İçeriğe geç

EMRELER KÖYÜ

2 Temmuz 2016

Onbeş yıldan bu yana her Ramazan Ayı Kadir Gecesi’nde Tapdukemre ve Yunusemre Türbesi’nin bulunduğu Emre Köy’ünde iftar yemeği geleneği yapılır, aşağı yukarı onbin kişiye yakın ziyaretçi gelir iftarlar açılır, sahura kadar çeşitli dini etkinlikler yapılır, dualar edilir, sahurdan sonra sabah namazı kılınır ve ziyaretçiler dönerler.

Her Kadir gecesinde Yunusemre’nin Tapdukemre ile berzah aleminde buluştuğu söylenir yani Vuslat gecesidir.

##########

Konakları hanaylı hayatlı taş evleri, çok eskilere dayalı geçmişi, kervan yolu izleri, yaşamış Germiyanoğlu hizmetlileri. Yaşar olmuş çiftçi köylüleri tahıl ambarı her yeri, antik çağa uzanır tarihi. Carullah Camisi kalmış hamamı çeşmesi yıkık. Taşlar duvardan düşmüş yığın olmuş, çökmüş evleri, insanlar işsiz kalmış göçer olmuş her biri.

Bir zaman bir garip Hacı Bektaş kapısına gelmiş, girmiş içeri,

Buğday diler imiş ana yurduna. Himmet demiş Hacı Bektaş Veli.

Israr etmiş Yunus köyüm aç, ver ekini. 

Yola koyulmuş sırtında çuval elinde değneği…

Bir ağaç gölgesinde eylenirken aklı gelmiş başına,

Vurmuş ekini sırtına dönmüş Veli kapısına.

Himmet demiş bir eder her yeri, açlık öğretir sabırı.

Dönmüş geri himmetle değiştirmek için bir çuval ekini.

Hacı Bektaş Veli işaret etmiş Tapduk Emre’yi

Ekini komuş köyüne, dönmüş Tapduk yurduna bulmuş Emre’yi.
………..

Beri gel barışalım, 

Yad isen bilişelim. 

Atımız eğerlendi, 

Estik elhamdulillah. 



İndik Rum’u kışladık, 

Çok hayır, şer işledik. 

Uş bahar geldi geri, 

Göçtük elhamdulillah. 


Dirildik pınar olduk, 

İrkildik ırmak olduk. 

Artık denize dolduk, 

Taştık elhamdulillah. 



Taptuk’un tapusunda, 

Kul olduk kapısında. 

Yunus miskin çiğ idik, 

Piştik elhamdülillah.




Alır başını gider Anadolu yurduna,

Varır her seferinde gurbet diyarına.

Kendi gibi garip fakirler ile bazen bir olur,

Hak’ka niyaz eder, hak’kı bilir, hak’kı solur.

Dua eder garipler’ sofra kurulur yenir bereket ile.

Sıra kendine geldiğinde mahcup söyleyeceğini ne bile.

O da der; bu garipler şeyhi hürmetine yiyelim bereket ile,

Mükelleftir her şey, şaşar garipler Yunus’un himmetine.

O da döner şeyhi Tapduk’a.

Kavuşmuştur Tapduk Rahmet-i Rahmanına.

Aklına gelir Buğdaydan himmete bir ömür nasihate,

Gelir uzanır Tapduk’un kapı önüne eşiğe.



Biz bu dünyadan gider olduk kalanlara selam olsun

Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun


Ecel büke belimizi söyletmeye dilimizi

Hasta iken halimizi soranlara selam olsun


Tenim ortaya açıla yakasız gömlek biçile

Bizi bir arı veçhile yuyanlara selam olsun



Azrail alır canımız kurur damarda kanımız

Yayıcağız kefenimiz saranlara selam olsun


Sözdür söylenir araya kimse döymez bu yaraya

İltip bizi makbereye koyanlara selam olsun


Aşık oldur Hak’kı seve Hak derdine kıla deva

Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun


Miskin Yunus söyler sözü kan yaş ile dolu gözü

Bilmeyen ne bilsin bizi bilenlere selam olsun.


Der gönülden, hak’ka niyaz eder.

Garip Yunus bir ahını bin eder.

O da diler hakka yürümek vaktidir,

Hakk’tan niyaz eder buluşma zamanıdır.

Vuslat Kadir Gecesi’ne rast geldi denir.

Her yıl binlerce sofraya bu gece bereket gelir.

İşte türbedarı her ikisinin de Emre köyüdür

Bir gelen bin dönenle gelir, bura Emreler köyüdür.

From → KULA

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: