İçeriğe geç

KARA DİVLİTLER YOL VERMEZ DERLERVERİR. YETER Kİ GEÇİLMEYE GÖRSÜN.

9 Aralık 2015

Kula ileri görüşlerin diyarı. Bu evleri konakları kaşaneleri kim neden yapmış ne varmış burada diye hala merak ederim. Öyle ya kara kara kap kara taşlar küçük büyük tepeler tepeler gitsen yol yok yürüsen iz yok eksen tarla yok biçsen eken yok. Uğrak yeri değil, geçerken uğradım gibi hiç değil.
 

Sadece Kula mı? Köyleri de hanlı hanaylı. Aklım ermedi. Kimse sormamış herhal cevap veren de yok. “Dedelemiz yapıvemişle” deyip geçiyorlar. Bir değil on değil yüz de değil siz deyin bin ben diyeyim üç bin bu şimdi ki hali belli ki onbeş binmiş önceki hali.

 

“Ben diyom ki: Bu kara taşla va ya aha bunla, ilede birileri gelcek bunlan kıymetini bilcek, bunlanan para kazancek bunları görmeye gelenle burda kalcek para harcacek.” Dedelerimizin bir bildiği varmış o zamanlar demek ki.

 

Bi hikmet var bu Kula’da. Gazeteci Hikmet Abi değil ama. Allah’ın hikmeti. Taptuk Emre gelmiş burada kalmış burada hak’ka yürümüş. Yunus Emre’de Taptuk’un dergahına kırk yıl odun taşımış piri gibi o da burada hak’ka yürümüş.

 

İkincisi Gölde taraflarında antik yani eskiden kalma mermer ocağı var o devirde yaşayanlar bu ocaktan çıkardıkları mermerler ile: saraylarını, büyük binalarını senato, jimnazyum, tiyatro, agora gibi hatta kiliselerini bu mermerlerden yapmışlar yollara döşemişler, belki de Sardes’de ki Lidya’lılara satmışlar. Gölde; sen su de, ben göl deyeyim. Yerin altında su kanalları hayret edilecek bir şey biz şimdi köye yol yapamıyoruz onlar yol yaptıkları gibi altına da su kanalları yapmışlar. Mermer ocağı, su kanalları muamma.

 

Üçüncüsü termal kaplıca diye övünüp dururuz sanki biz bulmuşuz gibi. Aha Acısu Bizanlılar Romalılar daha bile eskiler şimdi bizim derme çatma evler yaptığımız adına kaplıca dediğimiz yere saraylar yapmışlar o kadar ki tapınmak için kayalara kabartma resimler bile yapmışlar.

 

Biz diyoruz ki bu evler neden yapılmış? Burada ilk yaşayan insanların ayak izleri var dağların tepelerin patlamasından kaçarken sıcak topraklara taşlara ayak izleri çıkmış. Buna ne demeli ilk insanlarda buralarda yaşamışlar demek ki.

 

Hele bir yer var kayalar oyuk oyuk büyüklü küçüklü binlerce, oyuk da değil hani Kula’nın peynir tatlısı vardır tepsinin ortasından bir dilim çıkarıp şurubu akarken yeriz ya işte onun gibi granit kayaları kesip sözüm ona mezar yapmışlar. Bunların ölüleri de bu kadar kıymetliymiş burada sıradan insanlar yaşamamış demek ki.

 

Şimdi bunları alt alta sıralayınca bu Kula’da bir şey var. İlk insanlar, ayak izleri. Tarihte yaşayanlar, kral mezarları. Hanlar hamamlar saraylar mermer ocakları. Tasavvuf ehli Allah’ın kamil kulları erenler evliyalar türbeleri. Germiyan oğulları Anadolu beylikleri. Zengin mi zengin tüccarlar, ağalar, efendiler, beyler hanaylı eyvanlı kaşaneler evler.

 

Bi de bana diyorlar ki: “Kula Kula, ne var bu Kula’da?” Söylemem (laf aramızda ben de bilmiyorum, bunca kıymet burada yaşamışsa…)

 

Siz bilmezsiniz ama bir gün siz de Kula’ya geleceksiniz.

From → KULA

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: