İçeriğe geç

BIRAKMAYI BİLMEK LAZIM

6 Aralık 2015

“6 yaşındaki bir çocuğun Lakers hayalini gerçekleştirdiğin için seni her zaman seveceğim. Fakat artık seni saplantılı biçimde sevmeye devam edemem. Bu sezon dışında sana verebileceğim bir şey kalmadı. Kalbim ve zihnim dayanabilir ancak bedenim artık ‘elveda’ demem gerektiğini biliyor.”

Diyen, Amerikan Basketbol Ligi (NBA) takımlarından Los Angeles Lakers’ın ligdeki 20. yılını geçiren oyuncusu 37 yaşındaki Kobe Bryant, 1996-97 sezonunda başladığı NBA macerasına bu sezon sonunda aktif kariyerini noktalayıp emekli olacağını söyledi.

Her insan hayata tutunmak ister dünya güzeldir ne kadar dert tasa çekilse üzüntülerimiz olsa da kimse ölmek istemez. Şunu da yapayım bunu daha bitireyim, o kadar ki hiç ölmeyecekmiş gibiyiz; kazık atmalar, kandırmalar, yalan söylemeler, menfaat çıkar çatışmaları, adaletsiz olma, omza çıkıp yükselme, onca ezip çiğneme, bunca zaman yetmeyen arzu, bitmeyen istek, olanca hırs.
Noktalamak makamı mevkiyi bırakmak yok. 5-10-15-20 gümüş yıl 25’e dayansa bırakılmıyor. Altın yılı varken, halk üyelerim beni isterken, benden tecrübelisi yokken, üyemin derdini sıkıntısını Marko Paşa gibi dinlerken, benden iyisini mi bulacaklar? Derken.
Neden ben diye sormayın: Wimbledon’un ilk siyahi şampiyonu Arthur Ashe kan naklinden kaptığı AIDS’den ölüm döşeğindeyken hayranlarından biri sorar “Tanrı böylesine bir hastalık için neden seni seçti.”

Arthur Ashe yanıt verir.

“Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar. 5 milyon tenis oynamayı öğrenir. 500 bini profesyonel tenisçi olur. 50 bini yarışmalara girer. 5 bini büyük turnuvalara erişir. 50’si Wimbledon’a kadar gelir. 4’ü yarı finale, finale kalır. Elimde şampiyonluk kupasını tutarken Tanrı’ya “Neden ben” diye hiç sormadım. Şimdi sancı çekerken, Tanrı’ya nasıl ‘niye ben’ derim? Mutluluk insanı tatlı yapar. Başarı ışıltılı. Zorluklar güçlü. Hüzün insanı insan yapar. Yenilgi mütevazı. Tanrı’ya asla ‘neden ben’ diye sormayın.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: