İçeriğe geç

MANİSA OVASI TARIMSAL SİT ALANI OLUYOR.

15 Ocak 2017

Manisa Ovası tarımsal sit alanı oluyor
“Tarım Bakanlığı, Gediz ovası ve diğer Manisa ovalarını Bakanlar Kurulu kararıyla tarımsal sit alanı ilan etmeye hazırlanıyor. Kararla birlikte ovalarda bakanlıktan izinsiz çivi dahi çakılamayacak.”

Güzel ve yerinde bir girişim ama geç alınmış bir karar:

250 çeşit kuşun, çitlembik, badem, incir, zeytin, kiraz, erik, kayısı ve onların en az üç beş cinsi olan ağaçlar ve lezzetli meyveleri. Üzüm bağları hatta sadece çekirdeksiz değil çekirdeklisinin çeşitlileri. Domatesin lezzeti, sivri biberin yeşili, kırmızının yeri göğü boyadığı, uğruna salça fabrikalarının kurulduğu, çır çır fabrikaları pamuk işletmelerinin kırsal kalkınmada ki yeri, her köye ve köylüye iş imkanı.

Yazın kurutulup kışın evlerde çerez niyetine yenen bu çeşitliliğin bulunduğu 2.sınıf arazilerin haricinde kalan 1.sınıf toprağın olduğu Gediz havzasında rengi ve uzun lifi ile dünyada tek olan pamuğumuz. Çekirdeksiz üzüm bağlarının kuru üzümlerinin dünya piyasasında ki yeri en önemlisi de tümünün şimdi organik dediğimiz şekilde yetiştirilmesi. Dağın taşın içinde kireçli arazide yetiştirilen amerikan sigaralarına aroma olan tütünümüz ve aile ziraatı yapan tütüncü köylerimiz.

Köyden şehire Manisa’ya göç yok. Köylü milletin efendisi. Mahsul sonu ödemeyi bekleyen şehir esnafı senet sepet yok namus olan söz var.

Kim neden bozdu bu düzeni? Çocuğum hatırlamıyorum, ama biliyorum. Yavaş yavaş içimize kanımıza işlediler. Beyaz altın denilen pamuk tarlalarda kaldı toplama parasını kurtarmıyor diye. Çır çır fabrikalarının motor kayış sesi duyulmaz, balya balya pamuklar bir çeyizlik yatak yorgan dahi doldurmaz oldu. 

Tütün kargıları boş, kokusu kırsal kesimde kaldı. Eksperler ucuza aldıkları balyaları Gediz’e attı.

Kuşlar uzağa uçtular uzaklardan duyulmayan ötüşleri ile kaybolup gittiler. 

Domates şekli lamba, yeşil biber mukavva gibi oldu, kırmızının rengi kayboldu.

Bağlar; hala devam eden üzümün baş fiyat tartışmaları ile söküldü beyaz altının boş bıraktığı tarlalar ile sarı kehribarların toprakları karaya boyadı her yanı.

Boş tarlalar sanayiciye satıldı ülkenin her yanından göç ile meyve ağaçları bir bir kesilirken yerini gecekondular aldı. Kendi malında bey olan efendi olan köylü fabrikalarda üç kuruşa çalışır oldu. Köyden şehre göç başladı. Köyler boşaldığı, boş evler yıkıldığı, harabeye döndüğü gibi Manisa’nın, şehrin yapısı da bozuldu. Köyde yaşlılar kahvede nerde o eski günler söylemleri ile lafa başlayıp devletin aylığını, yazın makarnayı kışın kömür torbasını sayıklar oldular.

Evlerde ki halı kilim tezgah sesleri bir bir sustu, tezgahları odun niyetine ocaklarda yaktılar. Genç kızlar şehire evlenelim deyip geçimsizlik, geçim sıkıntısı çekmelerine rağmen şehire gelin gitmekten vazgeçmediler.

Asgari ücrete talim eden gençler açlıkla terbiye oldular. Fabrikalar birer ikişer çoğalırken ihracatta rekor kırdık devlete şu kadar katma değer sağladık diyerek devletten teşvik aldılar genç işçiler elleri hamur karınları aç o fabrika senin bu fabrika benim kapı kapı gezer oldular. Sigortaya çalışan gençler 40 sene sonrasına kim öle kim kala deyip ondan da vazgeçtiler. Her yıl başı ihracat rakamları, kârlar, göbeğini kaşıyanlar tarafından gerine gerine açıklandı.

Gediz havzası: 

Gedizin suyu kirlendi balık dahi yaşamaz oldu.

Tarımsal ilaç ile ovada ki canlı ve mikro organizma yapısı değişti.

Pamuğun bağların yerini alan mısır tarlaları yer altı suları çekilirken hesapsız sulama ile toprak kireçlendi..

Bir zaman geldi teknoloji galebe çaldı. Enerji ihtiyacı teşvikler ile termal alanlarda kilometrelerce derinden, yer altından pompalanan sular ve açığa deşarjları ile az kalan Gediz toprağı da yok olmaya başladı.

Yıllarca meydanlarda cephelerde savaş yapan zaferler kazanan bir millet olduğumuzdan “Kalan sağlar bizimdir” darbı meseli toprakta da kullanıldı. Kalan bir karış Gediz toprağına sit ilan etme çalışmaları başladı.

Çivisi çıkmış ovaya: “Tarım Bakanlığından izinsiz bir çivi dahi çakılamayacak” 
Atı alan Üsküdar’a, balık Kavak’a çıkmışken.

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: