İçeriğe geç

ŞİŞİYORUM, ŞİŞİYORUM…

13 Haziran 2015

Kaldırımlarda yürüyemiyoruz; artık söylemiyorum, dinlemiyorum bile konuşmuyorum susuyorum, cevap dahi vermiyorum. Bakmıyorum görmüyorum.

Çimler sulanmıyor, ağaçlar kurudu; duymuyorum yolumu değiştiriyor güzele güzelliklere bakmak için yol sokak cadde mekan değiştiriyorum. Bulabilirsem.

Bağrışmalara itişip kakışmalara kulak vermiyor merak da etmiyorum.

Ona buna söylenen, onun bunun aleyhinde konuşanlara tenkit edip ahkam kesenlere gülüp geçiyorum. Oturuyorsam kalkıp gidiyorum. Kalkıp gittiysem geri dönmüyorum.

Trafikte; küfür yerine geçen kornalara, arabalarının içerisinde aslan kesilenlere, el frenini çekip arabanın kapısını açamayanlara, kırmızı da geçenlere, yeşilde sallananlara, sarı da yürü lan diye korna çalanlara, yaya olsun sürücü olsun magandalara şaşırmıyorum.

Kaldırıma park etmiş ama tamamı ama iki tekeri, geçecek yer kalmamış, iğne deliğinden geçiyorum. Bebek arabalıyı, engelliyi düşünmüyorum.

Kaldırımda değil araç park yerinde, caddede tavla oynayanlara ve onları seyredenlere şansınız bol olsun demeden geçmiyorum.

Anasının yanında henüz fidan olan ağacı tutup sallayan çocuğa, ufacık gölgesinde oturmuşlar ama dipleri kurumuş yeni fidanların daha sonra kuruduğunda bir bardak suda mı dökemediniz demiyorum artık. Benim iş yerimin önünü kapatıyor bu ağacı buradan kaldırın diyen esnafa da hayırlı işler diliyorum.

Kuyrukta; açık göz saygısızlara, kendini bu yolda uyanık sananlara, insanlıktan nasip almamış, almaya da niyeti olmayanlara, uyanık geçinenlere, insanların ayaklarına basıp omuzlarından uzananlara yer veriyorum, yüzleri kızardı mı acaba diye bakmıyorum.

Kentlerden şehirlere, köylerden sözde mahallelere, mahallelerden caddelere sokaklara; eğitim öğretim, idare yönetim, kanun kitap, hak hukuk, imar mimar, çarpık çurpuk, yamuk yılık, eğri bürü, olanları, yıllardır yaşanmışlıklara karşılık bunlarında insanca yaşamak hakları dedim demiyorum.

Araç parklarında çıkan kavgalara, konu komşu bıçaklamalara, levyeyle adam dövmelere, bolca küfür, efelenmelere, yiyin birbirinizi demiyorum ama içimden geçiriyorum.

Daha neler aklıma gelmiyor ki neler neler? Bin seneler lazım, milyon günler geçmesi gerek. Ömür dediğin üç günmüş. Biri geçmiş, diğeri gelecek, gün bugün yaşadığın. Ona da yaşamak mı? Demiyorum.

Miyorum, mıyorum, diyorum ama şişiyorum şişiyor.

 

 

 

 

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: