İçeriğe geç

ŞEHİR/KENT KÜLTÜRÜ-2

30 Ocak 2017

……….

Düşenin, kayıp gidenin, aranıp bulunamayanların, gemisi olup da kurtarmakta hüner sahibi olanların, yüzdürenlerin, sürenlerin, sürdürenlerin sözde maharetlerinde kültürsüzlüğün kültür olduğu umursamazlıklarda kentler.

Yapmacık gülücüklerin, sözde selamların, sinsi yüzlere, katı yüreklere, yataklık yaptığı menfaatlerin ovuşturulan avuçlarda ki gacurtuları, geçmişten gelen kültürün geleceğe kurban verildiği aldatmacaların kol gezdiği, sessiz masumiyetin sinsi hıyanetin, her geçen günün bir öncekine göre arandığı kentler.

Oysa:

Manisa Şehzadeler Şehri. Kadim bir medeniyetin tarihte yaşandığı izlerinin hala süregeldiği bu medeniyetin ruhunun sokak taşlarında, büklüm büklüm giden gölgenin barındığı dar sokaklarında, kerpiç evlerin toprak sıcaklığında, komşu duvarların dar kapılarında, hastalıkların bir kap çorba paylaşımlarında, iyi ve kötü günlerde ki hasletlerimizde, cami ve minarelerinin ezan seslerinde, medreselerinde ki rahlelerinde, hanlarının kapı kulplarında, türbelerinin yeşil demirlerinde, sokak çeşmelerinin çağlamasında, her köşe başında dökülen lokma kokularında, tarihi okunan ulu çınarların kovuklarında, insanların gönüllerinde hüküm sürdüğü değerlerin estetik kaygıdan uzak özüne bağlı paylaşım ve dayanışmanın saygı, sevgi, mazbut, mağdur, mağrur, mahzun, mazlum, insan odaklı kaygıların, duyguların toplumsal paylaşımının yaşandığı sıcak ve tabii mekanlar bütünüdür bizim şehrimiz ve yaşam kültürümüz.

Kent olmaya yüz tutmuş soğukluğunda ki yüzsüzlüğümüzün sıcak samimi sevecen daracık yolları pamuğunun helva, pekmezinin pandispanya, diye satıldığı parkları, taş kaplı caddeleri ıhlamur kokulu, mor çiçekli akasyaların gölgesinde ki sarmalanmalar, selamlaşmalar, durup durup konuşmalar, ikindi ezanının bir minareden diğerine yankılandığında yaklaşan akşamın serinliğinin çöktüğü cami avlularında ki şadırvanlarda çağıldayan su seslerinin Spil dağından inen dereleri çağrıştırdığının kültür olduğu yaşamlar…

Ahi adabının, ticaret erbabının, müşteri ahlakının, velinimet anlayışının, kırk yıllık hatırlı kahvenin yanında getirilen yayla suyunun, çay ocağından ikram edilen tavşan kanı çayın, veresiye defterinde ki köylünün asaletinin, hürmetkar hizmetkar çarşı eşrafının, pazarlığı sünnet bildiği, müşterisini incitmediği, komşusunun siftahının önde geldiği, borcuna sadık alacağına muvafık olduğu, alış verişin kıt bereketin bol olduğu, besmeleyle açılıp besmeleyle kapanan kepenklerin sesinde pirlerine fatiha veren esnafın ahilik, yaşam kültürüdür.
Demircinin çekiç sesiyle zikre kapılıp cezbe gelen Hz.Mevlana’nın ulviyetinde ki yaşamdır; tasavvuf erbabı, ahi adabı, esnaf ahlakı, konu komşu hayatı, dayanışması, şehir yaşamı.

Oysa kentler; sonradan kazanılmış gelişigüzel değerlerin toplumsallıktan çok bireyselliğin hüküm sürdüğü insanların yalnızlaştırıldığı, rastgele dizilmiş dikine keşişen caddelerin insani ölçülerden uzak devasa ağaçsız gölgesiz meydanlara açıldığı, ve bu caddelerin kenarlarına yerleştirilmiş yapıların, yerleşim birimlerinin, uyumsuz ruhsuz planlama ile sıralandığı, hatta modellenmiş büyük camlı vitrinlerin, kaldırımların, şekillendirildiği statik yaşantıyı çağrıştırır kent.

Tek düze plan ve yapılar bütünlüğü, monoton ve sıkıcı yaşantı ile bunalımlara, teknolojik imkanlar ile yalnızlığa sürükleyen bencil çıkarcı milli duygu ve hasletlerden uzak ruhsuz kent yaşamına inat, kültür; insan fıtratını sürdüren, imkansızlıkların dayanışma ve yardımlaşmayla çözümlendiği, Cebrâil (AS) “Bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; Ben, Allah Teâlâ komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.” “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.” Diyen peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.S.) hadislerinde ki yardımlaşma anlayışını sürdüren inanış bizim yaşam kültürümüzde ki en kıymetli hazinemizdir.

Bu yaşayışın idrakinde olup kadim medeniyetimizi şiar edindiğimiz sürece örf adet gelenek ve beraberliğimizi, köklü inanışımızı paylaştığımızda yaşam kültürümüzde bencil ve çıkarcılıktan uzak sevgi, hoşgörü ve saygı hüküm sürecektir şehzadeler şehrimizde.

 

From → BASINDAN

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: