İçeriğe geç

NE ÇOK TELEFON LİSTEM VAR DERKENBİR BİR EKSİLİYORDU HAK’KA YÜRÜYENLERDEN.

3 Kasım 2015

Bugün bir kardeşimiz daha uğurlandı Hatuniye’den. Bir iki derken Manisalılar doldurdu avluyu kimleri uzun zamandır görememişim, sarılırken akrabam diyordum. Evet eski Manisalılar akrabaydık bir bir eksilen büyük bir Çınardan dökülen yapraklar gibiydik. Her birimiz küçük halkalar oluşturmuştuk caminin avlusunda rahmet damlasının halkaları gibiydik. Caminin içi cemaati almadı namazdan çıkınca avluda Cuma Namazı görünümünde hasırlar üzerindeydi insanlar. Tabutu elden ele giderken, tekbirler getiriliyor, her bir dostu tabuttan elini çekmiyordu.
 

Mezarlıkta meftadan çok yaşlı, genç, yaştaşı, arkadaşı vardı. Çukura indirilirken Abdullah Hoca bilindik ses tonuyla Amene’rrasûlü okumağa başladığında öne eğilmiş başlar dökülüyordu yaşlar.

 

Peygamber Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti müminler de iman ettiler. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. ”Allah’ın peygamberlerinden hiç biri arasında ayırım yapmayız. İşittik itaat ettik. Ey Rabbimiz affına sığındık! Dönüş sanadır!” dediler. Allah her şahsı ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine yapacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et! BAKARA( 285-286)

 

1970 yılı Rahmetli ustam Yaşar Mercül’ün yanında mimarlık stajımı yaparken o da 10 yaşında bir çocuk çıraktı. Büyüdük, o havuzlu çarşı esnafı ben de belediye çalışanı oldum. Kahvesi çayı her zaman hazırdı, hoş beşe oturduğunuzda sohbetin anlamını yansıtan fıkrası, sıkça anlattığı esprili hikayesi çoktu, sanırdınız yok hiç bir tasası. Havuzlu çarşı esnafı, yanında ki arkadaşı, karşısında ki dükkan komşusunun derdiydi tasası. Önemli kararlar alacağı zaman komşusu, arkadaşı, partilisi Doğan Göde’yi yanına alır. Kararı açıklardı. Bir seferinde bilgim olmadan ama benim için hakkımda da bir karar alıp tebliğ etmişti.

 

Yaşı gençti ama 50 yıldır çarşıdaydı tam bir çarşı eşrafı, ahi babasıydı. En son benim hatırıma bir eyleme karışmıştı Beyaz Fil satılmasın diye.

 

Bizler; konu komşu eş dost yar ağyar uzak yakın her birimiz onun yükünü yüklenmiştik o yüksüz gidiyordu.

Allah Rahmet Eylesin, mekânın Cennet olsun Muzaffer Çakmak.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: