yazılmış inanmasak olur mu hem de cilt cilt kazıldıkça yeni hikayeler anlatılıyor. 65 yaşındayım neler gördüm neler en son torun torba, bu kadar kolay mı 1000 yıllardan bahsetmek. Adam sende sayan mı var demeyeceğim tabii. Ama biz kocadağı dönünceye kadar 2000 yıl geçti dünya bunca yıl hızla dönüyorsa milyonlarca yıl geçmesi normal.

Eski coğrafyacı var belki de Evliya Çelebi bu soydan geliyor o da antik çağlarda yaşamış,dolaşmış, anlatmış. Strabon. Buraya da gelmiş. Antik çağdan bahsederken isimlerin akılda tutulması çok zor okunması bile zor ben kolayını buldum sonuna us veya os eklediniz mi bi de rakamların başına MÖ koyduğunuzda şöyle bi arkanıza yaslanıp Strabon’a göre dediğinizde… O kadar da değil tabii ama ne yapalım? Bu kadar okuduk okuduğumuzdan fazla çizdik ama gel gör ki herkes mimar. İki taş, bir kolsuz heykel, antik otantik pratik çözüm.

Herkesi bilhassa emeği geçen herkesin haklarını teslim edelim. Tiyatroyu öyle bir yere koymuşlar ki sahne arkası uçurum Strabon’a göre benim gibi çakma tarihçilere oradan manzara seyrettiriyorlarmış. Eskiden tabii.

Şimdi tarihi olanı biteni bilmek öğrenmek kolay, akşamına feysler tivitler atılmaya başladı gidemeyip merak edenler bilgi sahibi oldu ama Kazı evinin gölgesinde yediğimiz börek, ekler pasta, çilek… lezzetlerini hiçbir sosyal medyada paylaşamazsınız. Bilhassa Ersin Hocamızın esprili anlatımı (Yusuf Hocamızın hocaya saygısı, pek açılamıyor.) Her şey bi tık değil yani.

Aigai hem ege hem keçi demekmiş ikisini bağdaştırmaya çalıştım bulamadım. Aigai Ege’yi çağrıştırıyor. Kocadağın tepesine onca taşı taşıyıp kırıp döküp, kesip döşeyip kent yapanlar çok akıllı olmalarının yanında keçi gibi inatçıymışlar. İn koca dereye su iç çık koca tepeye çalış, insanlarının bi tek keçi gibi sakalı, kıvrım kıvrım boynuzlarının çıkmadığı kalmıştır herhalde.

Benim ki bir günlük hikaye ama kütüphaneleri dolduracak araştırmaları yapan önce Ersin Doğer hocama, Yusuf Sezgin hocama tanıyamadığım kazı ekibinde ki arkadaşlarımıza destek veren herkese, tarih hep yazmakla olmuyor arada bi yazdırmakta lazım; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Cengiz Ergün’e teşekkür ederim.

Hocam laf aramızda tiyatroyu bende merak ediyorum, hakkaten bi şeyler çıkacak gibi duruyor. Sessiz, sakin, mütecessis.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: