İçeriğe geç

GEÇTİ BOR’UN PAZARI…

5 Haziran 2016

Üzümünü ye bağını sorma. Denizine gir kıyısını sorma.

İşler iyi iken söylenmiş olmalı. Her şey gani her yer sebil. Bolluk zamanı zekatın nafakanın hayırın bol, eldekinin para etmediği zamanlar. Dağıt sebet sebet üzümleri. 

Sahillerde tesis yok dilediğin koy kıyı sahil deniz senin hafta sonu kamyon kasalarına mahallecek doluş git denize. Biri mangal yakarken sahilde, diğeri şamyel şişirsin nefesiyle. Nar gibi kızar akşama yatacak yer ara, elleyene bağır sırtını, ellemeyene anlat hafta sonunu.

Üç yıldızdan başladı otel serüvenlerimiz beş oldu kesmedi, HD oldu yine kesmedi, Arap dedik Rus dedik bunlar yıldızı sever dedik yedi yıldızlı yaptık. Sahil kasaba esnafına hiç destek vermedik. Otellerin kapısından kafalarını çıkartmadılar. Yerli turiste pek yüz vermedik şamyel neyine yetmiyor. Otelin bich klabının yanında taşlık deniz kıyısı senin, yat taşlara altın üstün ciğer gibi kızarsın. Önemsenmedi yerliler, orta gelirli tatilciler. 

Ruslarda anam geldiler mi sahillerde sere serpe sırt sırta. Sarışınından fidan boylusuna kumralından fotoroman oyuncusuna kadar var. Denizimize doyamayıp ülkemizde gelin olup kalanlar bile oldu.

Turizmden önce ihracat, yaş meyve sebze ihracatımız bilhassa ağır darbe aldı. Havamızdan bir şey kaybetmedik. Başka pazarlar aradık her pazar dolu. Perşembe pazarı mı bu, pazarın hemen yanı başında köylü pazarı deyip tezgah açacağız, tabii olmadı. Garibin yüzü güldü, akşam pazarı gibi pazarın kalanını yemeyeceğiz dedi. Ne gezer ihraç edilemeyip kalanlar denize döküldü fiyatlar değişmedi. Üreticinin kimyası değişti ihracatcının da, ama havası değişmedi.

Deve tellal pire berber oldu. İhraç malı yiyemeyen, beş yıldızlı sahilde denize giremeyen yerliler, ihracat ve turizm için umut oldu. 

Fiyat düşmesin diye denize dökülen meyve ve sebzeler karaya vurdu. Oteller kapılarına kilit vurdu. Biz de körükledik sahil kasabaları boş, oteller kapalı, esnaf kan ağlıyor. Yerli turistte canlı heyecanlı yurt dışı seyahatlerine en kısa yoldan yunan adalarına gitti. Onca suriyeli Ege’yi geçerken biz mi geçemeyeceğiz!

Şimdi, bayram tatili 9 gün olsun. Hıh sana mı yarayacak zannediyorsun? Suriyelilerin botuna lastikciden alınan şamyele bindik mi ver elini adalar. Senin yıldızların bir bir düşerken apoletlerini sökmediklerine dua et. 

Geçti Bor’un pazarı, Antalya’nın denizi.

(Masmavi durgun engin deniz, mavi ufuklar dahi.

Tertemiz kum sahilde şemsiye, şezlong, insanlar hani.

Oteller her yıl artarken bağlandı ümitler geleceye.

Geçti Bor’un pazarı sür eşeğini Niğde’ye.

Aldık yedik pazardan, seçtirmediler çürüğü çarığı

Akşam olsun bekledik ucuzlar diye pazarı.

Bir ümit bağlandı ihracattan, yiyeceğiz iyisini diye

Geçti Bor’un pazarı sür eşeğini Niğde’ye.

İçim yanıyor, yazık oluyor ülkemize ama kızdığımdan yazıyorum. Bir tek Rus’a Alman’a veya başkalarına güvenerek bunca yatırım mı yapılır biri olmazsa başka biri diye bir planınız yok mu? Ayıdan post … olmaz derler. Türk’ün Türk’ten başka dostu mu var?

Üzümcü de aynı her yıl pazar ara. Üzüm asmada bağcı pazarda böyle alış veriş mi olur. Çözüm: Okullara üzüm dağıtılacak. Oldu olacak üzüm dağıttığımız okullarıda bol yıldızlı otellere götürelim.)

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: